retailturkiye.com


Ana Sayfa | E-Dergi | Marka Rehberi | Yazarlarımız | Haberler | Basından | İş Arama | Hakkımızda | İletişim | Profiliniz Salı, 22 Mayıs 2012 
Altan Vural
Altan Vural

Nurdan Tümbek Tekeoğlu
Nurdan Tümbek Tekeoğlu

Birant Esinoğlu
Birant Esinoğlu

Servet Topaloğlu
Servet Topaloğlu

İbrahim Pekbay


Gazeteci-Yazar


ibrahimpekbay@gmail.com

 Toplam 26 yazısı bulunuyor. Tüm yazıları görmek için tıklayın. Tümü için ... (26)
Hal Yasası’nın “Yenisi” üzerine düşünceler… Yazdır E-posta
Yazarlar - İbrahim Pekbay
Pazartesi, 06 Şubat 2012 16:02

Eğer bu yasa, üretici ve tüketiciyi olumlu yönde etkilemiyorsa, yani biri emeğinin karşılığını alamıyor, diğeri de “Ucuza” temin edemiyorsa, gerisi teferruattan ibarettir.

Elinizde bulundurduğunuz derginizin bu sayıdaki “Kapak” konusu, yürürlüğe giren “Yeni” Hal Yasası…

Ben yasaya iki konuda bakmak istiyorum. Bu yasa, üretici kesimine ne getiriyor, tüketici kesimine ne getiriyor?

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının sitesine bakarsanız (İnternet sitesindeki bilgilerle), yasa her iki kesim için de “Olumlu” sayılacak aşağıdaki özellikleri içeriyor.

Üretici açısından

•Hal rüsumunu üreticiler değil, malı satın alanlar ödeyecektir.

•Toptancı hallerindeki işyerleri ile semt pazarlarındaki satış yerlerinin en az %20‘si üreticilere/üretici örgütlerine ayrılacaktır.

•Üreticiye zamanında ödenmeyen mal bedeli, komisyoncu ve tacirlerin verdiği teminattan karşılanabilecektir.

•Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, özellikle üretici haklarının korunması amacıyla alım satım işlemlerini düzenleyen sözleşmelerde bulunması gerekli asgari şartları belirleyebilecektir.

•Üretici örgütü kapsamı genişletilmektedir. Bu sayede, üreticilerce kurulan her türlü tüzel kişiliklerin bu Kanun kapsamında üretici örgütü olarak tanımlanmasına imkân sağlanmakta, bir araya gelerek örgütlenen daha çok sayıda üreticilerimizin yasada öngörülen haklardan istifade etmeleri temin edilmektedir.

•Üretici örgütleri, rüsum ödemeksizin hal dışında da sadece kendi ortak ve üyelerin mallarını değil aynı zamanda ortak veya üyesi olmayan üreticiler ile diğer üretici örgütlerinin mallarını da toptan veya perakende olarak satabilecektir.

Tüketici açısından

•Tüketiciler daha ucuza mal temin edebilecektir.

•Semt pazarları modern bir yapıya kavuşturularak, tüketicilere daha düzenli ve hijyenik bir ortamda alış veriş imkanı sunulacaktır. Kanunda, malların tüketiciyle buluştuğu son noktalardan biri olan ve Ülkemiz insanının alışveriş alışkanlıkları arasında önemli bir yer tutan semt ve üretici pazarları da düzenlenmektedir. Bu düzenlemeler içinde, pazar yerlerinin kuruluş ve işleyişi, pazarcıların uymak zorunda olduğu kuralar, bu kurallara uymayanlara uygulanacak cezalar, belediyelerin sorumlulukları yer almaktadır. (Örneğin, Kanunla, pazarcıların yüksek sesle satış yapmaları yasaklanmış, buna uymayanlara da idari para cezası öngörülmüştür)

•Ürünlere künye uygulaması getirilecektir. Satıcılar, satışa sunulan malların izlenebilirliğine yönelik bilgileri içeren ve ilgili kurumlarca belirlenecek teknik özelliklere sahip künyeleri, malların kap veya ambalajlarında bulundurmakla yükümlü olacaktır. Böylece, tüketiciler tükettikleri ürünün nerede ve kimin tarafından üretildiğini bilme imkânına kavuşacak, malların gıda güvenilirliğine yönelik daha etkin bir takip mekanizması oluşacaktır.

Önümüzdeki süreçte, bakanlığın yukarıda açıkladığı ve “Olumlu” olarak sunduğu uygulamaları takip edeceğiz ve sonuçlarını görmeye çalışacağız.

İktidarın, birçok yasa çıkarırken yaptığı gibi, bu yasa da çıkarılırken de üretici, aracı ve tüketici kesiminin görüşlerine başvurmadığını, ya da “Göstermelik” seviyede bu yasayı yaptığını biliyoruz. Sonucunu görebilmek bakımından, uygulamanın nasıl gerçekleşeceğine bakmak ve beklemek gerekecek.

Hal Yasası çıkartılırken önemli olan şey, üreticinin emeğinin karşılığını alabilmesi ve tüketicinin de ürünlerin fiyatı üzerindeki etkilerini en az seviyeye indirilmesi ile “Ucuz” ürün alabilmesine olanak sağlamaktı.

Memed Efendi, tarlasındaki, serasındaki, bahçesindeki üretimi, öncelikle “Sağlıklı” üretebilecek mi?

Ürettiği ürünün maliyeti üzerine emeğinin karşılığını koyabilecek mi?

Üretilen ürün, gerekli sağlık koşullarına uygun olarak tüketiciye, üzerine fazladan eklenmemiş maliyet ile ulaşabilecek mi?

Önemli olan bunlar…

Eğer bu yasa, üretici ve tüketiciyi olumlu yönde etkilemiyorsa, yani biri emeğinin karşılığını alamıyor, diğeri de “Ucuza” temin edemiyorsa, gerisi teferruattan ibarettir.

Ve bu arada, yasada belirtilen “Üretici Örgütleri”nin işlevlerini yaparken, belirttiğim gibi, üretici ve tüketici lehine ne gibi etkinliği olacak?

Bu örgütler “Komisyoncu” gibi çalışacaklar ise, önceki durumdan ne farkı olacak?

Sonuç olarak…

Bu yasa, üreticinin emeğinin karşılığını alabileceği bir yasa olmalı…

Ve bu yasa, tüketicinin sağlıklı ve ucuz sebze ve meyveyi alabilmesine olanak sağlamalı. Değilse, eski tas eski hamam, sadece yasa “Yeniden” yapılmış olacak o kadar…

Yazarımızın bu yazısı Retail Türkiye Dergisi’nin Ocak 2012 - 35. sayısında yayınlanmıştır.



.
 
.

.

Ücretsiz E-Bülten Üyeliği
Ana Sayfa | E-Dergi | Marka Rehberi | Yazarlarımız | Haberler | Basından | İş Arama | Hakkımızda | İletişim | Profiliniz © retailturkiye.com