retailturkiye.com


Ana Sayfa | E-Dergi | Marka Rehberi | Yazarlarımız | Haberler | Basından | İş Arama | Hakkımızda | İletişim | Profiliniz Salı, 22 Mayıs 2012 
Neden sattılar, neden sektörden çekildiler ve neden satın aldılar? Yazdır E-posta
Haberler - Kapak Konusu
Salı, 10 Mayıs 2011 15:58

Perakende piyasada ulusal ve uluslar arası oyuncuların Türkiye’yi dört bir kanattan kuşatmaya hazırlanmaları, pazarın yerel ve bölgesel oyuncularını harekete geçirdi.

hasan_yalcinGreens’in 9 marketini Migros’a satması üzerine telefonla sevgili dostumuz Rauf Arditti’yi aradık. Arditti, bu konuların uzmanı. Telefonda uzun uzun sohbet ederken satın alma, el değiştirmeler konusunda fikir jimnastiği yaptık. 22 yıldır sektörün içinden gelen biri olarak Arditti ile birlikte bu konuyu kapağa taşımaya karar verdik. Son çıkan “Torba Yasası” perakendecilerin birçok sorununa merhem olsa da satışların daha da artacağı gözleniyor. Bu konu hakkında perakende noktalarını satanların görüşlerini, torba yasasını ve sektöre emek vermiş kişilerden de görüş aldık. Market satın alan kişilerinde görüşlerine başvuracağız. Bu konuda geçmiş yıllara dönüp biraz nostalji yapıp arşivlerden de faydalandık.

Perakende piyasada ulusal ve uluslar arası oyuncuların Türkiye’yi dört bir kanattan kuşatmaya hazırlanmaları, pazarın yerel ve bölgesel oyuncularını harekete geçirdi. Son olarak Migros’un İstanbul’un güçlü market zinciri olan Greens’i, Carrefour’un ise Alpark’ı bünyesine katması, yerel perakendecileri daha hızlı ve daha atak olmaya yöneltti. Yerel ve bölgesel perakendeciler, kendi bölgelerini büyük oyunculara kaptırmamak için art arda mağaza açmaya başlayarak, “Bölgemizde çok güçlüyüz” mesajı veriyorlar.

Hasan Yalçın, piyasanın nabzını tutuyor

hasan_yalcin_kutuPerakende zincirlere danışmanlık yapan sektörün sevilen ismi Hasan Yalçın, 2 yıl önce çıkan dergimizin ilk sayısında Migros’un BC Partner’s e satışıyla birlikte sektörde taşların yerinden oynadığını söylemişti. Koç Holding’in perakende sektöründe gelecek görmemesi nedeniyle bu operasyonu gerçekleştirdiğini söyleyen Yalçın, “Migros para kazanmasa bile Koç’un en prestijli yatırımıydı. Satışla birlikte sektöre karşı güvensizlik başladı. Panik yaşanmasa bile herkes kendini sorguladı. Sektörde giderler arttı, gelirler düştü. Tedarikçilerde endişeler başladı. Teminatlar istendi, mallar kısıldı. İnanıyorum ki Türkiye’de şu anda birçok zincir market satılmak için taliplisini arıyor” dedikten sonra şu açıklamada bulundu:

“Uluslararası ve ulusal zincirler çok güçlüler. Hepsi 5 yıl zarar bütçesi oluşturabiliyorlar. Türkiye’deki yereller ise bir an önce para kazanmak istiyor.”

Hasan Yalçın’ın ofisimizde bizleri ziyaretleri sırasında gündemdeki bu konuyu konuştuk. Konu hakkında engin tecrübe ve deneyimlere sahip olan Yalçın, aradan geçen 2 yıl sonra şunları söyledi:

“Değişmeyen tek şeyin değişim olduğunu hepimiz biliyoruz. Çağın, yaşamın, insanlığın geçirdiği evrimsel değişikliğe paralel olarak perakende sektörü de değişiyor ve gelişiyor. Hani bir dostumuzun dediği gibi marketçilik bisiklet sürmek gibidir, pedal çevirdikçe ayakta kalırsınız tabii bu bisikleti sürerken yorgunluk olabiliyor, lastik patlayabiliyor ya da imkanlar varsa bisikletten inip motorsiklete biniyor ve gazlayarak yoluna devam edebiliyorsun.

