|
E' den A' ya kadar her sosyal sınıftan insanın alışveriş edeceği markaların, mağaza zincirlerinin doğması gerekiyor. A'yı, B'yi hedefleyen marka çok, fakat C' ye, E' ye hitabeden çok az firma var. Aslında müteahhitler ve araba firmaları bunu başardı.
1988 senesinden beri perakende sektöründe çeşitli alanlarda çalışmaktayım. Bu alandaki ilk işim de Türkiye'nin ilk alışveriş merkezi olan Galleria'da boş metrekarelerin pazarlanması ve Ataköy Marina'nın mağazalarının konumlandırılması idi. Ayrıca alışverişi de çok seven bir kişiyim. Kısaca yaptığım iş ve hobim birbirini tamamlıyor. Yıllardır Kığılı markasını incelerim ve sahibi Abdullah Kığılı da son derece saygı duyduğum alçakgönüllü bir kişiliktir. Her gördüğümde tebrik ederim. Zira kaliteli ürünü makul fiyata satmayı başaran ender perakendecilerden biridir ve bunun için de mallarını peynir ekmek gibi satar. Hiç şikayet etmez ve çok çalışır, trendleri takip eder. Diğer bir marka da LC Waikiki. Aynı şekilde bu markanın mağazalar zincirinde de kaliteli ürünü ucuza alabilirsiniz. Bir tişörtü yıllarca giyersiniz. Pantolon, elbise öyle kolay kolay yıpranmaz ve artık bir süre sonra aynı giysiyi gitmekten dolayı insan doğası gereği sıkıldığınızdan itinayla temizler ve hayır kuruluşlarına bağışlarsınız. İşte C&A. Daha geçen hafta oradaydım. Özellikle iç çamaşır bölümü hem hesaplı hem de kaliteli ürünlerden oluşmakta ve ayrıca pijama, gecelik, erkek-kadın giyimi, ayakkabı, aksesuvar, mayo ve aklınıza gelebilecek her türlü ürün ucuz ve kaliteli. Her sosyal kesimden insan kolayca ulaşabilir. 5 TL'ye de, 9 TL'ye de 20 TL'ye de tişört var. H&M zaten benim yıllardır her yurt dışına gittiğimde mağazalarına uğradığım ve iki kızımızı çocuk bölümünden başlamak üzere hesaplı, kaliteli ve üstelik de en son moda giysileri ile büyüttüğümüz bir mağazalar zinciri. Çok çok başarılılar ve işte Türkiye'ye geldiğinde yarattığı fırtınayı hepimiz biliyoruz. Mudo, YKM doğru zamanda yaptığı indirimler ile her zaman herkese oh dedirten, rahatlatan firmalar. Ve yılların firmaları. Şimdi genç jenerasyonun elinde. Dekorasyonda bence üstüne yok. Tchibo ise benim sevgilim. Türkiye'de sanırım giyim bölümü daha çok tuttu, ama ben eve yönelik lamba, kutu, terazi, mutfak eşyaları, noel ve yılbaşı süsleri ve özellikle de kahve makinaları ile eve yönelik bölümünü daha çok seviyor ve tutuyorum. Gayet hesaplı, sağlam ve kaliteli ürünler var. Deichmann ise süper ötesi. Zaten ayakkabı Türkiye'de öteden beri pahalıdır. Yıllar önce gayet şık ve trendlere yönelik ayakkabıları ucuzluk zamanı tanesi 10-20 Pounddan satın alıp, bavulumu nasıl tıka basa doldurduğumu hatırlarım. Deichmann benim Almanya'da tanıştığım ilk markalardan biridir. Ayağınız yürümekten şişti mi, ya da ayakkabılar nasırınıza nasır mı ekledi hem de tam olmayacak bir zamanda? Hemen bir Deichmann mağazasına gidilir ve 30-40 TL'ye bir spor yürüyüş ayakkabısı alınır ve ağrısız, sızısız sağlıklı yürüyüşe devam edilir. Üstelik de bu kadar ucuza, hiçbir pişmanlık duymadan aldığınız bu ayakkabıları yıllarca giyersiniz. Watsons ve Gratis ise bizi günlük ihtiyaçlarımızı satın alırken kazık yemekten kurtardılar. Her seferinde bir promosyon ve indirim. Türklere vücut ürünleri ile temizliği ve özeni öğreten zincirler bunlar. Golden Rose, Flor Mar makyaj ürünleri ile ve Body Shop ise cilt ve vücut sağlığına yönelik ürünlerle keselerimizi rahatlatan gerçekten özel markalar. Aksesuar artık ucuzladı ve şimdi burada ismini yazmayı unutabileceğim birçok yerli ve yabancı marka var, ama halen Tahtakale ile boy ölçüşemez. İndirim dışında halen biraz pahalılar. Şimdi tabii ki üst orta ve üst sınıfları hedef alan büyük markalar, daha fiyatlı zincirler alınacaklar, ama gerçek ne yazık ki böyle. Dikkat ederseniz anlı şanlı markalar bile artık orta sınıfa seslenen yeni markalarını pazara sunuyorlar. İşte Armani Exchange en kayda değer örnek bu alanda. Ülkemizde de bu örnekler mevcut. Kaldı ki markalı ürünlerde de biraz fazlaca hızlı yıpranmaya ve şikayete tanık olabiliyoruz. Geçenlerde bir arkadaşım çok ünlü bir çanta mağazasından iki sene önce aldığı hayli pahalı olan cüzdanını tamire vermek zorunda kaldı. Belki Zara'dan veya Mango'dan alacağı bir cüzdanı tamire vermek zorunda kalmayacak, yıllarca kullanacaktı. Markalı bir çanta firmasında bu hata affedilemez. Özetle artık E' den A' ya kadar her sosyal sınıftan insanın alışveriş edeceği markaların, mağaza zincirlerinin doğması gerekiyor. A'yı, B'yi hedefleyen marka çok, fakat C' ye, E' ye hitabeden çok az firma var. Aslında müteahhitler ve araba firmaları bunu başardı. Artık dar gelirli bir aile de kredi ile 17.000 -18.000 TL'ye bir otomobil satın alıp, biraz sıkışarak ev kredisi ile 100.000 TL'ye içinde oturulabilir, her türlü konfora sahip bir sitede bir daire satın alabiliyor. Karadenizliler sağ olsun. Siz siz olun, iyice araştırın ve satın almalarınızı araştırma sonucu yapın. Bir ülke tasarrufları ile zenginleşir, har vurup, harman savurarak değil. Karlı ve güzel bir Ocak ayı temennisiyle.
Yazarımızın bu yazısı Retail Türkiye Dergisi’nin Aralık 2010 - 22. sayısında yayınlanmıştır
|