|
Söylenenler belgelendirilmeli ki gelecek kuşaklar ve gençler bu sektörün tarihini okuduklarında kişilerin nasıl fikir yürüttüklerini bilsinler. Birçok konunun hızla unutulduğu ve hafızaların bir aydan ötesini hatırlamadığı bir ortamda ‘’söz uçar, yazı kalır’’
Sektörde uzunca bir süredir bulunduğunuzda anılar değer kazanıyor. İyi, kötü…24 yıldan bu yana Türkiye’de gıda perakendeciliğini takip ediyor, düşüncelerimi birçoklarınızla paylaşıyor, zaman zaman yazıya döküyor veya kayıt altına almaya çalışıyorum.
Konuşmak yetmiyor! Söylenenler belgelendirilmeli ki gelecek kuşaklar ve gençler bu sektörün tarihini okuduklarında kişilerin nasıl fikir yürüttüklerini bilsinler. Birçok konunun hızla unutulduğu ve hafızaların bir aydan ötesini hatırlamadığı bir ortamda ‘’söz uçar, yazı kalır’’ özellikle önemli.
Bundan 15 yıl kadar önce o zamanlar sektörümüzün en önde gelen derneğinin başkanı olan saygın bir işadamı ile ‘polemiğe’ girdik. Tırnak kullanıyorum zira benim onun dediklerinden haberim vardı ama o beni okur muydu? Bilemem!
Konumuz: Walmart Türkiye’de yatırım yapar mı, yapmaz mı? Sektörün tanınmış ismi ısrarla büyük ABD perakendecisinin geleceğini iddia ediyor ve bunun kısa bir zamanda gerçekleşeceğini ilan ediyordu. Bense aşağıdaki nedenlerden dolayı ‘’Walmart henüz Türkiye’yi gündemine almadı’’ diyordum (Satış Noktası’nda yazılarım):
* 1990’ların ortalarında Türkiye’de organize gıda perakendeciliği küçüktü (takriben USD 25 milyar, bugünlerde ise USD 60 milyar),
* Walmart’ın satın alabileceği tek doğru dürüst şirket Migros’tu, fakat o tarihte Koç Holding satmaya yanaşmıyordu,
* Ülkenin kayıt dışılığı bugüne göre göreceli olarak yaygındı. Amerikalılar için yasal statülerde çalışmak, kendi suistimal cezaları yüzünden, bir hayli önemli,
* Walmart Almanya (1998 - 2006) ve İngiltere’den (Asda – 1999) sonra Çin ve Güney Amerika’da yayılmaya, Güney veya Doğu Avrupa’ya göre öncelik veriyordu (nitekim 90’ların sonlarından bu yana Batı veya Doğu Avrupa’da hiç yeni yatırıma girişmediler).
Bu karşılıklı söyleşinin sonucunu hepimiz biliyoruz. 2009’a kadar Walmart’tan Türkiye’ye yatırım yok! Bugün ise durum değişti. Amerikalıların buraya ilgileri giderek artabilir. Carrefour’un Çin operasyonlarıyla ilgilendiklerini Fransız basını haber veriyor. Belki ardından?
Bundan 6 yıl önce de bir başka konuyla ilgili gene sektörün önde gelen bir yöneticisi ile fikir ayrılığımız oluştu. ‘’Yasa çıkar mı, çıkmaz mı?’’ Malum perakende yatırımlarını kontrol altına alacak ve bir sürü bürokratik engellerle büyük hipermarketlerin açılışlarını geciktirmeyi hedefleyen kanun tasarısından bahsediyorum.
Eski sanayi ve ticaret bakanımızla birlikte, sektörümüzün saygın bazı kişileri yasanın çıkmasını hararetle savunuyorlardı. Hatta daha ileri giderek ‘’Pazar günleri küçük esnaf rekabete dayanamıyor, Almanya’da olduğu gibi bizde de dükkanlar açık olmasın’’ demeye getirdiler. ’Olmayacak duaya amin der!’ gibi.
Bu yasa çıkmadı! Başbakanlıktan döndü. 2003 yılında yazdığım Satış Noktası’nda ‘’Carrefour’un CEO’su Daniel Bernard’a Bayrampaşa hipermarketinin açılışında eliyle baklava yediren Başbakan’ın ülkesinde esas amaç daha fazla uluslararası yatırımdır, yoksa bunların engellenmesi değil!’’ demişim (veya buna yakın sözler).
Bundan sonra çıkmaz diye bir husus yok. Fakat kayıt dışılığı teşvik eden, büyük perakende yatırımları önleyen, uluslararası şirketlerin Türkiye’ye girmesini geciktiren veya Anadolu’nun sosyal açılardan gelişmesini frenleyen adımları bu iktidar atmayacaktır, eğer onları iyi tahlil edebilmişsem.
Bir an için anılara döndüm. Yazıya döküldü mü, yıllar geçse de öngörülerin isabeti veya isabetsizliği, daha net ortaya çıkıyor.
Sektör dergilerine katkıda bulunan tüm yazar arkadaşlarımın ayni duyarlılığı gösterdiklerine inancım tam.
Yazarımızın bu yazısı Retail Türkiye Dergisi’nin Ekim 2009 - 8. sayısında yayınlanmıştır.
|