Alışverişin çok yoğun yaşandığı sektörümüzde büyüyenler olduğu gibi başka bir sektöre geçmek isteyen, hedeflediği doyum noktasına ulaşan, yorulan yada işleri istediği gibi gitmediği için bırakmak zorunda kalan dostlarımızı çok sık görüyoruz. Sonuçta ticaret yapılıyor alınması kadar satılması da doğaldır. mehmet_songor_kutuSektörümüzün çok saygın bir kişisi şöyle diyor; ‘malımızı satmak için her şeyi yapıyoruz. Reklamlar, kampanyalar, indirimler v.s fakat bir gün biri çıkıp karşımıza sen malını satmak mı istiyorsun hepsini ben istiyorum, tamamını marketle birlikte bana satar mısın? dediği zaman dur bakalım ya da satmam diyorsun. Tüccar olan alır da satar da. Ayrıca birilerinin bir market zincirine talip olması da gurur duyulacak bir başarı göstergesi değil midir? Bu gelişimden kaçmak mümkün değildir. Sektörün % 75'i satacaktır. Satın alanlarda bir gün satacaklardır. Ama karı görüp de satacaktır ama zoru görüp te satacaktır. Dileğimiz satanın da alanın da hep karlı çıkmasıdır. Ben, marketlerimi satalı 7 yıl oldu. Hiçbir pişmanlık duymadım ama işi başarıyla götüren dostlarıma da hep gıptayla baktım ve bakmaya da devam edeceğim. Marketçiliği fiilen bıraktıktan sonra Kiler’den sevgili dostum Ümit Kiler'in ricası üzerine Çukurova bölgesinde Kiler’in yapılanmasında danışmanlık yapmaya başladım, sonra o kadar keyif almaya başladım ki Türkiye’nin en büyük en saygın yerli yabancı market zincirleriyle çalışmaya başladım ve ülkemizin hemen hemen her bölgesine her şehrine gittim. Sayısız görüşmelerin içinde oldum, birçoğunu da başarıyla tamamladım. Bunların en uzun süreni Migros’un Greens’i alma görüşmeleriydi. En kısası da Rammar’ın Fon marketi alma görüşmeleri oldu. Danışmansız satın alma yapmak ilacı doktora sormadan eczaneden almak gibidir. Ya da avukatsız hakim karşısına çıkmak gibi. En ufak sorunda tarafların masadan kalkıp bir daha bir araya gelmeyi gurur meselesi yaptığı anlar olmuştur.

Market alış ve satışlarında ticaretin doğasında olan alıcı en ucuz fiyattan almak satıcıda en yüksek fiyattan satmak ister. Bu durumda işi bilen iki tarafında güven duyduğu birinin tarafları doğru ve uzlaşabilir noktaya çekmesi gerekir. Ben bilgi tecrübe ve deneyimimle iki tarafa da ışık tutuyorum. Türkiye genelinde kim nerede ne alıp satıyor, ulusallardan yereline; bölgeselinden tekli market devirlerine kadar bitip bitmeyen birçok görüşmenin içinde yer aldım. Tabir uygunsa piyasanın nabzını tutuyorum.

Ve son olarak ta her türlü anlaşmaya varıldıktan sonra Rekabet Rurulu’ndan onaylandıktan sonra devir gerçekleşiyor.

Bu değerlendirme kriterlerini kaleme alırken aklıma bir dostumla yaptığım görüşme geldi. Marketlerini satmak istiyor, karşılıklı sohbet ediyoruz. Görüşmenin sonunda ne kadar beklentin var kaç para istiyorsun diye sordum. Dedi ki 40 trilyon. İyide bu fiyatlandırmayı nasıl yaptın bir anlatta bileyim dedim. Çok basit dedi. Piyasaya borcum 40 trilyon. Bu bedelle satacağım ki borcumu ödeyeyim, içindeki mallarda bana sermaye kalsın dedi. Es kaza borcun 60 trilyon olsaydı ne isteyecektin dedim. Gayet tabi 60 isteyecektim dedi. Kulakları çınlasın. Maalesef piyasa kimsenin borcuna yada gözünün yaşına göre fiyat vermiyor. Hiç kimsenin sıkıtı yaşamasını asla istemem herkes hesabını iyi yapmalı, malını para ediyorken satmalı, aksi takdirde hem kendine hem tedarikçilere hem de sektöre ciddi zararlar veriyor. Bunları yazarken de PERDER’in saygıdeğer yöneticilerini geçmişte sıkıntıya düşen üyelerine nasıl yardım eli uzattıklarını, gayretlerini ve çalışmalarını hayranlıkla izledim ama maalesef bu da çoğunlukla çözüm olmuyor.”

