retailturkiye.com


Ana Sayfa | E-Dergi | Marka Rehberi | Yazarlarımız | Haberler | Basından | İş Arama | Hakkımızda | İletişim | Profiliniz Salı, 07 Şubat 2012 
Real, Kubilay Özerkan’la farkı yakaladı Yazdır E-posta
Haberler - RT Özel
Cuma, 23 Ekim 2009 14:38

real2Real Türkiye’de 14. hipermarketini Kasım ayında Bayrampaşa Forum AVM’de açmayı planlıyor. Bu yıl önce Fulya arkasından Merter mağazalarının açılışını yapan Real’in Bayrampaşa mağazası İstanbul’daki 6. hipermarketi olacak. 1998’de ilk hipermarketini Ankara Bilkent’te açan Real’in son açtığı Merter mağazası, açıldığı günden bugüne cirosu ile Türkiye’nin lideri. Bu başarıya imza atan ekibin Temmuz 2008’den bu yana genel müdürlüğünü yürüten Kubilay Özerkan, yakalanan başarının tüm mağazalara yayılması için 2010 yılında mağaza yenileme çalışmalarına başlayacaklarını söyledi.

Özerkan eski bir Metro Cash&Carry Türkiye çalışanı. Başarılı çalışmalarına grubun Doğu Avrupa ülkelerindeki yatırımlarında çalışarak devam eden Özerkan, 2008 Temmuz ayında Türkiye Real Hipermarketleri Genel Müdürü olarak ülkesine geri döndü. Özerkan, bu yıl ki 3 İstanbul hipermarketin açılışı ve başarılı satış grafiği ile sektörde adından sıkça söz ettirmeye başladı. Fransa’nın tarihsel süreçten gelen bin kişiye düşen 1 AVM sayısını Polonya, Macaristan, Çek Cumhuriyeti gibi gelişmekte olan Doğu Avrupa ülkelerinin yakaladığına dikkat çeken Özerkan, ülkemizin bu oranın çok gerisinde olduğuna dikkat çekti. Ülkemizdeki hipermarket sayısının da çok az olduğuna dikkat çeken Özerkan’a göre 7.000 metrekarenin altındaki mağazalarda hipermarketçilik yapmak zor. Real’in de Türkiye de 5.000 metrekarenin altında mağazası yok.

Türkiye’de daha çok hipermarkete ihtiyaç var

real1Nüfusumuzun yüzde 50’sinin semt pazarından alışverişi yaptığı ülkemizde daha çok hipermarkete ihtiyaç olduğuna inandığını söyleyen Özerkan şöyle konuştu: “Türkiye’de alışveriş alışkanlıklarımızın içinde hala geleneksel perakendeci yapılar oldukça güçlü. Ülke nüfusumuzun yüzde 50’si semt pazarlarından alışveriş yapıyor. Bu semt pazarlarından alışveriş yapanların yüzde 20’si ise iç çamaşırlarını buralardan alıyorlar. Ne kadar çarpıcı bir rakam değil mi? Bu örnekten de anlaşılacağı gibi ülkemizde daha çok hipermarket açılacak.

Avrupa’da hipermarketlerin en çok geliştiği ve 1.000.000 kişiye düşen sayının 17 olduğu Fransa dışında tüketicilerin hipermarketlerden uzaklaşması söz konusu değil. Özellikle Doğu Avrupa ülkelerinde modernizmi temsil eden hipermarketler hızla çoğalıyor.

Türkiye’deki örneklerinden çok daha büyük metrekareli ABD’de de bir milyon kişiye 68 hipermarket düşerken bile müşterileri mağazalarına çekmeyi başarıyorlar. Bu başarıyı yeni yaşam biçimlerine göre kurdukları konseptlerle gerçekleştiriyorlar. ABD’de her şeyi bir arada bulabileceğiniz dev hipermarketlerle aynı caddelerde, sadece organik veya sadece taze ürünleri ile rakiplerinden ayrılan dev hipermarketler var. Henüz Avrupa’da bile başlamayan bu hipermarket farklılaşmasına biz Real Türkiye olarak hazırız. Bunun örnek çalışmalarını son açtığımız şubelerimizle birlikte tüm mağazalarımızda aynı anda uyguladık ve başarılı sonuçlar aldık. Örneğin tekstil ülkesi olarak nitelediğimiz ülkemizde ayakkabı reyonlarında satışa sunduğumuz ithal spor ayakkabılarımız büyük ilgi gördü.”

real_kutu1Türk gıda sanayisi yeni kategoriler yaratmalı

Özerkan, bir hipermarket yöneticisi olarak ülkemizde sanayinin özellikle de gıda sanayisinin yeni kategoriler, yeni ürünler yaratamaması sebebi ile reyonlarına koyacak ürünler bulamamaktan şikayetçi. Özerkan, “Özellikle Türk gıda sanayicisi var olan ürün grupları, kategorilerin dışında üretimlere girip yeni ürünler üretmeliler. Var olan ve yoğun rekabetin olduğu kategorilerden pay kapmaya çalışarak harcadıkları maddi, manevi eforu yeni ürünler, yeni kategoriler geliştirmek için harcasalar eminim çok daha başarılı olurlar. Bunun en güzel örneğini Romanya’daki görevim sırasında raflarımızda yer verdiğimiz Türk Kefiri’nde gördüm. Başka bir örneği de son yıllarda geleneksel içeceklerimiz olan şalgam, ayran, limonatanın üretiminin sanayileşmesi ile yaşadık. Ancak böyle bir sürü geleneksel içeceğimiz var iken birçok üreticinin de bu ürünlerin üretimine başlamasını doğru bulmuyorum. Çünkü bu konuda ilk ve doğru yatırımı yapan firmanın, markanın başarısını yakalamak çok zor.”

