retailturkiye.com


Ana Sayfa | E-Dergi | Marka Rehberi | Yazarlarımız | Haberler | Basından | İş Arama | Hakkımızda | İletişim | Profiliniz Salı, 22 Mayıs 2012 
Altan Vural
Altan Vural

Nurdan Tümbek Tekeoğlu
Nurdan Tümbek Tekeoğlu

Birant Esinoğlu
Birant Esinoğlu

Servet Topaloğlu
Servet Topaloğlu

Şefik İşeri

 

Ataman Şirketler Grubu Danışmanı

 Toplam 35 yazısı bulunuyor. Tüm yazıları görmek için tıklayın. Tümü için ... (35)
Kadı kızı sendromu Yazdır E-posta
Yazarlar - Şefik İşeri
Perşembe, 02 Eylül 2010 13:50

İş hayatımda hem emrim altında hem de eşdeğer pozisyonlarda bu tip yöneticilerle çalıştım. Onların temel sorunlarını bildiğim için etraflarınca nasıl algılandıklarının farkında olmalarını sağladım.

İş hayatımda iletişim sorunu olduğunu gözlemlediğim insanların tümünde istisnasız kadı kızı sendromu tespit ettim. Bu tarif bana aittir, yani kendini kusursuz görme hastalığı. Tahmin edeceğiniz gibi bu tanım hiç özeleştiri yapmayan, empatik davranamayan ve hatayı sürekli karşı tarafta arayan kişilerin içine düştüğü durumu ifade eder. Bu narsist tipler hasbelkader yönetici olurlarsa tam bir snop insan olup çıkıyorlar. Bunların elenmesi de zaman aldığından o aradaki çalışan zayiatı da epey ağır oluyor.

İş hayatımda hem emrim altında hem de eşdeğer pozisyonlarda bu tip yöneticilerle çalıştım. Onların temel sorunlarını bildiğim için etraflarınca nasıl algılandıklarının farkında olmalarını sağladım.

İletişimin iki taraflı bir etkileşim, alışveriş olduğunu idrak ettirdim.

Bir tarafın kapalı olması iletişimin kesilmesi veya olmaması için yeterlidir. Hatta açık taraf mesajları çok iyi algılasa ve karşı tarafa verse bile diğer taraf kapalı ise iletişim asla kurulamaz. Üstelik iletişime kapalı olan karşı tarafı açma sorumluluğumuzda vardır.

Ast olsun, üst olsun, eşdeğer pozisyonda olsun hiçbir çalışanımız ile iletişim kuramadığımızda ‘Karşı taraf iletişime kapalı, benim bir sorumluluğum yok’ diyemeyiz. Benzer bir durumla karşılaştığımda müdür arkadaşıma karşı taraf duvar bile olsa onu matkap ile kırıp deleceksin gene iletişimini kuracaksın demiştim. Genellikle insanlar iki kimliklidir. Birisi insanın kendisini nasıl gördüğüdür, ikincisi ise insanların o kişiyi nasıl gördüğü, algıladığıdır. Çoğu zaman bu ikisi örtüşmez. O zaman devreye algılanma yönetimi girer. Bunu kişi ister kendi yapar ister imaj makera yaptırır.

Yazarımızın bu yazısı Retail Türkiye Dergisi’nin Ağustos 2010 - 18. sayısında yayınlanmıştır.




.
 

.

.

Ücretsiz E-Bülten Üyeliği
Ana Sayfa | E-Dergi | Marka Rehberi | Yazarlarımız | Haberler | Basından | İş Arama | Hakkımızda | İletişim | Profiliniz © retailturkiye.com