retailturkiye.com




Ana Sayfa | E-Dergi | Firma Rehberi | Yazarlarımız | Haberler | Basından | Hakkımızda | İletişim | Profiliniz Salı, 07 Eylül 2010 
S.O.S. Yazdır E-posta
Yazarlar - Yalçın Aras
Cuma, 20 Kasım 2009 11:30

Sevgili Retail Türkiye okuyucuları;

Yılda en az bir defa çevre ile ilgili yazı yazmak boynumuzun borcu diye düşünüyor ve ilkini siz değerli okuyucularla paylaşmak istiyorum.

Çevre, insan veya bir başka canlının yaşamı boyunca ilişkilerini sürdürdüğü dış ortamdır. Hava, su ve toprak çevrenin fiziksel yapılarını oluşturmaktadır. İnsan, hayvan, bitki, mikroorganizmalar ise biyolojik yapıları meydana getirir.

Doğanın temel fiziksel yapıları olan hava, su ve toprak üzerinde olumsuz etkilerin ortaya çıkmasına ise cevre kirliliği denir.

İnsanlar toplumsal yaşam ilişkileri içerisinde doğal kaynakları kullanarak teknoloji kullanarak yine teknolojiyi geliştirirler. Bütün bunların neticesinde de ekonomik faaliyetleri geliştirerek yaşamlarını sağlamaya çalışırlar. Bu faaliyetlerin gelişimi ile insanlar kendilerine kendi elleri ile inşaa ettikleri bir yaşam ortamı oluştururlar.

Toplumlar yapay çevre içindeki yaşam koşullarını geliştirirken doğa ile sürekli bir ilişki içerisindedirler. İnsan ile doğa arasındaki bu ilişki ekolojik sistemin bir parçasıdır. İnsanoğlunun yeryüzünde yaşamaya başlamasından sonra insanoğlu ve doğa arasındaki denge insan aleyhine olarak sürekli bozulmuştur. Özellikle son yıllarda ekolojik dengeyi sürekli olarak bozarak çevre sorunları yaratan insan bu sorunların kendisine dönmesi ve sağlığını olumsuz etkilemesi üzerine çevre bilincine varabilmiş ve bu kavramı kabul edebilmiştir. Dünyamız artık SOS vermeye başlamıştır. Belirtileri de artık gözle görülür, elle tutulur, korku ile hissedilir ve dramatik bir şekilde sadece insanlar değil dünyadaki bütün canlıların yaşam alanlarının tehtit eder hale gelmiştir.

Kuruyan göller, akmayan nehirler, eriyen buzullar, sel felaketler, toprak kaymaları, baş gösteren yeni hastalıklar yaşlı dünyanın umurunda değil, kirlenen havanın umurunda değil, delinen ozon tabakasının umurunda değil, ısınan havanın umurunda değil. Çünkü doğa verdiğinin geri alır, yapay yaşam ortamlarını yani doldurulan kıyı şeritlerini, değiştirilen nehir yataklarını ama yüz yıl ama daha sonra tekrar eski haline getiriyor. O halde umurunda olanın yeryüzünde yaşayan tanrı tarafından akıl verilen insanların yani bizlerin olması gereklidir.

Zira son bir yıldaki doğa felaketlerini anlatmaya gerek yok.

O halde dünyamızı....

Çeşitli fabrika atıklarının akarsu ve göllere boşaltılmasını engelleyerek fiziksel etkenlerden korumalıyız.

Tarım topraklarının akarsu ve göller ve denizlerimizi zararlı ağır metal atılmasını engelleyerek kimyasal etkilerden korumalıyız. Tarım alanlarının kanalizasyon suyu ile sulanmamasını ve zararlı mikroorganizmaları toprağa suya ve havaya atmosfere verilmesini engelleyerek biyolojik etkilerden korumalıyız.

Gelecek nesillere daha sağlılık bir dünya bırakmaktan vazgeçtik en az bugünden daha kötü olmaması için mücadele etmek zorundayız. Bunun için temel şartlar var:

Daha sağlıklı yaşamamız için temiz bir havaya,

Daha iyi beslenmemiz için temiz bir toprağa,

Doğadaki bütün canlılar için temiz bir suya,

Doğadaki bütün canlılar için gürültüsüz bir ortama ihtiyacımız var.

Her konuda ama her konuda israftan sakınmalıyız ve ihtiyacımız kadarını tüketip, ihtiyacımız kadarına razı olmak zorundayız.

Yazarımızın bu yazısı Retail Türkiye Dergisi’nin Kasım 2009 - 9. sayısında yayınlanmıştır.

 
En Çok Okunan Haberler
Ücretsiz E-Bülten Üyeliği
Firma Rehberi

Ana Sayfa | E-Dergi | Firma Rehberi | Yazarlarımız | Haberler | Basından | Hakkımızda | İletişim | Profiliniz © retailturkiye.com