İlhan Şimşek, marketlerini sattı ama kalbi hala sektörde

ilhan_simsekYerli perakende markalarının birleşme, ortaklıklar kurma yolunda bir şeyler yapmaları gerektiğini söyleyen İlhan Şimşek, bu açıklamasının ardından kısa bir süre sonra mağazalarını Rammar’a sattı. Bu satış işleminden sonra Şimşek, sektörden hiç kopmadı. Kopacağını da sanmıyoruz. “Buna inanmamın nedeni artık çözümün bu olduğunu, bu hamleyi yapmanın zamanı olduğunu herkesin görmüş olmasıdır. İstanbul PERDER çatısı altındaki üyelerimizin de büyük çoğunluğu bu olayın gerçekleşmesini istiyor, sıcak bakıyor. Bu açıdan zemin çok müsait bir hale geldi” diye görüşlerini geçmişte dile getiren İlhan Şimşek, FON’un Rammar’a satış öyküsünü ve nedenlerini şöyle sıraladı:

“Bu satış işlemi şubeler üzerinden gerçekleşti, şirketin tamamının satışı şeklinde olmadı. 8'i Anadolu, 1'i Avrupa Yakası'nda olan 9 mağazamızın tamamını Rammar'a devrettik. Bizim yapımızda 5 ortak var. Ortaklarımız arasında herhangi bir sıkıntı olmadı, konuyla ilgili tam bir mutabakat halindeydik. Satma nedenimiz ise bizim iş alanlarımıza yeni bir boyut eklenmiş olmamızdır. Bizim perakende ile birlikte inşaat işlerimiz bulunmaktadır. Özellikle 2010 ile beraber inşaatta çok önemli projeleri üstlenmiş durumdayız. Bunun yanında 2010'da hayvancılıkla ilgili çok önemli bir yatırım yapma kararı aldık. Perakendedeki mağazalarımızı satma isteğimiz hayvancılık yatırımımıza daha fazla zaman ayırmakla ilgilidir."

Kurtköy Sabiha Gökçen Havalimanı'nın hemen karşısında 20 bin metrekare inşaat alanında 208 'home office'i kapsayan bir proje gerçekleştireceklerini kaydeden Şimşek, “Kartal'da yeni yapılan Adliye Sarayı'nın karşısında 94 'Home Office'i kapsayan projemizin görüşmeleri devam ediyor. Bunun yanı sıra hayvancılık için Afyon’un Emirdağ ilçesinde 250.dönümlük bir arazi satın aldık. Yakın bir zamanda gerekli kurumlardan izinler alındıktan sonra 1.000 büyükbaş kapasiteli çok modern bir tesis inşaa edeceğiz. Dişi damızlık hayvan alımlarını yapıyoruz. Tesiste hem hayvan üretimi hem de süt üretimi yapacağız. Bundan sonraki süreçte inşaat ve hayvancılık olmak üzere iki iş kolunda başarılı projelere imza atmak istiyoruz" dedi.

Bu projelerimizin dışında perakende ile ilgili olarak çok yakın bir zamanda farklı bir konsepte yeni bir projenin olacağını kaydeden Şimşek, 1 ay içerisinde bu projelerimizin detayını da sektörle paylaşacaklarını, çok farklı bir konseptte faaliyet gösterecekleri müjdesini de verdi.

Satın almalar, Rammar’ı İstanbul’da güçlendiriyor

mahmut_karadag1Rammar’da sektörde önemli satın almalar yapan firmaların başında geliyor. Rammar Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Karadağ, Fon Gıda'nın 9 mağazasının satın alınmasıyla ilgili şunları söyledi:

”Bu satın alma sonrasında Rammar'ın 39 olan mağaza sayısı 48'e yükseldi. Fon Gıda'nın Yakacık, Ümraniye, Pendik, Maltepe, Kadıköy ilçelerinde olmak üzere 8 mağazası İstanbul Anadolu Yakası'nda bulunuyor. Bir mağazası ise Bağcılar ilçesinde olmak üzere İstanbul Avrupa Yakası'nda.

Bizim, İstanbul Avrupa Yakası'nda güçlü bir mağaza dağılımımız var. Bunu son dönemde Trakya yatırımlarımızla pekiştirdik ve İstanbul'un batısında yaygınlığımızı artırdık. Anadolu Yakası ve Gebze bölgesine doğru da mağazalaşmak hedefindeyiz. Aslında biz Anadolu Yakası'nda 15 senedir varız ancak biraz daha yaygınlaşmak istiyorduk. İyi lokasyon bulmanın çok zor olduğu bu dönemde, hedefimiz doğrultusunda satın alma yapabilmek için bir süredir arayış içersindeydik. Fon Gıda'nın mağazalarının yerleri, konsepti, metrekareleri bizim yapımıza çok uygun düştü. Fon Gıda yetkilileri ile görüştüğümüzde uygun şartlar olursa, bizim Perder üyesi yerli bir marka olmamızdan dolayı teklifi değerlendirebileceklerini söylediler. Sonuçta anlaşma sağlandı. Her iki kuruluş için de hayırlı olmasını diliyoruz."

