|
Yüksek hızlı trenin hızı yolcu vagonun içindeki tv ekranında da gösteriliyordu, trenin hızı 254 km kadar çıktı. Değişik duygular içerisinde idim; ülkem adına sevindim.
43 yıl önce Kars’tan Eskişehir’e Doğu Ekspresi ile gelmiştim. Bir daha Eskişehir Garını değil Türkiye’de demiryollarını hiç kullanmadım.
Saate ortalama 50 km hızla üç gün süren yolculuk beni tren yollarından nefret ettirmişti.
Yurt dışında trenlere binice gıpta ile bakmıştım ve çok özenmiştim.
Geçen hafta Ankara programını yaparken otomobilimi Eskişehir’e park edip Ankara’ya hızlı trenle gidip dönmeye karar verdim.
Yüksek hızlı trenin hızı yolcu vagonun içindeki tv ekranında da gösteriliyordu, trenin hızı 254 km kadar çıktı. Değişik duygular içerisinde idim; ülkem adına sevindim.
Bence Türkiye’nin yeni projesi hızlı trenler olmalı ve bu yatırımlar hızlı bir şekilde devam ettirilmeli.
Hızlı yük ve yolcu taşıyan trenler yaygınlaşırsa, parasını kesinlikle çıkarır. Çünkü üretici ve seyahat eden herkes ilk önce zaman tasarrufu ve güvenilir seyahat araçlarını tercih ediyor.
Hızlı tren yollarının yapımında adı ve emeği geçen herkesi kutluyorum.
Ekonomist Dergisi’nde okumuştum, bir ekonomist şunu söylüyor, bir ekonominin ve sanayinin Marmara Bölgesi’ne sıkışması yıllarca önlenemedi. Buna rağmen Anadolu’da yoktan var edilen bir sanayi var. Bütün bu olumsuzluklara karşın artık Anadolu ve coğrafyası arz ve talep açısından çorak ve kurak değil.
Ülkemizde ekonominin coğrafik bölgelere ayrılmasını ve Marmara’ya sıkışmışlığını ticaret lisesinden beri savunan biriyim.
Hatta bu yüzden ekonomi derslerine gelen hocamdan bu yüzden (ülkeyi mi böleceksin) diye dayak bile yemiştim.
Bence sanayinin ve ekonominin Marmara Bölgesi’ne sıkışmasının gazı hızlı yük ve yolcu trenleri ile alınır. Hızlı tren projesinin İstanbul’dan Eskişehir’e, Ankara’ya, oradan Konya’ya ulaşacağını ve artık hızlı trenlerin temelinin atıldığını çok yakından takip etmekteyim.
Maalesef tren yolları çok ihmal edilmiş durumda, henüz Bursa’da demiryolu yok. Ve yolcu trenlerinin yanında yük trenlerine de süratle ihtiyacımız var.
Güvenli ulaşım yollarının hızla arttığı yerler çok hızlı kalkınıyor, insanlar ticaret yapıyorlar.
Hızlı yolcu taşımacılığın yanı sıra, hızlı olmasa bile yük taşımacılığının da artık Türkiye ekonomisinin yeni atılımları ve yeni yatırım alanları olması ülkemizi Cumhuriyetin yüzüncü yılında hedeflediğimiz 500 milyar dolar ihracat hamlesini de gerçekleştirilmesine katkısı olacaktır. İhaleleri yapılan fakat çok yavaş ilerleyen demiryolu atılımlarının hızlanması, yan sanayilerini de beraberinde getirecektir. Bundan kimsenin şüphesi olmasın.
Bu arada Eskişehir’de tren saati beklerken şehri gezdim, Porsuk Çayı disipline edilmiş ve gerçekten muazzam olmuş.
Kullanılan malzemelerin sağlamlığı, çevrenin temizliği, pazar günü olmasına rağmen işyerlerinin açık olması ve cıvıl cıvıl insanların keyfi beni şaşırttı. Oysa ki Bursa’da pazar günleri dükkanlar kapalı. Alışveriş merkezlerinden başka yerde bulamazsınız bu kalabalıkları, bu neşeli ortamları.
Bu arada Eskişehir’i Bursalılar’ın hatta bütün Türkiye’nin görmesini isterim, anlatıldığı kadar var.
Yılmaz Büyükerşen’i tebrik ediyorum.
Ben tren yolları olmayan şehirleri ve tren geçmeyen yerleri çıkmaz sokaklara benzetiyorum.
Yazarımızın bu yazısı Retail Türkiye Dergisi’nin Kasım 2010 - 21. sayısında yayınlanmıştır.
|