Genel Haberler
COVID-19 e-ticareti nasıl etkiledi?
FutureCommerce360 Loading’in ilki dijital platformda canlı yayın olarak gerçekleştirildi.
5 Mayıs Salı günü 16:00’te gerçekleşen yayında, globalde olduğu gibi Türkiye’yi de etkisi altına alan Koronavirüs pandemisinin ülkemizdeki ilk 5 haftalık etkisini değerlendiren Nielsen Türkiye Genel Müdürü ve Perakende Grup Başkan Yardımcısı (Doğu Avrupa, Ortadoğu, Afrika & Rusya) Didem Şekerel Erdoğan, pandemi döneminde alışverişçilerin çoklu kanal kullanımının arttığını ve bunun da e-ticarette katalizör etkisi yarattığını gördüklerini ifade etti.
Didem Şekerel Erdoğan, pandemi dönemi olarak değerlendirebileceğimiz ilk vakanın açıklanmasından sonra geçen 5 haftanın ortalamasında, Nielsen E-Ticaret Paneline göre pazar büyümesinin ilk iki aylık performansının üç kat üzerine çıkarak %171 olarak gerçekleştiğini belirtti.
“Alışverişçilerin bu dönemde kişisel hijyenlerine ve ev temizliğine verdikleri önemin yanında evde geçirilen sürenin artmasıyla birlikte kuaför ve kişisel bakım ihtiyaçlarını da evde gidermeye başladıklarını gözlemledik” şeklinde ifade eden Nielsen Türkiye Genel Müdürü Didem Şekerel Erdoğan, pandemi döneminde e-ticaret kanalında en hızlı büyüyen ilk 10 kategoriyi paylaştı. Bu kategoriler Saç Boyası, Ağda ve Tüy Dökücüler, Hijyenik Ped, Çamaşır Suyu, Sabun & Duş Jeli, Kağıt Ürünleri, Türk Kahvesi ve Hazır Kahve, Saç Kremi ve Ev Temizlik Ürünleri kategorileri oldu.
Pandemi sonrasında da çoklu kanal kullanımının yaygınlaşacağını öngördüklerini vurgulayan Nielsen Türkiye Genel Müdürü Didem Şekerel Erdoğan, dijital ve teknolojik fiziksel dönüşüm sürmekle birlikte, özellikle Türk alışverişçisi için belirli ürün gruplarında ürünü dokunarak, hissederek seçmenin hala çok önemli olduğunu ve alışverişçilerin mağaza içindeki deneyimi çok değerli bulduklarını belirtti. Didem Şekerel Erdoğan, tüm bu nedenlerden ötürü, diijital dönüşüme paralel biçimde önümüzdeki dönemde fiziksel mağazaların da alışverişteki önemini korumaya devam edeceklerini vurguladı.
Nielsen Türkiye Tüketici Araştırmaları Direktörü Nur Serenli, Nielsen tarafından Nisan ayı içinde Türkiye temsili gerçekleştirilen “COVID-19 Döneminde Online Alışverişçinin Yolculuğu” başlıklı raporun öne çıkan sonuçlarını paylaştı. Online alışveriş sıklığının COVID-19 döneminde arttığına dikkat çeken Nur Serenli, sık alışveriş yapan “alışverişkolik” segmentinin ağırlığının bu dönemde arttığını ve COVID-19 öncesi toplam online alışverişçiler içinde her 10 kişiden 3’ü iken, bu dönemde 4’e çıktığını ifade etti.
COVID-19 döneminde online alışveriş içinde market&gıda olarak ifade edilen FMCG ürünlerinin ağırlık kazandığını ifade eden Nur Serenli, market&gıda ürünlerinin tercih sıralamasında 6’ncı sıradan 3’üncü sıraya yükseldiğini belirtti. Serenli, gıda dışı market ürünlerinin de paralel biçimde 10’uncu sıradan 7’inci sıraya yükseldiğinin altını çizdi.
Yakın dönemde alışverişçinin gündemine giren ve çok dinamik bir segment olan hızlı teslimat uygulamalarından da bahseden Nur Serenli, hızlı teslimat uygulamaları kullanım oranlarının COVID-19 döneminde anlamlı olarak arttığına tanık olduklarını söyledi. Serenli, araştırma sonuçlarına göre son bir ay içinde hızlı teslimat uygulaması kullanımının %40 arttığını ifade etti.
