|
Türkiye, hiçbir zaman ekonomik krizden kurtulamadı. Kurtulduğunu sandığı dönemlerde de “Mahalle zenginleri” türedi hep. Her dönemin kendine göre su tabancasından su fışkırttığı gibi zenginleri oldu…
O’nu saygıyla ve rahmetle anıyorum…
“Dedeman”ın kurucusu rahmetli Mustafa Kemal DEDEMAN…
Piyasaların yine ekonomik kriz içinde olduğu günlerdendi. Zaten Türkiye, hiçbir zaman ekonomik krizden kurtulamadı. Kurtulduğunu sandığı dönemlerde de “Mahalle zenginleri” türedi hep. Her dönemin kendine göre su tabancasından su fışkırttığı gibi zenginleri oldu…
İşte yine o günlerdendi, iş adamlarının bir araya geldiği sohbet ettiği tartıştığı, çare aradığı günlerden…
Rahmetli Mustafa Kemal DEDEMAN amcamız, sonuna kadar dinledikten sonra, lafı gediğine koydu…
“Yakınmayı bırakın da yikinmeye bakın…”
Benim tanıdığım bu kişide “Yakınma” diye bir kavram yoktu, ömrünün son gününe kadar hep “Yikinme” içinde olmuştu. 12 Şubat 1998 yılında vefat ettiğinde 95 yaşında, ama dipdiri idi…
Rahmetli Dedeman Amca bugün hayatta olsaydı, hiç kuşkum yok ki bu koşullar altında bile yine aynı öğüdü verirdi diye düşünüyorum her şeye rağmen…
Türkiye’nin “İyi yönetilemeyen ekonomisi”nin oluşturduğu kendi krizinin dışında, bir de nasıl “Teğet” geçtiği belirsiz global kriz de eklenince, Allah var ya tacir, sanayici “Tepik yemiş gibi” oldu.
Hani bir “Tikine” durabilse yine de “ durabilse yine de “Yikinmeye” devam edecek.
Gazete sayfalarına baktınız mı hiç?
Daha dorusu, dikkatinizi çekti mi?
Hemen her gazetede “İcra” ile satılık birçok gayrimenkul, fabrika, işyeri satılık ilanından geçilmiyor. Bankaların elinde de bu türden satılamayan gayrimenkul stokları oluştu.
Bütün bu koşullar altında yapılacak şey, yine de rahmetli Mustafa Kemal DEDEMAN amcanın dediğini yapmak gerekiyor galiba…
“Yikinmek” yani…
Ayakta kalabilmek, yola devam edebilmek için “Yikinmekten” başka çare yok…
En çok
En “Yikinen” sektör de perakende sektörü ve bu sektörün içinde de gıda ve dolayısıyla da marketler, süpermarketler ve hipermarketler yikinip duruyorlar.
Hiç biri, diğerinde geride kalmak istemiyor. Yıpratıcı rekabete rağmen, yeni mağazalar açmaya devam ediyorlar. Hizmeti, olabildiğince hedef kitlelerinin en yakınına, ayağına kadar götürmeye çalışıyorlar. Biliyorlar ki ayakta kalabilmenin ve “Yikinirken” tökezlememenin, boylu boyunca yerlere yeksan olmamanın yolu, satış cirolarının yükseltmekten geçiyor.
Akıllıca bir büyüme olacaksa, elbette gerekli olan da bu…
Ama dikkat edilmesi, önemsenmesi gereken bir şey var…
Koştukları kulvar, otoban yolu değil, bir tökezirlerse vay gele başlarına. Her birini gazete ilanlarında görmek işten bile değil.
Türkiye ekonomisinin içindeki bu koşuculara, bugünün koşulları içerisinde canı gönülden başarılar diliyorum.
“Yakınmaya” devam ederken “Yiknmekten” de geri kalmayın…
Yazarımızın bu yazısı Retail Türkiye Dergisi’nin Aralık 2009 - 10. sayısında yayınlanmıştır.
|