|
Fevzi Pınar, yerel zincirlerin dengeleri yeni kurmaya başladıklarını ve bundan sonrada ipleri ele geçirmeye çalışacaklarını düşünüyor.
Samsun’da uzun süre perakendecilik yaptıktan sonra önce Beğenal Şarküteri zinciri girişimi ve arkasından Avrupa’nın önemli kozmetik zincirlerinden Rossmann’ı Türkiye’ye getiren Pınar ailesi, şimdilerde Pnr Kozmetik ile yatırımlarına hız verdi. Şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Fevzi Pınar ile sektörü, yatırımlarını ve geleceği konuştuk.
Kısaca Pınar Marketler’den sonraki ticari değişim ve gelişmelerinizi anlatır mısınız?
Nisan 2009 'da ticari faaliyetlerimizi İstanbul'a taşıdık. Gıda işi 47 yıldır yaptığımız bir işti. Bu yüzden şarküteri ismi de bize sıcak geldi. Avrupa'nın büyük perakendecilerinden biri olan Rossmann ile yaptığımız ortaklıktan sonra hem kadro ve ilgi, hem de enerji buraya kaydı. Bu yüzden şarküteri operasyonundan vazgeçtik.
Rossmann 2400 mağazalı ve 4,65 milyar avro cirolu bir kozmetik perakendecisi idi. Bizde kozmetik sektörüne girmeye hazırlanıyorduk. Biraz denk geldi ve Türkiye operasyonuna %25 ortak olarak mağazalaşmaya başladık. Ancak yönetim ilkeleri açısından taviz veremeyeceğimiz konular gündeme gelince 1. yılımız dolduğunda karşılıklı anlaşarak ortaklıktan ayrıldık. Bizim için uluslararası ticaret ve kozmetik sektörü bilgileri adına iyi bir tecrübe oldu. Altyapımızı daha iyi analiz etmemize sebep oldu. Onlar artık kendileri devam ediyorlar. Bizde kazanımlarımız ile birlikte yolumuza devam ediyoruz.
Yakın ve uzun vadede başka benzer perakendecilik girişiminiz, yatırımız olacak mı? Nelerdir?
Perakendecilikten vazgeçmemiz mümkün gözükmüyor. Ailemizin genlerine işlemiş bir kere. Orta vadede yine Avrupa'dan bazı ortaklıklarımız olacak. Görüşmelerimiz sürüyor. İlgi alanımız tekstil ve bijuteri konuları. Umarız bu kanallarda da olumlu sonuçlara ulaşabiliriz.
Fevzi Pınar olarak şu anda bir perakende kimliğiniz olmamasına rağmen özellikle yerel perakendecilerin çatı örgütü olan TPF’nin aktif, gönüllü bir üyesi olarak çalışmalara katılıyorsunuz. Bu kimliğinizle sektörümüzü değerlendirdiğinizde yerel perakendecilerin geleceğini nasıl görüyorsunuz?
Temelinde harcınız var ise çatısında da kiremitinizin olması çok doğal. Şahsen sivil örgütlerin doğru işlediğinde ülke yönetimine en çok katkı sağlayan organlar olduğunu düşünenlerdenim. TPF'nin her işini kendi işim gibi görerek, severek ve samimiyetle yapmaya çalışıyorum. Şu an için perakendeci değilim ancak perakendeci arkadaşlarımdan da kopmuş değilim.
Yerel perakendecilik doğru yolda büyümeye devam ediyor. Artık ezilmiyor, korkmuyor. Eksiklerini görmekten kaçmıyor. Her gün işine yenilikler ekliyor. Gelişmeye ve öğrenmeye meyili arttı. Artık eğitimli ve donanımlı olan yenilikçi ikinci kuşaklarda işlere katılmaya başladı. Aslında yerel zincirler dengeleri yeni kurmaya başladılar ve bundan sonrada ipleri ele geçirmeye çalışacaklar diye düşünüyorum.
Pnr Kozmetik’in amaç ve hedefleri nelerdir?
Şu an bütün ilgimizi, birikimimizi ve tecrübelerimizi Pnr Cosmetics için kullanıyoruz. Masanın diğer tarafından geldiğimiz unutulmamalı. Perakendeciliğin kimyasını iyi biliyoruz. Amacımız müşterimizin ortalama beklentilerinin üzerine çıkmak, hayretle ve süprizler ile dolu bir alım-satım ilişkisi kurmak. Bunun için farklı boylar, farkı ürün karmaları olan paketler, içerik ve ambalaj da iyi kalite, yüksek kar marjları sağlamak, rekabetçi fiyatlar oluşturmak, tüketicinin ilgisini çekecek çalışmalar yapmak ve en önemlisi de doğru marka yönetimi sağlamak gibi hedeflerimizi gerçekleştirmeye çalışıyoruz.
