retailturkiye.com


Ana Sayfa | E-Dergi | Marka Rehberi | Yazarlarımız | Haberler | Basından | İş Arama | Hakkımızda | İletişim | Profiliniz Salı, 22 Mayıs 2012 
Altan Vural
Altan Vural

Nurdan Tümbek Tekeoğlu
Nurdan Tümbek Tekeoğlu

Birant Esinoğlu
Birant Esinoğlu

Servet Topaloğlu
Servet Topaloğlu

Nurdan Tümbek Tekeoğlu

Aydın Üniversitesi
Öğretim Görevlisi


tumbektekeoglu@gmail.com

 Toplam 19 yazısı bulunuyor. Tüm yazıları görmek için tıklayın. Tümü için ... (19)
Gri etek bulamadım Yazdır E-posta
Yazarlar - Nurdan Tümbek Tekeoğlu
Pazartesi, 09 Mayıs 2011 14:14

Nüfusunun yarısı genç bir ülkeyiz. Moda ve tasarım işleri çok dikkat çekiyor. Moda haftaları falan başladı. Ne yazık ki Türkiye’de halen her aradığınızı kolay bulamıyorsunuz. Çok alışveriş merkezi var. Birçok marka Türkiye’ye geldi. Yerli başarılı markalar ortaya çıktı. Fakat aradığınız zaman bulamıyorsunuz işte.

TÜSİAD’ın 40.yıldönümü. Bir siyasetçi konuşma yapacak. Sabancı Merkezi’nde toplantı. Yanılmıyorsam 12:00’den sonra. Toz pembe, gri biyeli güzel bir ceketim var. Dolabıma bakıyorum. Ne gri eteğim ne de gri pantolonum var. Muhtemelen yazlıkta kaldı. Yeşilköy’de ikamet ediyorum ve civarımda tam 4 adet büyük alışveriş merkezi var. Elbette bir gri etek satın alabilirim ve toplantıya da 2 saat var, muhakkak yetişirim diye düşünüp, fırlıyorum. Hemen lacivert bir pantolonumu giyiyorum ve önce Ataköy Plus’a gidiyorum. En yakını o. Tüm mağazaları tek tek dolaşıyorum. Yok, yok. Oysa aradığım sadece düz, dar, gri bir etek. Capacity’e gidiyorum. Oradaki mağazaları da geziyorum. Yine yok. Marks&Spencer mağazasına koşarak gidiyorum. İnanamıyorum. Her türlü renkte ve bedende etek ve pantolon bulunduran bu dev mağaza zincirinde de aradığım etek yok. Satış elemanı üzülerek ve bana hak vererek başını iki yana sallıyor. Dar kesimli gri pantolonlar var, işime gelmiyor. Hava sıcak, terliyorum. Herhalde grip olacağım diye de içimden geçiriyorum. Zira terim üstümde soğuyor. Sonra üstüne tekrar terliyorum. Carousel’de vardır diyorum kendi kendime. Yine bulamıyorum. Sanki herkes benimle dalga geçiyor gibi. En son aklıma benim de pazarlamasında çalıştığım Türkiye’nin ilk alışveriş merkezi Galleria geliyor. Bünyesinde YKM’yi barındıran Galleria’ya jet hızıyla gidiyorum. Yarım saatim kaldı. YKM bu işin alfabesini yazmış ve 60.yıldönümünü kutlayan bir mağaza. Birçok markanın ürünü var diyorum kendi kendime. Başlıyorum aramaya. Bir tane buluyorum, fakat çok bol ve üstüme oturmuyor. Adeta ağlayacak durumdayım. En sonunda C&A isimli Hollandalı mağaza zincirinin Bakırköy mağazasına gidiyorum. Bir adet bedenime uygun gri bir pantolon buluyorum. Etekten çoktan vazgeçmişim. Arabamı Bakırköy’de bırakıyor ve daha fazla strese girmemek için atlıyorum bir taksiye. Herkes toplantı salonuna girmiş ve konuşmacıyı bekliyor. Konuşmasını dinliyor ve daha sonra sadece ve sadece uyumak isteğiyle önce Bakırköy’e arabamı almaya, daha sonra da evime gidiyorum. Şaka gibi iştahım bile yok. Tabii ertesi gün de iyileşmenin bana tam bir haftaya mal olacağı gribe yakalanıyorum.

Hazır giyim Türkiye’de halen istenilen konumda değil…

Nüfusunun yarısı genç bir ülkeyiz. Moda ve tasarım işleri çok dikkat çekiyor. Moda haftaları falan başladı. Ne yazık ki Türkiye’de halen her aradığınızı kolay bulamıyorsunuz. Çok alışveriş merkezi var. Birçok marka Türkiye’ye geldi. Yerli başarılı markalar ortaya çıktı. Fakat aradığınız zaman bulamıyorsunuz işte. Ayşe Arman’ın Ajda Pekkan ile yaptığı röportajı okudum ve İpekyol için tişört tasarladığını öğrendim. Belden hafif bollaşan tişörtler tasarlamış. Hemen gidip, alacağım. Türkiye’de herkesi 36-38 bedenmiş gibi algılayan ve sadece bu bedenler için düşünen ve tasarlayan zihniyeti gerçekten algılayamıyorum. Halen her aradığımı Almanya’da ve Amerika’da bulabiliyorum. Türkiye’de her aradığımı bulabileceğimi kesinlikle söyleyemem. Annemin bundan 30-35 yıl önce Bakırköy, sonra Beyoğlu, ardından Osmanbey, nasıl da mağaza mağaza gezip, kaliteli yünlü bir kumaş bulmak için  takla attığını  ve sonra da bulup, sevinçten ağladığını hatırlarım. Durum halen aynı ve fazla değişme yok. Satın alma yöneticilerimiz ve tasarımcılarımız görmüyor ve algılamıyor. Bence önce temel gereksinimleri karşılamayı, sonra tasarıma, modaya, trende bakmayı öğrenmemiz lazım.

İşte size bir ödev. Diyelim ki bir kokteyl var ve sizin de bedeninize oturan aklı başında siyah, sade bir elbiseye ihtiyacınız söz konusu. Arayın da bulun bakalım. Kolay gelsin…

Yazarımızın bu yazısı Retail Türkiye Dergisi’nin Nisan 2011 - 26. sayısında yayınlanmıştır.



.
 
.

.

Ücretsiz E-Bülten Üyeliği
Ana Sayfa | E-Dergi | Marka Rehberi | Yazarlarımız | Haberler | Basından | İş Arama | Hakkımızda | İletişim | Profiliniz © retailturkiye.com