retailturkiye.com


Ana Sayfa | E-Dergi | Marka Rehberi | Yazarlarımız | Haberler | Basından | İş Arama | Hakkımızda | İletişim | Profiliniz Salı, 22 Mayıs 2012 
Altan Vural
Altan Vural

Nurdan Tümbek Tekeoğlu
Nurdan Tümbek Tekeoğlu

Birant Esinoğlu
Birant Esinoğlu

Servet Topaloğlu
Servet Topaloğlu

İbrahim Pekbay


Gazeteci-Yazar


ibrahimpekbay@gmail.com

 Toplam 26 yazısı bulunuyor. Tüm yazıları görmek için tıklayın. Tümü için ... (26)
“Alışveriş Merkezleri, Büyük Mağazalar ve Zincir Mağazalar Kanunu Tasarısı Taslağı” üzerine görüşler… Yazdır E-posta
Yazarlar - İbrahim Pekbay
Perşembe, 25 Şubat 2010 11:02

“Kanun Tasarısı Taslağı” her yönü ile “Olumsuzluk” içermenin ötesinde, Anayasa’ya da açıkça aykırı hükümler içermektedir. Peki, neden bu “Kanun Tasarısı Taslağı” ısrarla “Kanun” haline getirilmek isteniyor? Hükümet, bu “Tasarı”nın Anayasa karşısındaki durumunu bilemiyor mu? Ben ki bir “Hukuk adamı” değilken bu kadarını anlayabilir, görebiliyorsam, hükümetin içindeki “Prof” unvanlıların bunu görmemesi mümkün mü?

Hükümet, kanunun hazırlanmasındaki gerekçeyi “Alışveriş merkezleri, büyük mağazalar ve zincir mağazalar; kalite, güvence, fiyat istikrarı, ambalajlama, hijyenik yönden sağlık kurallarına uyum, servis kolaylığı, müşteri memnuniyeti ve en önemlisi kayıt dışı ticaretin önlenmesiyle maliye açısından vergi ve sosyal sigortalar açısından sigorta prim kayıplarının önlenmesi, kayıtlı istihdam ile işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında önemli kazanımlar sağlamaktadırlar” olarak belirtiyor ve 2000 yılında başlayan ekonomik krizden başlayarak neredeyse “Alışveriş Merkezleri, Büyük Mağazalar ve Zincir Mağazalar” hakkında tarih yazma gayretine giriyor.

Gerekçeye baktığınızda, gayet güzel bir iş yapılıyormuş gibi görünse de, mahalle bakkallarına “Kusura bakmasınlar” dense de, yasa tasarısı taslağı baştan aşağı hatalarla dolu. Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki “Yasama Organı” olan TBMM, Anayasa’ya aykırı düşecek yasalar çıkartamaz. Zaten çıkartsa da, yasa mahkemeden geri döner. Şimdi “…Kanun Tasarısı Taslağı…”nı yasa karşısındaki durumuna da bir bakalım…

Hükümet Anayasa’nın 167 maddesine göre ve yukarıda belirttiğim gerekçelerle bir düzenleme yapmak isteyebilir. Anayasa’nın 167. maddesi aynen şöyle “Devlet, para, kredi, sermaye, mal ve hizmet piyasalarının sağlıklı ve düzenli işlemelerini sağlayıcı ve geliştirici tedbirleri alır; piyasalarda fiilî veya anlaşma sonucu doğacak tekelleşme ve kartelleşmeyi önler.”

Ne yazık ki bu yasa tasarısı, başından sonuna kadar Anayasa’nın 167. Maddesinde konu edilen “Tedbirler”i içermekten çok uzak. Yine “Tasarı Taslağı”nın çok içine girmeye gerek kalmadan, Anayasa’da üç maddeye bakalım.

MADDE 13. –Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.

MADDE 48. – Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir. Özel teşebbüsler kurmak serbesttir. Devlet, özel teşebbüslerin millî ekonominin gereklerine ve sosyal amaçlara uygun yürümesini, güvenlik ve kararlılık içinde çalışmasını sağlayacak tedbirleri alır.

MADDE 49. – Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir.

Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri alır.

Yukarıdaki Anayasa maddeleri var iken, bu “Kanun Tasarısı Taslağı” öncelikle Anayasa’ya aykırıdır. Bu maddelerde konu edilen “Sözleşme Hürriyeti” “ Teşebbüs serbestisi” haklarını Alışveriş Merkezleri, Büyük Mağazalar ve Zincir Mağazalar işletmeleri açısından kullanılamaz hale getirmek ve kısıtlamaktadır. Oysa “Devlet” kısıtlamaktan çok “Geliştirici” düzenlemeler getirmekle görevli ve yükümlüdür. Anayasa’nın 48. Maddesi bunu öngörür. Sayın Başbakan her ne kadar mahalle bakkallarına “Kusura bakmayın” dese de, asıl “Kusura bakmayın” denilen kesim, 400 metre kare olan ve “Uyulması zorunlu kurallar” ile bir “Zincire” bağlı mağazalara vurulmaya çalışılan zincirlerdir. Hangi 400 metre kare olan mahalle arası mağazada 100 metre kare otopark yapabilme imkânına sahip olacaksınız? Diğer bir husus ise, getirilmeye çalışılan bazı kurallar, zaten Borçlar Kanunu, İmar Kanunu, Tüketicinin Korunması Kanunu gibi kanunlar içinde var olan hükümlerdir. Bunlarda daha bir “İyileştirme” yapılmak isteniyorsa, yine bu kanunlar içerisinde yapmak mümkün değil mi? Sonuç olarak bu “Kanun Tasarısı Taslağı” her yönü ile “Olumsuzluk” içermenin ötesinde, Anayasa’ya da açıkça aykırı hükümler içermektedir. Peki, neden bu “Kanun Tasarısı Taslağı” ısrarla “Kanun” haline getirilmek isteniyor? Hükümet, bu “Tasarı”nın Anayasa karşısındaki durumunu bilemiyor mu? Ben ki bir “Hukuk adamı” değilken bu kadarını anlayabilir, görebiliyorsam, hükümetin içindeki “Prof” unvanlıların bunu görmemesi mümkün mü?

Elbette değil…O zaman niye? Esas verilmesi gereken cevap, bu sorunun karşılığındadır.

Burada “Siyasi” yorum yapma zorunda kalırsam, şöyle derim: Hükümet, bilerek bunu yasalaştırmaya çalışıyor. Anayasa Mahkemesine gider de “İptal” edilirse, buradan “Siyasi rant” elde etmek istiyor olabilir. Çünkü bugüne kadar bunu çok gördük.

Yazarımızın bu yazısı Retail Türkiye Dergisi’nin Şubat 2010 - 12. sayısında yayınlanmıştır.



.
 
.

.

Ücretsiz E-Bülten Üyeliği
Ana Sayfa | E-Dergi | Marka Rehberi | Yazarlarımız | Haberler | Basından | İş Arama | Hakkımızda | İletişim | Profiliniz © retailturkiye.com