|
Yıllarca yönetim kurulunda keyifle çalıştığım AMPD ile TÜRSAB, TİM, TUROB, TURYİD, THY, AYD, BMD, TUROB, TMD, TURYİD gibi derneklerin işbirliği ve hükümetin desteği ile gerçekleşen İstanbul Shopping Fest’te bir aydan fazla insanlar gece yarılarına kadar konforlu, yerlerine bile ayak basmaya kıyamayacakları lüks alışveriş merkezlerinde alışveriş edebilecekler ve ülke ekonomisi de bundan faydalanacak.
Geçenlerde Nebahat Çehre’nin bir röportajını okudum. 70’li yıllarda Paris’ten alışveriş yapıp, onlarca bavulla döndüğünü söyleyen Çehre, artık Türkiye’de her şeyin olduğunu ve Avrupa’da alışverişe gerek kalmadığını ifade etmiş. Sanırım ortaokuldaydım. Kuzenim konservatuara gidiyordu ve haftada bir eve gelen Meral isimli piyano dersi veren bir hocası vardı. Kimya mühendisi olan eniştem Arçelik’te çalışıyor ve zaman zaman bazı eğitim ve araştırma çalışmaları için Almanya’ya gidiyordu. Her gittiğinde Meral Hocamıza viski, neskafe, çikolata getirirdi. Bunlar Türkiye’de o yıllarda olmayan ve şanslı ve varlıklı ailelerin evine giren özel tüketim maddeleriydi. En güzel oyuncak bebekler hep kuzenimde olurdu. Gövdesi yumuşak, hakikisini aratmayan oyuncak bebekleri teyzemlere her gittiğimde sever, onlarla oynar, sonra da üzülerek ayrılırdım.
Araplar Shopping Fest’te 4 saatte günlük cironun yüzde 25’ini yapmış
Şimdi artık Türkiye’de yok yok. Bizde her şey olduğu gibi yurt dışından da alışveriş için komşu ülke vatandaşlarını alışverişe, ülkemize davet ediyoruz. Yıllarca yönetim kurulunda keyifle çalıştığım AMPD ile TÜRSAB, TİM, TUROB, TURYİD, THY, AYD, BMD, TUROB, TMD, TURYİD gibi derneklerin işbirliği ve hükümetin desteği ile gerçekleşen İstanbul Shopping Fest’te bir aydan fazla insanlar gece yarılarına kadar konforlu, yerlerine bile ayak basmaya kıyamayacakları lüks alışveriş merkezlerinde alışveriş edebilecekler ve ülke ekonomisi de bundan faydalanacak. İlk olumlu sinyalleri Arap turistlerin otelleri tıka basa doldurması ve deli gibi alışveriş etmesi ile alıyoruz. Dizide canlandırdığı rollerle Ortadoğu’nun sevgilisi haline gelen Kıvanç Tatlıtuğ’un bu organizasyonun Arap ülkelerinde tanınmasına kattığı değer tartışılamaz. Akıl edenleri kutluyorum.
Halen gidecek yolumuz var
Almanya’yı severim. Sistemini, düzenini, zenginliğini, kültürünü. Belki de Avusturya Lisesi’nde okuduğum için ya da daha önce çalıştığım Alman firmalarının kurmuş olduğu başarılı sisteme alışkın olduğum ve iş yerinde bu sistemle çalışırken mutlu olabildiğim için. Almanya’ya 3 ay gitmezsem, özlerim, ararım. Her gittiğimde kitapçıya, vitamin, kozmetik ve bakım malzemeleri satan dm veya Rossman gibi küçük dükkanlara, son derece uygun fiyatlara eve dair her türlü dekorasyon malzemeleri satan mağazalarına muhakkak uğrarım. Ailemin tüm vitamin siparişlerini, seyahat boyu kullanılabilecek minyatür sıhhi malzemeleri, organik gıda maddelerini ve evim için lazım olan çarşaf, mum, resim çerçevesi, dekoratif malzemeleri hep buralardan alırım. Fiyatlar çok uygun olduğu gibi alternatif çok fazladır. Bir bavul kitap, cd ve dergi getiririm. Ben halen kitabı dokunarak alanlardanım. Berlin, Bamberg, Nürnberg veya Düsseldorf’ta dar ara sokaklardaki modern takı dükkanları, hediyelik eşya mağazaları beni deli eder. Hele süpermarketler veya çok katlı mağazaların gurme bölümleri beni saatlerce oyalar. Baharatın tüm çeşitlerini, farklı çay ve kahve markalarını, sos alternatiflerini, bio ürünleri satın alır, Türkiye’ye getiririm ve hep sorarım kendime, neden bunlar Türkiye’de yok diye. Hep piyasada olmayanı Macrocenter isimli mağazada buluruz veya ithal ürünler satan bir şarküteride. Aylar önce Fatih Altaylı’yı ziyaret ettiğimde, bana her Paris’e gittiğinde ördek konserveleri getirdiğini ve bir bavulu etinin lezzetine doyamadığı bu konservelerle doldurduğunu anlatmıştı. Hatta neden Türkiye’de olmadığını da sorgulamıştı. Türkiye’de gıdadan hazır giyime golf malzemelerinden aksesuara her şey var. Ne yazık ki halen pahalı ve seçenekler sınırlı. Gelişmek için alan müsait. İşte ben bu noktaya ulaştığımızda Nebahat Çehre gibi aradığım her şeyi Türkiye’de bulabiliyorum diyebileceğim. İyi alışverişler.
Yazarımızın bu yazısı Retail Türkiye Dergisi’nin Mart 2011 - 25. sayısında yayınlanmıştır.
|