retailturkiye.com


Ana Sayfa | E-Dergi | Marka Rehberi | Yazarlarımız | Haberler | Basından | İş Arama | Hakkımızda | İletişim | Profiliniz Pazar, 05 Şubat 2012 
İbrahim Pekbay


Gazeteci-Yazar


ibrahimpekbay@gmail.com

 Toplam 25 yazısı bulunuyor. Tüm yazıları görmek için tıklayın. Tümü için ... (25)
Sigarasız günlere yolculuk… Yazdır E-posta
Yazarlar - İbrahim Pekbay
Cuma, 20 Kasım 2009 11:21

İnsanlara bir şeyi ”Zorla” yaptırmak mümkün değil. Bir liderin peşinde yapılmayacak, yaptırılamayacak şeyleri başarmak ise mümkün…

Adı proje veya kampanya… Her ne olursa olsun, etkin sonuçlar almanın yollarından biri de topluca hareket edebilme yeteneğini gösterme ve bunda da başarılı olmaktır.

Yıl 1967…

Sigara ile ilk tanıştığım yıl…

O günden bu yana “Anamın ak dumanı” gibi içtim ve içmeye de devam ediyorum. İşin ilginç tarafı, benim by-pas operasyonu geçirmiş biri olarak da içmemem gerekiyor. Üstelik yakın zamanda bir de “Boru” taktırdım…

Oysa bana “İçme” diyenlere, her seferinde eften-püften bir cevap verdim.

Evet… Biliyorum verdiğim cevapların hep eften-püften olduğunu. Hatta “Siz hayatınızda hiç yüz yaşına varmış inek gördünüz mü” diyerek de sözüm ona şaka yapıyor ve onun altında da kendime göre haklılık payı çıkarmaya çalışıyorum.

Hatta “Ben istesem” diye başlıyor “Her an sigarayı bırakırım” diyerek galiba kendimi avutuyorum… Yok, “Galiba” fazla oldu, avutuyorum demek gerek doğrudan…

Şimdi “Bizim çocuklar” bir hareket başlatmışlar, adını da “Sigarasız Beğendik” koymuşlar…

Yani… Gelecek günlerin “Dumansız” olması için “Beğendik’te sigarasız günlere yolculuk” başlatmışlar…

Geldiler, anlattılar…

Yine ilk tepkim “Ben istesem her an sigarayı bırakırım” oldu…

Ancak bir gerçek var, o yolculuğa çıkmanın birinci şartı, trenden bir bilet almaktan geçiyor.

Şimdi bilet alacağım, ama “Benim bilet yataklı olur mu” diye soracağım, hani arada bir uzanır mıyım gibisinden. Umuyorum ki bu “Tren de” yataklı vagon yoktur.

Uzun yıllardan beri “Dumanlı havalarda” gezen biri olarak ben, bu hareketi çok sevdim doğrusu…

Şimdi Demet ile Elif’ten bir bilet istiyorum…

Benim bilet öncelikle “Yataklı” olsun, hem de “Yaşlı” tarifesinden…

Yok mu?...

Eh… Ne yapalım, o zaman “Pencere kenarı” olsun bari de dışarı seyredeyim… Ama ben bu “Tren’e” mutlaka bineceğim, bilesiniz…

İnsanlara bir şeyi ”Zorla” yaptırmak mümkün değil. Bir liderin peşinde yapılmayacak, yaptırılamayacak şeyleri başarmak ise mümkün…

İşte o “Lider” ekibine “Ben de varım” demiş, geçmiş lokomotifteki koltuğuna oturmuş… Kara trenin isli-dumanlı havasından, çevre dostu motorlu tren ile ilerlemeye atılan adım aslında…

Bizler bindik bir trene, ama kıyamet değil gittiğimiz yer, mutlu ve dumansız bir dünyaya doğru, daha çok yaşamak ve hayattan ve bulunduğumuz yerden daha çok zevk almak için…

Tren hazır… Lokomotif çalışıyor…

Şimdi “Kırmızı şapkalı” memurun düdüğünü bekliyoruz… Yerimiz de var isteyen herkes için…

Buyurun, gelecekler varsa, yürekten katılacaklar, yerimiz oldukça bol…

Ama “Yataklı vagon” yok, bilesiniz… Tüm yerler koltuk…

Benim koltuk ise pencere kenarından…

Yazarımızın bu yazısı Retail Türkiye Dergisi’nin Kasım 2009 - 9. sayısında yayınlanmıştır.



.
 


Ücretsiz E-Bülten Üyeliği
Firma Rehberi

Ücretli Site Üyeliği
Ana Sayfa | E-Dergi | Marka Rehberi | Yazarlarımız | Haberler | Basından | İş Arama | Hakkımızda | İletişim | Profiliniz © retailturkiye.com