|
İstanbul’da krizi fırsata çeviren perakende zincirlerinin başında Çağrı Marketler zinciri geliyor. Çağrı Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Kara ile hem perakende sektöründeki gelişmeleri, hem de Çağrı’nın gelecek vizyonunu konuştuk.
Gıda sektöründeki gelişmeler ve artan talepler sonucu hiper ve mega marketlerin doğduğunu söyleyen Ahmet Kara, “Türkiye, dünyanın 17. büyük ekonomisine sahip bir ülkedir. Hızlı kentleşme de bu bahsettiğiniz gelişmelerde önemli bir faktördür. Özel otomobillerin artması, perakende sektöründe önemli değişimler getirdi. Bu vesileyle iş çıkışında insanlar özel otomobilleriyle şehir dışında kurulan büyük marketler ve AVM’lerde rahatça alışveriş imkânı yapabilmektedir. Ürün çeşitlerinin artması da bu süreci hızlandıran etkenlerdendir. Bütün bunlarla bir alışveriş kültürü doğmuş oldu. KOBİ’ler ve üreticiler, bu tür yerlerde gelişme fırsatını yakaladı. Merdiven altı diye tabir edilen satışlar, yerini daha yasal bir zemine oturmasını sağladı. Bu trendin daha da yükseleceğini düşünüyoruz. Türkiye, kalıplarını kırıyor. Her alanda gelişme kaydediyor. Her alanda karşılaştığımız gelişmelerin gıda sektöründe de bu denli büyük çapta kendini göstermesi de elbette kaçınılmaz. Türkiye, Avrupa ülkelerine kıyasla hiç de aşağı kalır bir durumda değil, hatta kimi Avrupa ülkelerini bu alanda geçmiş durumdadır. Gerek hijyen, gerek ürün çeşitliliği açısından son derece ileri durumdayız. Poşetlerden para alan ülkeler ve marketler var. Ama biz bunlar için bir bedel almıyoruz. Servislerimiz, müşterilerini kapıya kadar bırakmakta. Bizde müşteri memnuniyeti esastır. Misyon ve vizyonumuz bunun üzerine kurulmuştur.
Tabii ki bütün bunların yanında bakkallarımız, geleneksel satış işlemlerini gerçekleştirmektedir. Onlar her daim var olacaktır, olmaları da gerekir. Sokakların ve mahallelerin vazgeçilmez mekânlarıdır onlar. Bu açıdan onların yeri başkadır ve önemlidir. Lakin bakkallarımız da bir araya gelip marketleşmelidirler ve bu gelişime ayak uydurmalıdırlar. Uygun fiyat politikası ve zengin çeşit barındırması açısından yapılacak başka seçenek de bulunmamaktadır” dedi.
Marketler yasası çıkmalı!
Market yasasının bir an önce çıkarılması gerektiğini kaydeden Kara, şu açıklamada bulundu:
“Her sektörde olduğu gibi, bizim sektörde de boşluklar bulunmakta. Bunların sağlıklı bir zeminde doldurulması gerekmektedir. Hukuki altyapı sektördeki düzenlemelerin yapılabilmesi ve doğabilecek istismarların önlenmesi için her zaman gerekli olan bir husustur. Ülke gerçeklerine uyması ve haksız rekabetin önlenmesi için ne gerekiyorsa yapılmalıdır. Kimseye özel ayrıcalıklar verilmemeli. Özellikle il-ilçe belediyelerin araştırmaları iyi olmalıdır.
Pazar gününün genel tatil olması hasebiyle tabiatla bütünleşme fırsatı olacaktır. Piknik yerleri ve sahil kenarlarına gidişle şehrin ağırlığı azalacaktır. Marketlerin Pazar günleri kapanması bu tür faydaların ve imkanların doğmasına da zemin hazırlar. Aksi takdirde insanlar tatillerini AVM ve marketlerde alışveriş yaparak geçirme durumunda kalıyorlar.”
