|
Dostluklar neden önemlidir? Dostlarımızı nasıl tanırız? Etrafımıza baktığımızda dost gibi görünenler aslında dostumuz mudur? İnsan hayatında bazı değerlerin giderek kaybolmaya başladığı, dostluğun değerinin sadece maddiyatla ölçülmeye çalışıldığı şu günlerde, hayatımızda yeni ve kalıcı dostluklara her zamankinden fazla ihtiyacımız bulunmaktadır.
Sevgili Dostlar,
İnsanın gerçek anlamda kaç tane dostu olur? Dostluklar neden önemlidir? Dostlarımızı nasıl tanırız? Etrafımıza baktığımızda dost gibi görünenler aslında dostumuz mudur? İnsan hayatında bazı değerlerin giderek kaybolmaya başladığı, dostluğun değerinin sadece maddiyatla ölçülmeye çalışıldığı şu günlerde, hayatımızda yeni ve kalıcı dostluklara her zamankinden fazla ihtiyacımız bulunmaktadır. Bu olgudan yola çıkarak bende bu sayıda dostluğun önemi üzerine yaklaşık 7 sene önce yazmış olduğum bir şiiri bu köşede sizlerle paylaşmak istedim. 2011 yılında herkese sağlam dostlar dilerim...
Sarımsak tarlası...
Genç adamın biri, Dermiş babasına her gün; 'Benim de dostlarım var, sendeki dost gibi' Baba, itiraz eder Olmaz hakiki dost çok Belki bir, belki iki Fazlasını bulamazsın dosttan gerçek, hakiki...
Devam eder durur aralarında bir tartışma Karar verirler bir sınava Dostun hakikisini anlamaya...
Bir akşam bir koyun keserler Ve koyarlar çuvala Baba der ki oğluna 'Hadi al bu çuvalı, şimdi götür dostuna'
Çuvaldan kanlar damlamakta Sanki öldürmüşler de bir adam Koymuşlar çuvala Dıştan böyle sanılmakta
Delikanlı sırtlar çuvalı Gider en iyi bildiği dostuna, çalar kapıyı O dost, bakar ki bir çuval, hem de kanlı Kapar hızla kapıyı, almaz içeri arkadaşını
Böylece tek tek dolaşır delikanlı Kendince tanıdığı, sevdiği dostlarını Ne çare, hepsinde de sonuç aynıdır, Evlat geriye döner ama içten yıkılır...
Babasına dönerek; ‘haklıymışsın baba' der Dost yokmuş şu dünyada ne sana, ne de bana Baba 'hayır evlat' der, benim bir dostum var bildiğim Hadi, çuvalı alda bir kerede git ona
Genç adam, sırtlar tekrar Alnından ter, çuvaldan kanlar damlar... Gider, baba dostuna Kabul görür, sevinir O dost, delikanlıyı alır hemen içeri
Geçerler arka bahçeye Birlikte kazarlar bir çukur Çuvaldaki koyunu gömerler adam diye Üzerine de serpip toprak Belli olmasın diye dikerler sarmısak...
Genç adam babasına; 'Baba, işte dost buymuş' diye konuşunca Babası; daha erken, ‘O belli olmaz daha Sen yarın çıkarıp kavga Atacaksın iki tokat, hiç çekinmeden ona, İşte o zaman anlaşılacak Sonra gel olanları de bana...'
Genç adam, aynen yapar babasının dediğini Maksadı anlamaktır dostun hakikisini Babasının dostuna aşkedince tokadı Der ki tokadı yiyen; 'Git de söyle babana, Biz satmayız sarmısak tarlasını Böyle iki tokada'
Yazarımızın bu yazısı Retail Türkiye Dergisi’nin Aralık 2010 - 22. sayısında yayınlanmıştır.
|