|
‘Birileri yaptı oldu, ben neden yapamayayım’ bakış açısından çıkıp daha realist bir yaklaşımla yatırım yapılmalı, bütün araştırmaların ve sonrasında değerlendirmelerin çok sağlıklı yapılması gerekmektedir.
Avrupa genelinde çok yaygın olan, bazı ülkelerde toplam FMCG ticaretinden aldığı pay % 50’lere yaklaşan indirim marketlerinin ülkemizde gelişmeye başlaması 1990’lı yılların ortalarına rastlar. İndirim marketlerinin ülkemizde büyüme trendi ise 2000’in başından itibaren bir ivme kazandı. Dia’nın da pazara girmesi ile hızlı bir mağaza açılışı yaşandı bu yıllarda, özellikle de 2001 krizinden sonra bu sayı hızla arttı. Bugüne geldiğimizde sayının 4 bin 330’a ulaştığını görüyoruz. Bunların 4 bin 216’sı ulusal, 114’ü ise lokal zincirlere ait.
Ulusal zincirlerle birlikte son birkaç yıldır lokal zincirler de indirim marketleri açmaya başladılar. Bu konuda geçtiğimiz yıllarda yapılan bazı yatırımlar başarısız oldu, bir kısmı da format değişikliğine gitti. Başarısız örneklerin sayılarındaki artışlara bakıldığında bu formatın yönetilmesinin çok da kolay olmadığı, ayrı bir bilgi birikimi, tecrübe gerektirdiği ortaya çıkmaktadır.
İndirim marketleri; mağaza düzeni, ürünlerin çeşitliği, ürün sayısı, PL oranı ve raflardaki sergilenme biçimi gibi fiziki koşulları ile süpermarketlerden ayrıştığı gibi, işletme maliyetleri, hizmet şekli gibi ekonomik koşulları ile de ayrışmaktadır. Bu nedenle de işletme yaklaşımının tamamen farklılık göstermesi gereği ortaya çıkmaktadır.
Bizdeki uygulamalara bakıldığında ve halihazırdaki penetrasyonu da dikkate aldığımızda indirim marketi diye tanımlayabileceğimiz zincirler BİM, Şok, Dia ve A101’dir. Bunların yanında son zamanlarda sayılarını arttıran Hakmar Expres, Adesem, Onurex, Kelepir, Dim Down, PİYU, Arma gibi lokal perakende zincirlerine ait indirim marketleri de yatırımlarına devam ediyor. Bunların hepsini birlikte değerlendirdiğimiz de ise harddiscount diye tanımlayabileceğimiz tek zincir BİM’dir. Toplam ürün sayısı, ciro içinde PL oranı, sergileme ve hizmet şekli, açık ürün olmaması ve yaygınlığını düşündüğümüzde diğerlerinden tamamen ayrışmaktadır.
Avrupa ülkelerinde çok başarılı olan bu kanal bizde ilk 3 zinciri dışarıda tuttuğumuzda neden beklenen başarıyı sağlayamadı, lokaller bu işten başarı ile çıkabilecek mi, önümüzdeki birkaç yılda rekabetin neresinde olacaklar, gerçek indirim marketi formatını devam ettirebilecekler mi, yoksa “bir deneyelim olmazsa şeklini değiştiririz, süpermarket yaparız” mı diyecekler gibi pek çok soru aklıma geliyor.
Öncelikle bu işe yatırım yapma cesaretini gösterenleri kutlamak gerekir. Daha önce de bu işe yatırım yapıp, olmadığını görünce vazgeçenlerin çoğu hala sektörde işlerine devam ediyorlar. Ortada çok vahim bir durum yok, ama yine de yatırım kararı alırken ‘birileri yaptı oldu, ben neden yapamayayım’ bakış açısından çıkıp daha realist bir yaklaşımla yatırım yapılmalı, bütün araştırmaların ve sonrasında değerlendirmelerin çok sağlıklı yapılması gerekmektedir.
|
Güncel market sayıları
Avrupa 39 900
Türkiye 4330
BİM 2440
Şok 752
Dia 607
A101 320
Adesem 62
Hakmar Expres 47
PİYU 35
Onurex 30
Kelepir 18
Dim Down 11
Arma 8
|
Yazarımızın bu yazısı Retail Türkiye Dergisi’nin Haziran 2009 - 4. sayısında yayınlanmıştır.
|