Gıda sektörüne yabancı firmaların yatırım yapmasını oldukça manidar olarak değerlendiren Kara, “Neden diğer sektörlerde değil de özellikle perakende sektörüne yöneliyorlar. Bunun sebebi, hazır bir Pazar bulunmasıdır. Burada tüketicilere büyük görevler düşmektedir. Yerel sektörlerle dayanışma içinde olmalıdır. Dünyada tüm tüketiciler, kendi yerel kuruluşlarıyla dayanışma içindedir. Bu bizde daha da önemli ve öncelikli olmalıdır. Para bir güçtür. Herkes kendi ülkesi menfaatleri doğrultusunda kullanmalıdır. Basın bu konuda daha duyarlı olmalı ve yerli yapıyı desteklemelidir. Kendi kültürümüze uygun olmayan satışların yapılması hatta bunlar için çok büyük reyonlar hazırlanması, yabancı sermayenin hangi amaçla burada bulunduklarının en büyük kanıtıdır. Biz geleneksel değerlerimize önem verilmesinden yanayız. Müslüman mahallesinde salyangoz satmak ne zamandır bir değer olarak algılanmaktadır. Mesela yabancı marketler kendi ülkelerinde Pazar günleri yasa gereği kapalı olurken, ülkemizde Pazar günlerin tatil olmasına karşı çıkmaktadırlar. Biz yerli marketler ise tatil olmasını istiyoruz. Çağrı hipermarket bir yerel kuruluştur. Çağrı olarak yabancı sermaye nedeniyle yerli üretici ve satıcıların kapılarına kilit vurması, personelinin işsiz kalması bizi üzüyor. Biz yabancı ülkelere gittiğimizde oradakiler ülkemizin iş adamlarına hava alanında bile iyi davranmıyor. Bizdeki hoşgörü ve kalenderliği oralarda asla göremiyoruz” dedikten sonra şunları söyledi:
Personel eğitimi önemli
“Market olarak bizler üretici ile tüketici arasında köprü vazifesi yapmaktayız. Bu nedenle tüketici istek ve şikâyetlerini ilk elden öğrenebilmekteyiz. Üretici firmaların buna önem vermesi, hem kendileri hem bizler açısından olumlu gelişmelere zemin hazırlayacaktır.
Çağrı olarak, üretici kuruluşlarla çok sıkı işbirliği içindeyiz. Üretim aşamasında dahi tüketici istekleri noktasında görüşmeler yapmaktayız. Kuruluşları ziyaret etmekteyiz ve çalışmalarını yerinde izlemekteyiz.
Lojistiğe çok önem veren bir firmayız. Hijyenik depolamaya önem veriyoruz. Bundan dolayı lojistik merkezimiz için çok büyük yatırımlar yaptık, yapmaya da devam ediyoruz.
Personel eğitimine de önem vermekteyiz. Lojistik merkezimiz aynı zamanda eğitim merkezi olarak da faaliyet yapmakta. Belirli aralıklarla sektörden ya da eğitim merkezlerinden hocalar tutarak personelimizi bilinçlendirme ve motivasyon dersleri verdirmekteyiz. Bu amaçla bir çağrı akademisi kurma düşüncesindeyiz. Bu konudaki Ar-Ge çalışmalarımız devam etmektedir. Biz istiyoruz ki, bu konuda bir okul kurulsun ve hem eğitim verilsin hem de staj yapılsın. Bizde tüketici memnuniyeti esastır. Bunun yolu da personel memnuniyetidir. Personelimiz memnun olduğu müddetçe, bu durum tüketiciye yansıyacaktır. Personel sirkülasyonu bizde bu yüzden çok azdır. Personelimiz işini sahiplenmiş durumdadır. Bütün bu olumlu gelişmeler tüketicilerimizin de marketimizi sahiplenmesine sebebiyet vermiştir. Bundan dolayı hem müşterilerimize hem de personelimize teşekkürlerimizi sunarız. Müşterilerimizi mahcup etmedik, etmeyeceğiz. Bu konuda idari kadro, çalışanlar ve müşterilerimiz el ele vermektedir. Güçlü bir dayanışma içindedir.”
Ümraniye Dudullu’da 2800 metrekarelik satış alanına sahip marketi açtıklarını, Bostancı şubesini adeta yeni açılan bir mağaza yatırımıyla yenileyerek daha zengin çeşit ve alışveriş mekanıyla hizmete sunacaklarını kaydeden Kara, “İstanbul’da şube sayımızı artırmayı hedefliyoruz. Bu konuda çalışmalarımız sürmektedir. Çağrı konseptine uygun yerlerde mağaza açmaya ya da devretmek isteyen mağazalarla görüşmeye açığız. Bunlardan kesinleşenleri kamuoyunda paylaşacağız. Mağaza açarken niteliğe önem vermekteyiz. Şube sayısını çoğaltmak için mağaza açmayı düşünmüyoruz. İhtiyaç hissedilen yerlerde müşteri taleplerine uygun olarak çalışmalar yapıyoruz. İstihdam konusunda dikkat çekmek istiyoruz. Bu konuda üzerimize düşen sorumlulukların farkındayız. Ülkemizin gerçeklerine uygun bir şekilde bu sorumluluk bilincini yerine getirmeye çalışıyoruz. Bir nebze de olsa katkıda bulunursak kendimizi bahtiyar addederiz. Hükümetimizin ekonomik ve sosyal çalışmalarımızdan memnunuz. Onların pozitif çalışmaları bizi de yatırımlar konusunda cesaretlendirmektedir. Daha da olumlu çalışmalar ve iş adamlarıyla çok güçlü diyaloglar kurmasını bekliyoruz” dedi.
11 Aralık 2009 tarihinde Şirinevler Ulu Camii altındaki 3.500 metrekarelik alışveriş alanlı marketi yenileyerek hizmete açan Çağrı, 2010 yılının başında Haznedar mağazasını hizmete sokacak.
|