retailturkiye.com


Ana Sayfa | E-Dergi | Marka Rehberi | Yazarlarımız | Haberler | Basından | İş Arama | Hakkımızda | İletişim | Profiliniz Salı, 22 Mayıs 2012 
Altan Vural
Altan Vural

Nurdan Tümbek Tekeoğlu
Nurdan Tümbek Tekeoğlu

Birant Esinoğlu
Birant Esinoğlu

Servet Topaloğlu
Servet Topaloğlu

Rauf Arditti

Digi Fiter A.Ş
Yönetim Kurulu Başkanı
r-arditti@tnn.net

 Toplam 33 yazısı bulunuyor. Tüm yazıları görmek için tıklayın. Tümü için ... (33)
Dolandırıcılık girişimleriyle mücadele Yazdır
Yazarlar - Rauf Arditti
Perşembe, 02 Eylül 2010 14:17

Sonunda Anadolu’lu isyan eder, başlar bağırmaya çağırmaya. İşte o anda polis gelir, huzuru bozuyor diye adamı kodese tıkarlar. Kurtarmak için ailesi seferber olur. Arka arkaya havaleler başlar, akrabalarını kurtarmak için. Adam bin pişman, aile perişan!

Her Türk işadamının e-posta kutusuna muhakkak düşmüştür; Afrika’nın ücra bir ülkesinden gelir: ‘’Ben ülkenin eski Cumhurbaşkanı Zavazingo Bokasardi’nin oğluyum. Babam düşürülmeden once Bankada 50 milyon doları vardı. Yeni rejim beni tanımıyor, parayı çekemiyorum. Fakat siz pasaport numaranızı ve yetki mektubunu verirseniz tutarı 50 – 50 kırışırız. Filan …falan…’’

Çoğumuzun okumadan dahi sildiği bu mesajlar birçok saf ruhlu Anadolu tüccarının başını yakmıştır. Öykünün gerisi şöyle gelişir: Deneyimsiz işadamımız once cevap verir, sorar ne yapması gerektiğini. Karşılıklı mesajlardan sonra tüccarımıza o ülkenin başkentine gitmek nasip olur. Garip kentlerin meçhul otellerinde karanlık kişilerle toplantılar yapılır. Bir miktar parayı elden vermesi telkin edilir, anaparayı serbest bıraktırmak için.

İlk tutarlar el değiştirdi mi, saf tüccarımız kapana kıstırılmıştır. Banka müdürü kılığında adamlarla görüşmeler: ‘’Merak etmeyin paralar yolda. Fakat tahsilat anına kadar biraz daha vermeniz gerekecektir’’. Sonunda Anadolu’lu isyan eder, başlar bağırmaya çağırmaya. İşte o anda polis gelir, huzuru bozuyor diye adamı kodese tıkarlar. Kurtarmak için ailesi seferber olur. Arka arkaya havaleler başlar, akrabalarını kurtarmak için. Adam bin pişman, aile perişan!

Buna benzer bir dolandırıcılık girişimine DigiFiter’de biz de tanık olmuştuk. 15 yıl kadar önce Benin’den (Batı Afrika) bir faks gelir: 1000 adet elektronik terazi isteniyor. O zamanlar belki 5 milyonluk nüfusu ve Türkiye’den kat be kat geri olan Benin’de böylesine terazi talebi oluşması bizleri düşündürür. Sonuçta 1000 değil de 50 terazilik parti için karar verilir.

‘Alıcı’dan parayı peşin göndermesini isteriz. ABD’nin güney eyaletlerinden birinin küçük bir bankası tarafından keşide edildiği görünümünü veren ve kabartılı rakam kısmıyla şık bir banka çeki çıkar karşımıza. Her yanı pürüzsüz. Üzerindeki tutar da tam 50 terazilik. Hiç pazarlık yapılmamış.

Çeki o zamanlar çalıştığımız Osmanlı Bankası’na göndeririz. Banka peşinen ödemeyi kabul eder fakat biz ileride çek karşılıksız çıkarsa paranın geri istenmeyeceğine dair güvence ararız. Bankayla bir süre görüştükten sonra gerekli teminatı elde ederiz. Çek önce ABD’in büyük bankacılık merkezi New York’a gider oradan da küçük eyalet bankasına ibraz edilir.

Arada, çekin bize ulaşmasını takiben Benin telefon ve faksla bizi taciz ederek bir an önce malın sevk edilmesini ister. Her gün birkaç kez! ‘’Bu acele niye?’’ diye merak etmenize gerek yok, fiyasko ortaya çıkmadan mallara kavuşmalılar.

Biz sözümüzü tutar ve terazileri Benin’e göndeririz. Arada çekin karşılığı olmadığı belirir ve bankamız bize rücu ederek ‘’paraları geri vermemizi’’ ister. Teminat mektubunu ibraz ettiğimizde ise küçük bir karışıklık yaşanır: ‘’Bu mektubu kim verdi?’’. Sonuçta para iade edilmez ve Türk bankası büyük olasılıkla tutarı sigorta şirketinden tahsil etme cihetine gider.

Son zamanlarda giderek yaygınlaşan bir diğer dolandırıcılık metodu da kredi almak isteyen ve bankalardan yüz bulamayan KOBİ’lere yapışan ‘’finansal danışmanlık’’ adı altında hareket eden aracılar. Ciddi ve itibarlı finansal danışmanlık şirketlerinden bahsetmiyoruz. Bu kişiler büyük tutar, uzun vade ve düşük faiz söylemiyle saf Anadolu sanayicisini kandırmaya kalkışırlar. Sofistike ve karizmatik havalı aracılar önce komisyon adı altında bir miktarı peşin tahsil ederler. Sonra her aşamada ‘’ha geldi, ha geliyor!’’ diyerek sızdırdıkları paraları artırırlar. Sonuçta krediyi bekleyen kişi ödedikleriyle kalır ve çoğu kez hiçbir şey elde edemez.

İş yaşamını doğrudan etkileyen bir ilkeyi Latince tekrarlayalım: ‘’Caveat Emptor’’. Satın alan dikkatli olsun! Demek sorumluluk parayı ödeyende. Bir bilene sormakta her zaman yarar vardır.

Yazarımızın bu yazısı Retail Türkiye Dergisi’nin Ağustos 2010 - 18. sayısında yayınlanmıştır.



.
 
.

.

Ücretsiz E-Bülten Üyeliği
Ana Sayfa | E-Dergi | Marka Rehberi | Yazarlarımız | Haberler | Basından | İş Arama | Hakkımızda | İletişim | Profiliniz © retailturkiye.com