retailturkiye.com


Ana Sayfa | E-Dergi | Marka Rehberi | Yazarlarımız | Haberler | Basından | İş Arama | Hakkımızda | İletişim | Profiliniz Pazar, 05 Şubat 2012 
Yalçın Aras

Gökçelik
Yönetim Kurulu Başkanı


yalcinaras@gokcelik.com

 Toplam 33 yazısı bulunuyor. Tüm yazıları görmek için tıklayın. Tümü için ... (33)
İnce nokta Yazdır E-posta
Yazarlar - Yalçın Aras
Cuma, 25 Aralık 2009 12:06

Türkiye artık ucundan yakaladığımızı hissettiğim, yüksek teknolojinin gelişmesi için değil geri kalmadan, yarış pistinin dışına atılmadan koşusuna devam etmek mecburiyetindedir. Yoksa cumhuriyetimizin yüzüncü yılında 500 milyar dolar ihracat hedefimiz şaşar.

TİM verilerine göre 2009 yılı ihracatında, sanayi ürünleri yüzde 29,76 gerilemiş. Genel başlıklar altında ihracat yapan 23 sektör içerisinde en çok kan kaybeden sektör, bizim de içinde bulunduğumuz sektör olan, demir çelik ürünleri ihracatı nerede ise yarı yarıya düşmüş. Yani bir yıl öncesine göre yüzde 43,19 gerileme olmuş. Bir teselli olarak geçen yılın kasım ayı ile bu yılın kasım ayını karışlaştırdığımızda ise yüzde 8,6 artış ile büyük bir süpriz yapmış. Fakat buna rağmen en çok etkilenen sektör.

Genel olarak bütün sektörlerde ihracatta düşüş var. İhracatımızı geçen yılla kıyasladığımızda tahminler doğrultusunda (yani yüzde 30’lar civarında) bir düşüş söz konusu olmuş. Bu arada yüksek teknolojik ürün sektörü de yarım milyar dolayında olduğu gözlenmektedir. Bu bence en güzel gelişmedir.

En az etkilenen sektörleri ise hazır giyim ve işlenmiş tarım ürünleri olmuş. Dünyada yeme içme, giyim ve gezmede problem yüzde yirmiler seviyesinde iken yatırım mallarını içeren sektörlerde yüzde elliler seviyesine çıkmış.

Cumhuriyetin kurulduğu 1923 yılında elli milyon dolar ihracat yapan ülkemiz bugün yüz milyarlar dolar ihracat seviyesine çıkmıştır. 1980 yılına kadar Türkiye’ye ‘Sen tarım ülkesi ol’ denilmiş ve Türkiye’de tarım ülkesi olmasının bedelini yoksullukla ödemiş. Bugün geldiğimiz noktada tarımın ihracatımızda ki payı yüzde onun altında kalmıştır. Uygulanan yanlış tarım politikaları ve teknik tarımdan uzaklaşmanın bedelini işsizlikle ödenmektedir.

Yukarıdaki verileri sıralarken aslında anlatmak istediğim konudan uzaklaşmadan vurgulamak istediğim ince noktaya gelirsek: Ülkemiz yetkililerinin ihracatın sektörel olarak verilerini (özellikle de 2009 yılı) irdeleyerek hangi sektöre teşvik verilmesi gerektiğini, hangi sekörün işsizliği azaltacağını, özellikle artan dünya nüfüsuna oranla tarım ve hayvancılık sektörünün krizde en az etkilenen sektörlerin başında geldiğini görmesi gerekmektedir.

Yine konudan uzaklaşmadan yüksek teknolojik ürünlerin de kriz döneminde en az etkilenen sektörlerin başında geldiğini vurgulamak istiyorum. Teknoparkların yaptığı ihracatın artması buna en güzel örnektir. Kalkınma ve çağa ayak uydurmak için ‘Yüksek tekonoloji’ derken nano teknolojiyi de kastediyorum. İnce noktayı iyice vurgulamak adına.

Son söz olarak da Türkiye artık ucundan yakaladığımızı hissettiğim, yüksek teknolojinin gelişmesi için değil geri kalmadan, yarış pistinin dışına atılmadan koşusuna devam etmek mecburiyetindedir. Yoksa cumhuriyetimizin yüzüncü yılında 500 milyar dolar ihracat hedefimiz şaşar.

Saygılarımla

Yazarımızın bu yazısı Retail Türkiye Dergisi’nin Aralık 2009 - 10. sayısında yayınlanmıştır.



.
 


Ücretsiz E-Bülten Üyeliği
Firma Rehberi

Ücretli Site Üyeliği
Ana Sayfa | E-Dergi | Marka Rehberi | Yazarlarımız | Haberler | Basından | İş Arama | Hakkımızda | İletişim | Profiliniz © retailturkiye.com