editor_kutuGreens yoluna devam ediyor

9 marketini Migros’a satan Greens’in Genel Müdürü Yavuz Bilgin, 5 mağazayla yollarına devam ettiklerini söyledi. Bilgin, “Yeni mağazalar ve büyüme politikalarımız henüz netlik kazanmadı. Bunu zaman gösterecektir. Şu an için bir planımız yok. Migros’la 9 mağaza için masaya oturduk ve anlaştık. Bizim 5 mağazamızın 2’si Büyükçekmece’de, diğerleri ise Mecidiyeköy, Sultanahmet ve Beylikdüzü’nde yer alıyor” dedi.

Torba Yasası, perakendecilerin mali sorunlarına çare oldu

6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile ilgili Kanun 25 Şubat 2011 tarihinde yürürlüğe girdi.  Bu kanun ile mükelleflerin kaçırmaması gereken pek çok indirimler sağlandı. Bunlardan en önemlisi borçlu mükelleflere getirilen ve borçların yeniden yapılandırılmasına imkan veren düzenlemeler.

Buna göre, başvuruda bulunmanız halinde 31 Aralık 2010 tarihi öncesi borçlar yeniden yapılandırılacak. İsterseniz borcunuzu 36 ayda 18 taksitte ödemek mümkün hale geliyor. Yapılandırılmaya müracaat edilmesi ve taksitlerin düzenli ödenmesi halinde herhangi bir haciz işlemi ile karşılaşılmayacak. Yapılandırma kanunundan yararlanmak için bu borçtan dolayı ihaleye girmekten de men edilmeyeceksiniz. Ayrıca yapılandırma sırasında herhangi bir teminatta istenilmeyecek.

Yapılandırmadan yararlanılması halinde varsa vergi ziyan cezaları da silinecek, hesaplanan gecikme faizi ve zamları yerine ilgili dönemlerde geçerli olan TEFE/TÜFE aylık değişim oranları uygulanacak.

Bu şekilde hesaplanan borçları peşin ödenebileceği gibi ikişer ikişer aylık dönemler itibariyla 6, 9, 12 ve 18 eşit taksitte de ödemek mümkün hale geliyor.

Taksitle ödeme seçeneğini tercih ettiğinizde borcunuza; 6 eşit taksit (12 ay) için yüzde 5, 9 eşit taksit (18 ay) için yüzde 7, 12 eşit taksit (24 ay) için yüzde 10, 18 eşit taksit (36 ay) için yüzde 15 ilave edilecek. Yapılandırılan borçların peşin veya taksitli olarak kredi kartıyla da ödenmesi mümkün.

6111 sayılı Kanundan yararlanmak üzere başvuruda bulunmayan mükelleflerin borçları 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre takip ve tahsil edilecek.

6111 sayılı Kanunla borçların yapılandırılması yanında mükelleflere yönelik değişik kolaylıklarda getirilmiş.

Bunlardan bazıları aşağıda yer almaktadır:

alanlar_satanlar1-2006-2009 dönemlerine ilişkin olarak yıllık gelir, kurumlar, stopaj ve katma değer vergileri için matrah ve vergi artırımı imkanı vardır. Buna göre, söz konusu dönemlerin tamamında veya bazılarında Kanunda yer alan oran ve tutarlarda matrah ve vergi artırımı yapılarak, söz konusu dönemlere ilişkin vergi incelemesine tabi tutulmama imkanından yararlanılabilir.

2-Devam eden incelemeler için matrah ve vergi artırımından yararlanılabilir.

3-İhtilaf aşamasındaki vergilerde ihtilafın durumuna göre belli oranda indirim yapılarak ihtilaflar karşılıklı olarak sonlandırılır.

4-İşletmelerin kayıtlarında yer alan emtia, makine, teçhizat ve demirbaşlar ile kasa mevcudu ve ortaklar cari hesabı gerçek duruma uygun hale getirilebilir.

Kanunun uygulanmasına ilişkin olarak her türlü soruya www.gib.gov.tr adresinden 444 0 189 telefon numarasından veya en yakın vergi dairesine başvurarak cevap alabilmek mümkündür.

Birikmiş borçların tasfiyesine yönelik büyük bir imkan sunan ve mükellef lehine pek çok uygulama getiren söz konusu kanuni düzenlemeden faydalanmak menfaatinize olacaktır.



.
 
.

.

Ücretsiz E-Bülten Üyeliği
Ana Sayfa | E-Dergi | Marka Rehberi | Yazarlarımız | Haberler | Basından | İş Arama | Hakkımızda | İletişim | Profiliniz © retailturkiye.com