retailturkiye.com


Ana Sayfa | E-Dergi | Marka Rehberi | Yazarlarımız | Haberler | Basından | İş Arama | Hakkımızda | İletişim | Profiliniz Salı, 22 Mayıs 2012 
Altan Vural
Altan Vural

Nurdan Tümbek Tekeoğlu
Nurdan Tümbek Tekeoğlu

Birant Esinoğlu
Birant Esinoğlu

Servet Topaloğlu
Servet Topaloğlu

İbrahim Pekbay


Gazeteci-Yazar


ibrahimpekbay@gmail.com

 Toplam 26 yazısı bulunuyor. Tüm yazıları görmek için tıklayın. Tümü için ... (26)
Yine bayram ve bu kez Konya… Yazdır E-posta
Yazarlar - İbrahim Pekbay
Cuma, 03 Aralık 2010 11:15

Yine düştük yollara, ama bir farkla, önce bayramın gereğini yerine getirmek üzere Kayseri’ye Anacığımın yanına gittik. Ailece babamı ziyaret ettik, dualarımızı okuduk. Bayram sabahı “Nohut yahni” ile “Pirinç Pilavı”mızı yedik mutat olduğu gibi.

Bayram geldi ya…

Tam dokuz gün de tatil ya…

Yine düştük yollara, ama bir farkla, önce bayramın gereğini yerine getirmek üzere Kayseri’ye Anacığımın yanına gittik. Ailece babamı ziyaret ettik, dualarımızı okuduk. Bayram sabahı “Nohut yahni” ile “Pirinç Pilavı”mızı yedik mutat olduğu gibi.

O gün, ziyaret etmemiz gereken büyüklerimizi de ziyaret edip ellerini öptükten sonra, -tabi eskiden olduğu gibi artık harçlık vermiyorlar- Konya’ya hareket ettik.

Amacımız, Mevlana Türbesini ziyaret etmek… Bir başka amaç da “Deresal Ailesi”ni ziyaret etmek…

Akşam Konya’ya vardığımızda Sevgili Abdullah Kardeşimizi aradık, “Biz geldik” dedik… Sağ olsunlar Kendisi ve zarif eşi, otele kadar geldiler… Ertesi gün bize ev sahipliği yapmak üzere sözleştik…

Sabah, kahvaltı sonrası “Şehitlik”den başlamak üzere Mevlana ve Şemsi Tebrizi türbesini ziyaret ettik. Alaaddin Camii, Meram Bağları ve diğer görülecek yerleri gördükten sonra, Sayın Mustafa Deresal’ın evine “Bayramlaşmaya” uğradık. Hani Kayseri’de alamadığımız “Bayram harçlığını” belki alırız, bir kahve içeriz, bayram şekerimizi de yeriz diye düşündüm.

Ne var ki Sayın Deresal evde yok… Sonra acıktık ya, yemek yiyelim diye “Konya Sofrası”na gitmek istedim…

“Konya sofrası” çok güzel… Yöresel Konya yemekleri, bamya çorbasından başlamak üzere sırayla geliyor siz istemeden. Tümünü “Tadımlık” olarak yiyorsunuz, ama çeşit o kadar çok ki “Tadımlık” diye gelenlerle iyice doyuyorsunuz. Ancak, ne kadar “Konya Sofrası” varsa hepsi kapalı.

Abdullah kardeşime dedim ki “Abdullah… Benim aklıma öyle geliyor ki, benim geleceğimi duyunca Sayın Mustafa Deresal bütün ‘Konya Sofraları’nı kapattırmış mı ne!...”

Abdullah Kardeş, eşinin de önerisi ile bize yine Meram’da bir “Konya Sofrası” buldu. Sevgili Deresal, sonradan “Konya Sofrası” olan bu yeri gözden kaçırmış olmalı…

“Tadımlık” Konya’nın tüm yöresel yemeklerini afiyetle yedik… O arada Sayın Mustafa Deresal aradı…

“Evdeyim, bekliyorum…” dedi, “Bir kahvemizi için…” “İçelim” dedim… “İçelim… Bütün Konya sofralarını gezdik, hepsini kapattırmışın, bari kahvemizi içelim, şekerimizi alalım…” Kahvemizi içtik, eşinin yaptığı o güzel tatlıdan yedik… Ancak bir şey eksik kaldı… Sayın Ramazan Deresal’ı görmedik…

Ramazan Beyi de görmem, bayramlaşmam ve kardeşi Mustafa Beyi “Şikâyet” etmem gerekiyordu. Şundan çok eminim ki, Ramazan Bey geleceğimizi bilseydi, bütün “Konya Sofraları”nı açık tuttururdu…

Meğerse yan yana imiş evleri… “Gidelim” dedim “Gidelim ki, hem bayramlaşayım, hem de işim var…” Geçtik…  Orada da kahvemizi içtik, Mustafa Beyin “Marifetlerini” ağabeyine şikâyet üslubu içinde aktardık da bir güzel rahatladım…

Akşam, İstanbul’a gitmek üzere Konya’dan ayrıldık… Bütün bu şikâyetlere rağmen, güzel bir ziyaret oldu bizim için… Konya’ya bu ziyaretimiz sırasında tam bir bayram gününü bize ayıran Abdullah Bey ve zarif eşi Zehra Hanıma teşekkür ediyoruz.

Bütün “Konya sofralarını” kapattırmasına rağmen, Sayın Mustafa DERESAL ve ailesine “Haklısınız… Bizim Mustafa biraz fazla yapmış, keşke haberim olsaydı” diyerek şikâyetimizi dinleyen Sayın Ramazan Deresal ve misafirperver ailesine teşekkürlerimizi iletmek istiyorum…

Bayramda kısa ama çok güzel bir bayram ziyareti oldu bizim için…

Tabi sevgili Abdullah Kardeşimiz, eşi ve Deresal ailesi sayesinde…

Ha… Unuttum söylemeyi…

Sayın Mustafa Deresal’da “Artık büyüdünüz” dercesine “Bayram harçlığı” vermeyi unuttu…

Yazarımızın bu yazısı Retail Türkiye Dergisi’nin Kasım 2010 - 21. sayısında yayınlanmıştır.

 



.
 
.

.

Ücretsiz E-Bülten Üyeliği
Ana Sayfa | E-Dergi | Marka Rehberi | Yazarlarımız | Haberler | Basından | İş Arama | Hakkımızda | İletişim | Profiliniz © retailturkiye.com