Yurt içinde şu an 1250 noktadayız. Bunu 5 ayda sağladık. Sene sonu 3500 SPM ve parfümeri satış noktasında, 4000 eczanede, 1000 kuaförde olmayı hedefledik. Yurt dışında ise şu an 6 ülkede bayiler oluşturduk. Sene sonuna kadar 20 ülkeye ulaşmayı hedefliyoruz.
Pnr Kozmetik’in ürün ve markaları hakkında bilgi verir misiniz? Bu ürün çeşitlerine neler eklemeyi düşünüyorsunuz?
Kendi markamız olan ‘Punto’ ile raflardayız. Şu an için kişisel bakım aparatlarımız var. Saç, duş, manikür-pedikür, makyaj aparatları Punto markası ile çıkıyor. Almanya ve Polonya'dan distribütörlüklerimiz var. Polonya'dan Dax Kozmetik’e ait Dr. Sun markası ile bu sene güneş ürünlerine çok iddialı girdik ve ilk seneye göre çok iyi bir dağılım yaptık. Almanya Solingen'den WK Kretzer çelik ürünlerinde ve WKS Ambassador deri makyaj çantalarında Türkiye ve Orta Doğu temsilcisiyiz.
Punto markası çok büyüyecek. Sermaye yatırımımızı bu markaya kaydırıyoruz. Öz sermaye ile büyüteceğiz. Perakendecinin ve müşterinin beklentisini karşılayan, aynı zamanda da rafta yeterince rekabet olmadığı için fiyat kriterleri yukarıda duran ürünlere girip fiyatları aşağı çekeceğiz. Ürünü satın almayı müşteri adına kolaylaştırıp yüksek adet satmak hedefindeyiz. Satış adetlerinin yükselmesi özellikle gıda perakendecisinin bu ürünlere daha sempatik bakmasına sebep olacaktır. Tabiki ekstra ciro ve yüksek karlar da perakendeciyi mutlu edecek ve istikrarlı bir alım-satım ilişkisine sebep olacaktır. Pnr'nin tüm senaryosu bunun üzerine kurgulandı.
Yakında hidrofil pamuk, kulak pamuğu, makyaj pamuğu, ıslak mendil-havlu, oje-aseton, duş jeli pazarında Punto markalı ürünlerimiz olacak. Birde sürpriz bir ürün grubu ile Ağustos ayında Punto markası ile raflarda olacağız. Bu tip bir ürün kimsenin rafında yok. Farkımızı hissettireceğiz. Daha iyi anlaşılacağız.
Şunu belirtmeliyim ki; Punto markası 4 kanala ayrılıyor. Punto Classic (SPM'ler için), Punto Deluxia (SPM ve kozmetik mağazaları için), Punto Med (eczane için), Punto Professionel (kuaförler için).
Punto Markası ile satış kanalı olarak bijuteri, kırtasiye, elden doğrudan satış katalogları, internet, kiosklar, çok katlı mağazalar, yakıt istasyonları, havayolu şirketinin doğrudan satışı kanallarına da hizmet veriyoruz.
Dışarıdan gördüğümüz kadarı ile firmanızın stratejisi marka, konsept yaratarak büyümek. Dünyanın bu konuda ki örnek firması SaraLee gibi üretim tesisi yatırımı yapmadan marka yatırımınızla mı büyümeyi hedefliyorsunuz?
Söylediğim gibi Punto markasına büyümesi için ne gerekiyor ise yapacağız. Danışmanlar ile çalışıyoruz. Şirket merkezinde profesyonel hakimiyeti var. Aile şirketi gibi yönetmiyoruz. marka yönetimi ve yatırımı en çok önem verdiğimiz konu. Tüm gücümüzü ve ilgimizi marka ve ürünlerimize vereceğiz. Üretim tesisi yatırımı yapmayacağız. Ülkemizde yurtdışına yüksek tonajlarda fason çalışan çok iyi üretim tesisleri var. Yeni tesislere ihtiyaç yok. Zaten eksik kapasite çalışılıyor. Kapasite kullanımını artırmak üreticinin ve bizim maliyetimizi tahmin edemeyeceğiniz kadar aşağı çekiyor. İyi fiyatın sırrı da burada zaten. Birde sermayemizi tesise değil peşin alıma yada önceden ödemeli alıma ayırdığımız için oluşan üretim maliyeti avantajını da unutmamak lazım. Dünya bu trentte çalışıyor biz neden tesis kurma yarışına girelim ki?