“Lokasyon konusunda çok seçici olacağız”

2009 yılında açılan ve açılacak 3 hipermarketinde İstanbul’da olmasının lokasyona verdikleri önemden kaynaklandığını söyleyen Özerkan, 2010 yılında AVM yatırımlarının yavaşlayacağına inanıyor. Yatırımların yavaşladığı bu süreçte çıkacak doğru projelerde mutlaka Real’in yer alacağının altını çizen Özerkan, önümüzdeki 6-8 ayda eski mağazalarını yenileyecek. Özerkan yeni mağazaları ile yakaldıkları başarının altında yatan lokasyon seçimi ve satış politikaları hakkında da şunları söyledi:

“Lokasyon konusunda titizlik gösterdiğimiz şartlar belirlendi. Bu şartlara uymayan projelerin içinde yer almayacağız. Bu şartların en önemlisi, herkesin bildiği belli metrekarede yaşayan insan sayıdır. Ayrıca bizim özellikle üzerinde durduğumuz şartlardan birisi de bu insanların hipermarket müşterisi olacak profilde olmasıdır. O profilde B, C ve C1 gelir düzeyindeki insanlardan oluşmaktadır. Bu gelir grubu ağırlıklı olarak hipermarketlerden alışveriş yapıp fiyata çok duyarlı olurlar. Doğru planlanmış promosyonlarla mağazanıza getirebileceğiniz bu müşterilerinizle başarı yakalanır.

real_kutu2Tabi ki lokasyon tek başına müşteri sayısının çokluğunu ve cironun yüksek olmasını sağlamaz. En az lokasyon kadar ürünlerin kalitesi, çeşidi, fiyatı, servisi, promosyonu çok önemli. Bunlar bir bütün olarak çok iyi planlanıp uygulanmalıdır. Bunlardan özellikle servis anlayışı Türk girişimcisinde çok ileri düzeyde. İddia ediyorum Türkiye’deki işini iyi yapan her türlü perakendecinin servis anlayışını dünyanın neresine götürürseniz götürün başarılı olur. Çok iyi fiziki şartlarda uluslararası kazanılmış bir başarı ile Almanya’daki servis anlayışını Türkiye’ye getirip ‘En iyisi budur’ demek yanlış olur. Ancak unutmamalıyız ki Avrupa’da ki hijyen, kategori anlayışı da bizlerde yoktu. Real’in Türkiye’de ki yeni servis anlayışı halkımızın karakterine de uygun olan modern, hijyenik bir ortamda pazar sıcaklığıdır.”

Her mağaza için farklılık şart

“Unutulmamalıdır ki tek anahtar her kapıyı açmaz” diyerek müşteriyi tanımanın önemini özetleyen Özerkan, bu konuda da şunları söyledi:

“Her ülkenin müşteri yapısı farklı olduğu gibi her bölgenin, her şehrin, her mağazanın müşteri yapısı da farklılıklar gösterebilir. Bunu bilerek her mağazamızda ayrı ayrı müşteri analizleri yaptık. Bu bilgiler ışığında her mağazamız için stratejiler geliştiriyoruz. Örneğin insertlerimizde her mağaza için farklı uygulamalar duyurmaya başladık. Bunun için CRM ve mağaza kartı gibi çözümlerimiz yok. Bunlardan önce yapılacak genel uygulamaları başlatıp sonuçlarını ölçüyoruz.

Müşterimizi daha iyi tanıdıkça onlara kaliteli, bol çeşitli, uygun fiyatlı ürünleri hijyenik, modern bir pazar sıcaklığı ile sunmak için satın alma uygulamalarımızda da yenilikler yaptık. Daha önce kategorilerini bizim yönettiğimiz satın almayı başka bir şirkette ki kişiler yapıyordu. Ancak müşteriye daha yakın olmak adına bu iki işi birleştirdik. Artık satın almamızın yüzde 70’ini yapan grup şirketimiz olan MGB’de Real adına satın alma yapan arkadaşlarımız bizim bünyemizde ki satış departmanlarında görev yapıyorlar.”

Krizin önümüzdeki 6-8 ayda tüm dünyada zor günler geçirteceğine inanan Özerkan, 2010 ilk çeyreğinden sonra büyüme öngörüyor. Real Türkiye’de mağaza bazlı olarak da müşteri sayısının arttığını söyleyen Özerkan, tüketicinin özellikle gıda dışı harcamalarını ertelediğine inanıyor.

real_kutu3



.
 


Ücretsiz E-Bülten Üyeliği
Firma Rehberi

Ücretli Site Üyeliği
Ana Sayfa | E-Dergi | Marka Rehberi | Yazarlarımız | Haberler | Basından | İş Arama | Hakkımızda | İletişim | Profiliniz © retailturkiye.com