TÜBİSAD Yönetim Kurulu Başkanı Kübra Erman Karaca şöyle konuştu:
“İçinde bulunduğumuz dönemin de gösterdiği gibi, dijital dönüşüme düzenli olarak yatırım yapan sektörler bu olağanüstü süreçte ekonominin, yaşamın sürdürülebilirliğine çok önemli katkılar yaptılar. E-ticaret bu sektörün en çok öne çıkanlarından biri. Kısa bir süre önce kamuoyuyla paylaştığımız raporumuza göre e-ticaret sektörü, 2018’de olduğu gibi 2019 yılında da hem TL bazında hem de dolar bazında büyümesini sürdürdü. 2019 yılında yüzde 39’luk bir büyüme ile 83,1 milyar TL’lik bir hacim büyüklüğüne ulaşılmasını olumlu bir gelişim olarak değerlendirebiliriz.
Toplam perakende pazarında online işlemlerin oranı da geçen yıldan bu yıla artış gösteriyor ancak, bizimle birlikte gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin oranı da paralel olarak artıyor. Burada ödeme sistemleri ve altyapılara odaklanabilirsek daha farklı bir ivme yakalayabiliriz.
Tüm dünyanın yaşadığı COVID 19 salgını, insanlık için bir dönüm noktası. Bu dönüm noktasından başarıyla geçmemizi dijitalleşme ile sürdürülebilirlik arasında kurduğumuz denge sağlayacak. E-ticaretin bu dengenin en önemli noktalarından birinde konumlanacağına inanıyorum.”
75 ilde sunduğumuz sanal market hizmetiyle Türkiye’nin en yaygın online gıda platformuyuz
Migros Ticaret A.Ş. İcra Başkanı Özgür Tort gıda perakende sektöründeki son gelişmeleri değerlendirdi. COVID-19 sürecinde, gıda perakendeciliği sektörünün misyonuna değinen Tort, pandemi sürecinde hizmet veren sektör çalışanlarının öneminin altını çizdi.
Özgür Tort, “Web ve mobilden üzerinden 75 ilde sunduğumuz sanal market hizmetiyle Türkiye’nin en yaygın online gıda platformuyuz. 2018 yılında 30 şehirde sanal market faaliyeti varken, 2020 yılında bu uygulama 60 şehre yayıldı. Pandemi döneminde ise şehir sayısı 75’e ulaştı. En kısa sürede de 81 şehirde elektronik ticaret teslimatı yapacağız. 60 şehir ve 200 mağaza teslimatından 75 şehir, 400 mağaza teslimat modeline ulaşıldı.” diyerek talebin değişikliğine dikkat çekti. Teslimat sayılarında 4.5 kat bir artışa ulaşıldığını belirten Tort, bu dönem 5.000 ek istihdam sağlandığına da değindi. Devasa bir tedarik zinciri örgütlemesi oluşturduklarını ifade eden Tort, Migros’un ürün yelpazesinde yüzde 77’ sinin tarıma dayalı ürünlerden oluştuğunu dile getirdi. Tarım Bakanlığı ile yakın temasta olduklarını, kooperatiflere ve üreticilere destek verdiklerini belirten Tort, üretici ile tüketici arasında doğrudan bağ kuran Dijital Tarım Platformu’na (DİTAP) üye olan ilk perakendeci olduklarını da ifade etti.
FC Loading konferansının açılış konuşmasını yapan ve aynı zamanda konferansın ana sponsoru Inveon’un Kurucusu ve Yönetici Ortağı Yomi Kastro; “moderatörlüğünü üstlendiği panelde konuşmacı olarak Hepsiburada.com Ticari Grup Başkanı Mutlu Erturan, İstegelsin.com Kurucu ve CEO’su Sedat Yıldırım ve Ceva Hindistan, Ortadoğu ve Afrika’dan sorumlu İş Geliştirme Kıdemli Başkan Yardımcısı Murat Karadağ yer aldı.
Panelde izleyicilere interaktif olarak sorulan “COVID-19 döneminde artan e-ticaret cirolarının yüzde kaçı sonraki dönemde de kalıcı olacak?” sorusuna yüzlerce izleyicinin %5 ila %100 arasında verdiği yanıtların ortalaması “%46” oldu. Yani, sektör liderleri bu artışın %46’sının kalıcı olmasını bekliyor…
Konuşmacıların “Covid-19 sonrasına hazır mıyız?” sorusuna yanıt aradığı panelde COVID-19 ile birlikte gerçekleşen önemli değişiklikler, en çok etkilenen kategoriler ve sektörün değişen lojistik ihtiyaçları konuşuldu. Ayrıca COVID-19 sonrası gerçekleşecek dönüşüme ayak uydurabilmek için sektördeki oyuncuların nasıl hazırlanması gerektiği mercek altına alındı. Panel sonunda gerçek zamanlı olarak izleyicilerden gelen sorular da yanıtlandı.
