|
Bu sütunlarda genellikle sektörümüzün bugününden çıkarımlar, geleceğe yönelik öngörüler veya öğrendiklerimizden paylaşımlar çerçevesinde yazılar kaleme alıyorum.
Bu kez gerilere gidelim: 1990 yılına. Berlin Duvarı 1989 sonlarında yıkılmış, Sovyetler dağılmış, yepyeni fırsatlar belirmiş (en azından dimağımda) ve biz (1986 – 1994 arası DigiFiter’in genel müdürlüğünü üstlenen Avi Alkaş’la birlikte) EuroShop Düsseldorf’ta yeni distribütörlükler peşindeyiz.
Bu kez farklı bir yola girdik. Türk gıda perakendeciliğinin yapısını az da olsa değiştirmek ve daha da çağdaşlaştırmak amacıyla (o zamanlar Metro dışında hiç uluslararası perakende gıda zinciri yoktu – İlk Carrefour 1993’te açıldı, Migros ise tamamiyle Türk sermayeliydi) Fransa’nın önde gelen oyunculardan birini ülkeye davet etmek üzere Paris’e gittik.
Neden Fransızlar? Avrupa’da hipermarket modelinin öncüleriydiler. Uluslararası deneyimleri yüksekti. Carrefour 1975’ten beri Brezilya’daydı, Continent ise 1978’de İspanya’da ilk hipermarketini açıyordu.
Yerel ortaklıklara açıktılar. Almanlar genelde sermayenin % 100’üne sahip olmak isterken, Fransızlar ülkeyi iyi bilenlerle işbirliği yapmaya hazırdılar. Tabii, en önemlisi de onlarla Fransızca konuşmak kolaydı!
Promodes (Continent – Champion – Dia) grubunun İş Geliştirme Müdürüne (Blaise Durand-Reville) Türkiye’yi tanıttık. İlgi? Yok! Polonya veya Çekoslovakya daha cazipmiş.
Yılmadım! Raporlar, ziyaretler, bir Paris, bir İstanbul, perakende sektörünün ileri gelenleriyle görüşmeler, yeniden Fransa’ya yolculuk.
Sonuçta Promodes Holding’in Y.K. Başkanı Aralık 1990’da İstanbul’a gelir ve 3 yakın yardımcısı, eşim ve benimle bir akşam yemeğinden sonra Türkiye’ye yatırım yapmak üzere yönetim kuruluna öneri götürme kararını verir. Daha esaslısı, bu projeyi birlikte gerçekleştirmek gayesiyle bana görev verilir. Hem yerel ortak bulma, hem de benim küçük ortaklığım onaylanır.
Ülkenin ileri gelen şirketleri kazan, ben kepçe ortak arayışında önce adayları elemeye başlarız. Gıda perakendeciliğinde yatırımcı olmak isteyecek, parası olacak, ana hissedarı önde gelen ailelerden biri olacak, profesyonel kadrolara sahip olacak, gayrimenkul işlerinde tecrübe aranacak…vb vb.
Sonuçta Paul-Louis Halley’in (Promodes’in Başkanı) yaklaşımına denk, istenen yapıda ve güçte holding bulunur: Doğuş Grubu. Tüm 1991 ve 92’yi kapsayan müzakerelerden sonra Peral Perakende Alışveriş Merkezleri A.Ş. kurulur. Hissedarlar: Promodes (% 63), Doğuş (% 36) ve çelimsiz yazarımız (% 1). En büyük katkım ise: iki grubu yakınlaştırmak ve şirketin adını önermek.
Sıra gelir ilk mağazayı açmaya! Yerli ortak arsa önerir, yabancı beğenmez. Ya pahalıdır, ya araştırma sonuçları iyi çıkmamıştır… Esas problem, Continent’çilerin ayni anda 3 ülkede daha yatırıma soyunmuş olmaları: Yunanistan, Tayvan ve Türkiye. Üç pazara tek genel müdür atanması da işleri müthiş güçleştirir. Monsieur … Asya’nın diğer ucuna gidecek, dönüşte Fransa’ya uğrayacak, sonra Ege’nin iki kıyısına gelecek. Yatırım kararları da bekleyecek.
Hem Doğuş memnun değil, hem de miniskül ortak! Başladım Paris merkeze rapor bombardımanına, iki amaçla:
• Türkiye’nin büyüklüğü tek genel müdür gerektirir.
• Hipermarket formatının dışında Champion süpermarket ve Dia discount modellerini de bu pazara tanıtmak lazım!
1995’te ilk Continent hipermarketimizin Beylikdüzü’nde açılmasından hemen sonra Peral’ın genel müdürlüğüne deneyimli Remy Camous getirilir. İşler hızlanır, Bursa ve Mersin hipermarketleri 1997’de açılır, Champion ve Dia projelerinin devreye girme planları yapılır.
İşte 1990 görüşmesi ile başlayan ve 1997’ye uzanan dönemdeki Continent maceram. Devamı bir başka yazıya.
Yazarımızın bu yazısı Retail Türkiye Dergisi’nin Ocak 2010 - 11. sayısında yayınlanmıştır.
|