|
Fransız Promodes grubunun Continent Hipermarketleri Türkiye’ye Peral A.Ş olarak Doğuş Holding’le ortaklık kapsamında 1993 yılında geldi ve ilk mağazalarını 1995’te Haramidere – Beylikdüzü’nde açtılar. Bu pazara ilk girişleri için yatırım çabalarını, bana verilen ortak bulma görevini ve 1997 yılına kadar geçen süreyi bir önceki yazımda (http://www.retailturkiye.com/rauf-arditti/perakendecilik-anilarim-continent-hipermarketlerinin-turkiye-ye-gelisi) anlatmıştım.
Peral’in ilk Yönetim Kurulu Başkanı Doğuş tarafından Zekeriya Yıldırım’dı ve perakende sektörün gücüne ve geleceğine inanırdı. Fakat Doğuş’un bu işe girme konusundaki esas itici gücü rahmetli Ayhan Şahenk’ti. Promodes benden yerli ortak adayları önermemi istediğinde Türkiye’nin büyük bazı holdinglerini liste dışı tutmuştum. Zaten perakendede olanlar (Koç – Migros gibi) veya gıda üretimine fazlasıyla odaklanmış olan gruplar (Pınar ürünleri – Yaşar) Fransızların hedefinde değillerdi. Promodes o yıllarda et üretiminden yeni çekilmişti ve ‘gıdacı’ ortağın kendi ürünlerinin satışında baskın olacağını düşünürdü.
Aranan, ‘profesyonel – aile’ dengesi olgunlaşmış bir gruptu. Fransız grubunun başında bulunan Paul – Louis Halley şöyle derdi: ‘’İş açmaza varırsa ortağımla oturur konuşur anlaşırız. Profesyonellerin uzun sürede alamayacakları sonuca biz iki kişi kestirmeden gidebiliriz!’’ Tabii arada % 1’lik hissedarın fikrini de alacak değillerdi!
Nasıl oldu bu % 1 hikayesi? Fransızlara Türkiye’de yatırım yapma önerisini ilk götürdüğümde ‘’ne istersin?’’ diye sordular. %4 ortaklık diye israr ettim. Hemen ‘hayır’ demediler! Hesaplar yapıldığında ve yatırımlar için küçücük hissedarın dahi 1 milyon doları taahhüt etmesi gerektiği belli olduğunda bende şafak attı. Son anlaşmaya varmadan % 3’ümü diğer ortaklar arasında pay ettik ve bana sembolik hisse kaldı.
Gene öykünün başlarına gittim çünkü ‘90’ların ikinci yarısında Türk ve Fransız hissedarlar arasında nasıl görüş farklılığı oluştuğunu anlatmalıyım. Özellikle Carrefour’un Türkiye operasyonlarının % 40’ını 1996’da Sabancı Holding’e devrederek mağaza açılışlarını hızlandırmasından sonra Ayhan Bey de rakip olarak daha süratli yatırım yapma hevesindeydi. Continent, Fransa ve İspanya gibi ülkelerde başa oynarken Türkiye’de ağır aksak ilerliyordu. Bu da Türk ortağın eleştirilerine neden oluyordu.
Zekeriya Yıldırım bir süre iki ortak grup arasındaki ilişkileri rayında yürütmeyi başardı. Ben de bir rapor hazırlayarak perakendecilik sektörünün sabırla ele alınması gerektiğini ve Promodes’in Güney Avrupa’daki (Fransa, İspanya, Portekiz, İtalya ve Yunanistan) tutumu itibariyle ‘’Türkiye için halen en doğru yabancılardan biridir’’ savını elimden geldiğince savundum.
Sonuçta Fransızların temposu Türklere yavaş geldi. Carrefour ve Real hızla mağaza açarken Peral ince eleyip sık dokuyordu. Doğuş ortaklıktan ayrılmaya karar verdi. Hisselerini devrettiler ben tek yerli ortak olarak cascavlak kaldım.
Sektördeki ağırlığımızı artırmamız gerekiyordu ve bu yalnız organik büyüme ile olmayacaktı. İstanbul, Bursa ve Mersin’e muhakkak Ege’yi de katalım diye fikir yürütürken 1994’te Bornova – İzmir’de ilk mağazasını açan ve bazı donanımlarını DigiFiter’in verdiği Kipa’yla temas kurdum. Üst yönetimi 1999 Temmuz’unda İspanya’ya davet ettik ve Promodes’in başarılı Continente zincirini birçok kentte gezdik ve inceledik. Kipa ve Promodes yöneticileri arasında ılık bir yaklaşım başladı.
İki şirketin birleşmesi veya Peral’ın Kipa’yı satın alması benim için çok önemli ve karlı bir adım olacaktı. Temmuz’da başlattığım girişimler bir ay sonra 1999 Ağustos’unda darbe yedi.
Paris’ten gelen haberde Promodes’in (Continent, Champion ve Dia) Carrefour’la birleşeceği belirtiliyordu. Tüm planlarım altüst olmuştu!
Yazarımızın bu yazısı Retail Türkiye Dergisi’nin Şubat 2010 - 12. sayısında yayınlanmıştır.
|