Genel Haberler
A101, e-ticaret yatırımlarına devam ediyor
Türkiye’nin 81 ilindeki 13 bini aşkın mağazasıyla perakende sektörünün en yaygın zincirlerinden olan A101, dijitalleşme ve tekno-perakendecilik vizyonu doğrultusunda e-ticaret alanındaki yatırımlarını büyütmeye devam ediyor.
Operasyonlarını çeşitlendiren A101, Düzce’nin Cumayeri ilçesinde yeni e-ticaret deposunu devreye alarak lojistik kapasitesini önemli ölçüde artırdı. Yeni açılan tesisle A101’in toplam e-ticaret depo sayısı 2’ye, toplam depo kapasitesi ise %40 oranında artışa ulaştı. Böylece markanın e-ticaret sipariş operasyonları hem hız hem de erişilebilirlik açısından daha güçlü bir yapıya kavuştu. Tam kapsamlı yangın güvenlik sistemleriyle de donatılan tesis, A101’in operasyonel verimlilik ve iş güvenliği standartlarını en üst seviyede karşılayacak şekilde tasarlandı.
Yeni depo, artan online talebe hızlı, güvenilir ve kaliteli hizmet sunma hedefi doğrultusunda A101’in e-ticaret operasyonlarına önemli bir ivme kazandırmayı hedefliyor. Başta Batı Karadeniz ve Marmara olmak üzere geniş bir bölgeye daha hızlı teslimat imkanı sağlayan tesis, rota optimizasyonu, stok yönetimi ve müşteri deneyiminde katma değer yaratma misyonuyla hayata geçirildi. Depoda uygulanan gelişmiş stok yönetimi ve talep tahmini modelleri, ürün bulunurluğunu artırarak müşteri memnuniyetini güçlendirmeyi de hedefliyor.
Yeni e-ticaret deposu, A101’in sürdürülebilir tedarik zinciri yönetimi yaklaşımının da önemli bir halkasını oluşturuyor. Enerji verimliliği, süreç optimizasyonu ve teknoloji entegrasyonuna dayalı altyapısıyla tesis; daha düşük karbon ayak izi, kaynak verimliliği ve dijitalleşme odaklı perakende modeline geçişi destekliyor. A101, e-ticaretteki büyüme kararlılığını sürdürürken, sürdürülebilirlik standartlarıyla uyumlu ve geleceğe hazır bir lojistik ekosistemi geliştirmeye yönelik yatırımlarına da devam ediyor.
Genel Haberler
Hanif Pehlivanoğlu Marketleri, kepenk indirdi
Ege perakende sektöründe uzun yıllar süren bir dönem Hanif Pehlivanoğlu marketlerinin kapanmasıyla sona erdi. 1980’li yıllardan bu yana sektörde yer alan iş insanı Hanif Pehlivanoğlu, Ege Bölgesi’ndeki son mağazalarını da kapatarak faaliyetlerine nokta koydu.
Ege Bölgesi’nin perakende alanında en bilinen markalarından biri olan Hanif Pehlivanoğlu Marketçilik, tüm mağazalarını kapatarak sektörden çekildi. Bir dönem bölge geneline yayılan 68 mağazasıyla dikkat çeken şirket, son iki yıldır uyguladığı küçülme politikasını tamamen sonlandırma kararıyla tamamladı.
Son bir yıl içerisinde 16 mağazasını kapatan Hanif Pehlivanoğlu, geçtiğimiz günlerde İzmir’in İçmeler, Poligon, Küçükyalı, Karşıyaka, Güzelbahçe, Bornova, Alsancak ve Çeşme Ilıca şubelerinin de faaliyetlerine son verdi. Böylece Ege’de Hanif Pehlivanoğlu ismiyle hizmet veren son marketlerin de kepenkleri indirildi.
Hanif Pehlivanoğlu’nun perakende serüveni, 1980 yılında Üçkuyular’da açılan ilk mağaza ile başladı. Ali Pehlivanoğlu, Muharrem Pehlivanoğlu ve Hanif Pehlivanoğlu kardeşler, yaklaşık 35 yıl boyunca birlikte büyüttükleri Pehlivanoğlu Şirketler Grubu’nu 2015 yılında üçe bölme kararı aldı.
Bu ayrılığın ardından Ali Pehlivanoğlu ve Muharrem Pehlivanoğlu, Ege Bölgesi’nin farklı illerinde faaliyetlerini sürdürürken, Hanif Pehlivanoğlu ise son yıllarda yaşanan ekonomik koşullar ve sektörel rekabet nedeniyle kademeli olarak mağazalarını kapattı.
