retailturkiye.com


Ana Sayfa | E-Dergi | Marka Rehberi | Yazarlarımız | Haberler | Basından | İş Arama | Hakkımızda | İletişim | Profiliniz Salı, 22 Mayıs 2012 
Altan Vural
Altan Vural

Nurdan Tümbek Tekeoğlu
Nurdan Tümbek Tekeoğlu

Birant Esinoğlu
Birant Esinoğlu

Servet Topaloğlu
Servet Topaloğlu

İbrahim Bingül


Bingül Şirketler Grubu
Yönetim Kurulu Başkanı

ibrahimbingul@kovan.com.tr

 Toplam 29 yazısı bulunuyor. Tüm yazıları görmek için tıklayın. Tümü için ... (29)
Sarımsak tarlası Yazdır E-posta
Yazarlar - İbrahim Bingül
Pazartesi, 03 Ocak 2011 14:53

Dostluklar neden önemlidir? Dostlarımızı nasıl tanırız? Etrafımıza baktığımızda dost gibi görünenler aslında dostumuz mudur? İnsan hayatında bazı değerlerin giderek kaybolmaya başladığı, dostluğun değerinin sadece maddiyatla ölçülmeye çalışıldığı şu günlerde, hayatımızda yeni ve kalıcı dostluklara her zamankinden fazla ihtiyacımız bulunmaktadır.

Sevgili Dostlar,

İnsanın gerçek anlamda kaç tane dostu olur? Dostluklar neden önemlidir? Dostlarımızı nasıl tanırız? Etrafımıza baktığımızda dost gibi görünenler aslında dostumuz mudur? İnsan hayatında bazı değerlerin giderek kaybolmaya başladığı, dostluğun değerinin sadece maddiyatla ölçülmeye çalışıldığı şu günlerde, hayatımızda yeni ve kalıcı dostluklara her zamankinden fazla ihtiyacımız bulunmaktadır. Bu olgudan yola çıkarak bende bu sayıda dostluğun önemi üzerine yaklaşık 7 sene önce yazmış olduğum bir şiiri bu köşede sizlerle paylaşmak istedim.
2011 yılında herkese sağlam dostlar dilerim...

Sarımsak tarlası...

Genç adamın biri,
Dermiş babasına her gün;
'Benim de dostlarım var, sendeki dost gibi'
Baba, itiraz eder
Olmaz hakiki dost çok
Belki bir, belki iki
Fazlasını bulamazsın dosttan gerçek, hakiki...

Devam eder durur aralarında bir tartışma
Karar verirler bir sınava
Dostun hakikisini anlamaya...

Bir akşam bir koyun keserler
Ve koyarlar çuvala
Baba der ki oğluna
'Hadi al bu çuvalı, şimdi götür dostuna'

Çuvaldan kanlar damlamakta
Sanki öldürmüşler de bir adam
Koymuşlar çuvala
Dıştan böyle sanılmakta

Delikanlı sırtlar çuvalı
Gider en iyi bildiği dostuna, çalar kapıyı
O dost, bakar ki bir çuval, hem de kanlı
Kapar hızla kapıyı, almaz içeri arkadaşını

Böylece tek tek dolaşır delikanlı
Kendince tanıdığı, sevdiği dostlarını
Ne çare, hepsinde de sonuç aynıdır,
Evlat geriye döner ama içten yıkılır...

Babasına dönerek; ‘haklıymışsın baba' der
Dost yokmuş şu dünyada ne sana, ne de bana
Baba 'hayır evlat' der, benim bir dostum var bildiğim
Hadi, çuvalı alda bir kerede git ona

Genç adam, sırtlar tekrar
Alnından ter, çuvaldan kanlar damlar...
Gider, baba dostuna
Kabul görür, sevinir
O dost, delikanlıyı alır hemen içeri

Geçerler arka bahçeye
Birlikte kazarlar bir çukur
Çuvaldaki koyunu gömerler adam diye
Üzerine de serpip toprak
Belli olmasın diye dikerler sarmısak...

Genç adam babasına;
'Baba, işte dost buymuş' diye konuşunca
Babası; daha erken, ‘O belli olmaz daha
Sen yarın çıkarıp kavga
Atacaksın iki tokat, hiç çekinmeden ona,
İşte o zaman anlaşılacak
Sonra gel olanları de bana...'

Genç adam, aynen yapar babasının dediğini
Maksadı anlamaktır dostun hakikisini
Babasının dostuna aşkedince tokadı
Der ki tokadı yiyen;
'Git de söyle babana,
Biz satmayız sarmısak tarlasını
Böyle iki tokada'

Yazarımızın bu yazısı Retail Türkiye Dergisi’nin Aralık 2010 - 22. sayısında yayınlanmıştır.




.
 
.

.

Ücretsiz E-Bülten Üyeliği
Ana Sayfa | E-Dergi | Marka Rehberi | Yazarlarımız | Haberler | Basından | İş Arama | Hakkımızda | İletişim | Profiliniz © retailturkiye.com