retailturkiye.com




Ana Sayfa | E-Dergi | Firma Rehberi | Yazarlarımız | Haberler | Basından | Hakkımızda | İletişim | Profiliniz Perşembe, 09 Eylül 2010 
Eğitim şart (mı?) Yazdır E-posta
Yazarlar - Tahsin Pamir

Evet, eğitim şart! Aklınıza geleni biliyorum, ancak inanın, daha “rekabetçi, çağdaş ve dayanıklı” bir perakendecilik sektörü için eğitim şart. Yıllar içerisinde, perakendecilik ve eğitim ile ilgili birçok deneyimim ve gözlemlerim oldu. Bu sektör zaten çok zor bir sektör... Ya “perakendecilikte eğitim?” Perakendecilikte eğitim, yani, perakendecilerimizin eğitimden ne beklediklerini ve nasıl algıladıklarını anlamak, bunlara göre eğitim tasarlamak, eğitim süresinde ve sonrasında katılımcıların algılarını, inançlarını ve davranışlarını değiştirmek.. İşte bu, biraz daha zor ve daha karmaşık bir iş...

Bu konu ile ilgili üç taraf var: Perakendeciler, çalışanlar ve eğiticiler... Bu yazımda “perakendeciler ve eğitim” konusunda görüşlerimi aktarmaya çalışacağım. Deneyimlerimde gözlediğim kadarı ile, perakendecilerimizi birkaç grupta kümelemek mümkün...

Eğitim konusu, bir grupta kümelenen perakendecileri hiçbir şekilde ilgilendirmez. Bu grupta olanlar zaten kendilerini perakendeci olarak tanımlamazlar. Bir şekilde öğrendikleri bilgi ve edindikleri deneyimlerle “iş”lerini yürütürler. Başarı hikayeleri genellikle “efsanevi konseptler” veya “satış beceri”leri üzerinedir... Yaptıkları iş bütünüyle “perakendecilik” olsa da, onlara göre bu işin doğruları eğitim ile öğrenilmez. Perakendecilikte yaptıkları temel yanlışlardan kaynaklanan sonuçları daima başka nedenler ile ilişkilendirirler; ekonomik ortam, rekabet, enflasyon, deflasyon, hava şartları vb...

Bazı perakendeciler, eğitimi “bir sihirli değnek” gibi görürler, eğitimlerden ve katılımcılardan çok şeyler beklerler. Eğitimlerde, perakendeciliğin her alanında herşeyin daha iyi nasıl yapılabileceğinin öğretilmesini isterler; konu “satış” ise, bir günlük veya bir haftalık bir eğitim sonucunda katılımcı satışçılar daha fazla satış yapacak hale gelmelidirler. Konu “kişisel gelişim” ise, yine birkaç gün içerisinde katılımcılar birer “mükemmel” çalışana dönüşmelidirler. Bu perakendeciler bu yüksek beklentiyi verenler, eğitimlerini “her derde deva” gibi sunan eğitimcilerdir.

Bir diğer grup, eğitimlerin faydalarına içten inanan, ancak öncelikleri konusunda sıkıntı yaşayan perakendecilerdir. Bu gruba ait olanlar eğitimciler ile devamlı temas halindedirler, toplantılar yapılır, içerikler kararlaştırılır, kararlar alınır, ancak eğitim bir türlü gerçekleşmez, hep gelmesi (veya geçmesi) gereken bir “zaman” vardır: bayram sonrası, tatil sonrası, yıl sonu sonrası gibi,..

Bir de eğitimle yaşayan, eğitim ile gelişen; çağdaş, rekabetçi ve dayanıklı olmanın “insan”a bağlı olduğuna inanan bir grup var, bu perakendeciler “eğitim şart” özdeyişinin içeriğini iyice kavramışlar... Eğitimin gereğine olan inançları, eğitime gösterdikleri saygı; aldıkları eğitimlere ve performanslarına yansıyor ve bunu hakediyorlar.

“İlk yazımdan sonra ara verdim. Nedeni çok basit, yazmak çok zor. İki yazımı göndermekten son anda vazgeçtim. Kelimeler çok değerli, rastgele kullanılınca olmuyor. Ancak eğitim şart! Bu konuda eğitimime devam ediyorum... Umarım, başarılı olurum.”

Yazarımızın bu yazısı Retail Türkiye Dergisi’nin Ocak 2010 - 11. sayısında yayınlanmıştır.

 
En Çok Okunan Haberler
Ücretsiz E-Bülten Üyeliği
Firma Rehberi

Ana Sayfa | E-Dergi | Firma Rehberi | Yazarlarımız | Haberler | Basından | Hakkımızda | İletişim | Profiliniz © retailturkiye.com