Hanif Pehlivanoğlu’nun sektörden çekilmesi, Ege perakende dünyasında “bir dönemin kapanışı” olarak yorumlanıyor. Yerel markaların zincir marketlerle artan rekabeti karşısında ayakta kalmakta zorlandığı bir süreçte alınan bu karar, sektör temsilcileri tarafından dikkatle izleniyor.
Genel Haberler
Ulusal zincir marketler “Pazar günü kapanmaya” karşı!
47 bin satış noktasını ve sektörde istihdam edilen 465 bin çalışanı temsil eden Gıda Perakendecileri Derneği (GPD), bazı basın yayın organlarında çıkan haberler üzerine bir kez daha zincir marketlerin pazar günü kapalı olmasını istemediklerini şöyle ifade etti:
“Ülkemizde gıda perakendesinde faaliyet gösteren ulusal zincirlere ait 47 bin satış noktasını ve sektörde istihdam edilen 465 bin çalışanı temsil eden Gıda Perakendecileri Derneği olarak; bugün çeşitli basın yayın organlarında çıkan sektörün, zincir marketlerin pazar günü kapalı olmasıyla ilgili anlaşmaya vardıkları haberine dair bu doğrultuda bir görüş birliğimiz olmadığını kamuoyuna önemle arz ederiz.
Üyesi olduğumuz, organize perakendenin %90’ının üzerinde bir temsiliyete sahip Türkiye Alışveriş Merkezleri ve Perakendeciler Federasyonu’nun da yapmış olduğu açıklama bağlamında, teknik verilerin tamamı göstermektedir ki haftanın bir günü gerçekleşecek bir kapanma hem istihdamda hem kayıtlı ekonomide oldukça büyük ve onarılması güç yaralara neden olacaktır.
5 bin civarında satış noktası ile tüm sektörü temsil etmekten uzak olan Türkiye Perakendeciler Federasyonu’nun, sektörü, ülke ekonomisini ve en önemlisi tüketicileri olumsuz etkileyecek bu konuda, tüm sektör adına açıklama yapmış olmasının son derece yanlış olduğunu ifade etmek isteriz.
Ekonomimizin daha da güçlenmesi gereken bir dönemde, daha çok çalışmak yerine çalışma gününü azaltıcı bir tavsiyede bulunulması ve bunun etkilerinin kapsamlı bir şekilde değerlendirilmemesi kabul edilebilir değildir.
Mevcut durumda işletmeler, haftanın 7 günü faaliyet göstermek üzerine kurulu bir sistem yürütmekte, çalışan sayılarını da buna göre ayarlamaktadırlar. Haftanın bir günü kapatma hali, dolayısı ile daha az istihdam ya da küçülme anlamına gelecektir.
Çalışma günlerine getirilecek kısıtlama hem kısa hem de uzun vadede istihdamı son derece olumsuz etkileyecek, işletmeler işe alımlarını da doğal olarak sınırlandıracaktır. Ayrıca sadece perakendede değil doğrudan ve dolaylı olarak perakende sektörü ile etkileşim içerisinde olan başta üretim ve lojistik sektörleri olmak üzere birçok sektörde de istihdamın azalmasına neden olacaktır. Haftada bir gün kapalı kalmak, sadece mağaza istihdamında %14 seviyesinde bir azalmayı getirecektir. Tedarik zinciri ve tüm paydaşlar düşünüldüğünde olası istihdam kayıpları çok daha yüksek olacaktır.
Çalışma günlerine gelecek bir kısıtlama, tedarik zincirinde de önemli bir aksamaya sebebiyet verecektir. Özellikle hızlı tüketim ürünlerinde zincirin bozulması, ürün kayıpları noktasında dünya ortalamalarının çok üzerinde kayıplarımız olduğu göz önüne alındığında üreticiler, tüketiciler ve enflasyon etkileri olarak ekonomiyi olumsuz etkileme potansiyeli taşımaktadır.
Alışveriş günlerinin kısıtlanması tüketici mağduriyetine sebep olacaktır. Bu şekilde tüketicinin, ürünlere daha uygun fiyatlarla ulaşma, farklı alternatif ve çeşitlilik içinde seçme hakları elinden alınmış olacaktır. Bu, özellikle ekonomik yönden alım gücü düşük olan tüketicinin son derece aleyhine bir durum ortaya çıkarmış olacaktır. Ayrıca, kısıtlama önerilirken; günümüzde dijitalleşmenin geldiği noktada, haftanın 7 günü, günün 24 saati internet üzerinden alışveriş yapılabildiği gerçeği de göz önünde bulundurulmalıdır.”