Bu markaları yaratırken ihtiyacı olan perakendeciye Private Label hizmeti de verecek misiniz? Neden?
Private Label Hizmeti veriyoruz. Bununla ilgili görüşmelerimiz devam ediyor ancak şu an yapılmış bir PL çalışmamız yok. Özellikle zincir olmuş tekstil mağazalarının ve renkli kozmetik firmalarının manikür-pedikür ürünlerine PL açısından ilgileri var. Bu ürünleri yapan bir firma da yok. Keza bayanların yoğun girdiği her mağaza zinciri potansiyel bir PL müşterisi olabilir düşüncesindeyim. Dedim ya eksikler, boşluklar değerlendirilecek ve müşteriye istediği verilecek.
Rossmann tecrübesi ile Türkiye’de kozmetik ve kişisel bakım perakendeciliğini değerlendirir misiniz?
Türkiye genelinde faaliyette olan Hong Kong Merkezli Watson's markası var. İstanbul lokasyonlu yerli markamız Gratis var. Bölgelerinde ve yakın illerde yayılmış güçlü markalardan Hobby, Odak, Platin gibi zincirler var. Bölgeselde en iyi işi yerel parfümeriler yapıyor. İsmini sayamayacağım bir çok iyi marka var. Ulusalda da şimdi drogeriemarkt konsepti Almanya Merkezli Rossmann ile Türkiye'ye geldi. Rossmann'da Watson's firmasının ortak olduğu bir şirkettir. Bu Konsept Watson's markasından farklı olarak sadece kişisel bakım değil bir çok gıda ve gıda dışı ürünleri satıyor. Her işletmeden pay alabilecek yapısı var. Yurtdışında çok tutulan bir konsept. Türk halkı da sevdi. Uzun vadede daha da başarılı olacaklar diye düşünüyorum. Ancak yereller hem parfümeri de hem de süpermarketlerde gerekli önlemleri alırlar ise bu yükseliş daha az etkili ve daha uzun sürede olacaktır. Süre uzadıkça müşteri drogeriemarktı bir yenilik olarak göremez. Alışkanlıklarından da kolay vazgeçmez. Anahtar şu; Herkes gitsin bu konsepti incelesin. Kendisinden pay almaması için ne yapacağını düşünüp uygulasın. Aksi halde ülkemizde sollanabiliriz. Lütfen dikkat edelim. Ben şahsen bu konuda çok hassasım ve yereller ile birlikte çalışmaya da bilgi vermeye de hazırım.
Özellikle SPM’lerin kişisel bakım ve kozmetik reyonlarını bir an önce genişletmeleri, çeşitlendirmeleri, bayan müşterisinin memnuniyetini üst düzeye çıkarmaya çalışmaları gerekmektedir. Eğer bayanlar kişisel bakımda aradığı ve kullandığı ürünlerin bir çoğunu spm de bulamaz ve drogeriemarktlara gitmeye başlar ise tehlikede başlamış demektir. Cola'dan tuvalet kağıdına, çikolatadan çocuk mamasına, çaydan makarnaya kadar herşey drogeriemarkta var. Müşteri sadece manav-et-şarküteri almak için markete gelebilir ve tüm ihtiyaçlarını drogerimarktan görebilir. Lütfen Dikkat!
İnternet perakendeciliği ile PNR Kozmetik ne kadar bir arada olacak? Bu konuda da farklı bir yatırımız olacak mı?
Web'te değişik zamanlarda farklı adreslerde ürün satışımız oluyor. Daha çok Lüx Ambassador setler sattırıyoruz. Market, parfümeri rafında olan ve müşterinin bir çok noktada ulaşabildiği ürünleri web'e koymuyoruz. Müşterilerimizin satışta zarar görmemeleri en çok dikkat ettiğimiz konulardan. Aç gözlü olup her grubu her yerde satışa sunmak bize göre değil. Her zaman ilk önce kendimizi perakendeci müşterimizin yerine koyarak düşünürüz. İnternette kendimiz direk satış yapmayacağız. Web'ten pazarlama kanalları aracılığı ile devam edeceğiz.
|