retailturkiye.com


Ana Sayfa | E-Dergi | Marka Rehberi | Yazarlarımız | Haberler | Basından | İş Arama | Hakkımızda | İletişim | Profiliniz Salı, 22 Mayıs 2012 
Altan Vural
Altan Vural

Nurdan Tümbek Tekeoğlu
Nurdan Tümbek Tekeoğlu

Birant Esinoğlu
Birant Esinoğlu

Servet Topaloğlu
Servet Topaloğlu

İbrahim Bingül


Bingül Şirketler Grubu
Yönetim Kurulu Başkanı

ibrahimbingul@kovan.com.tr

 Toplam 29 yazısı bulunuyor. Tüm yazıları görmek için tıklayın. Tümü için ... (29)
Kurumsal olmak Yazdır E-posta
Yazarlar - İbrahim Bingül
Cuma, 10 Haziran 2011 11:29

Her işletmenin kurumsallığı kendi içersinde oluşturmasıdır ve bunun için gerekli olan tüm projeleri ısrarla uygulamaya koymasıdır. Tabii ki bu projeler uygulamaya konulurken işletmenin gerçeklerinin de göz önünde bulundurulması zorunluluğundan vazgeçilmemelidir.

Kurumsallık büyümek isteyen her işletmenin muhakkak eninde sonunda karşısına çıkan bir durumdur. Bazı işletmelerde bu konu çok rahatlıkla adapte edilirken bazı işletmeler için de büyük bir sorun olarak algılanır ve geçiş sancılı olabilir. Benim şahsi fikrim her işletmenin kurumsallığı kendi içersinde oluşturmasıdır ve bunun için gerekli olan tüm projeleri ısrarla uygulamaya koymasıdır. Tabii ki bu projeler uygulamaya konulurken işletmenin gerçeklerinin de göz önünde bulundurulması zorunluluğundan vazgeçilmemelidir. Sonuçta her işletmenin etki tepki mekanizması ve dinamikleri farklıdır. Kurumsallık bu dengeleri bozabilir ancak unutmayalım ki dengeleri korumak da bu projelerin akla, mantığa ve işletme dinamik ve fonksiyonlarına uyumlu olmasıyla mümkündür.

Bu kısa bilgilendirmenin neticesinde son zamanlarda okuduğum ve çok hoşuma giden bir hikayeyi sizlerle paylaşmak istedim. Burada amacım kurumsallık hakkında karşımıza çıkabilecek bazı hassas konulardaki karar mekanizmasının ne kadar zorlu bir süreç olduğunu sizlerle paylaşmaktır.

Kurumsal olmak hakkında bir hikaye

Küçük bir Karınca her sabah erkenden işine gelir ve neşe içinde çalışmaya başlardı…

Çok çalışır… Çok üretir... Ve bunları keyif içinde yapardı.

Patronu Aslan, Karınca’nın başında yöneticisi olmadan kendiliğinden bu kadar hevesle çalışmasına çok şaşırırdı. Bir gün karı ve verimliliği arttırmak için aklına parlak bir fikir geldi. Eğer Karınca, başında bir yönetici bile olmadan bu kadar üretken olabiliyorsa, bir de başarılı bir yöneticisi olsa neler yapardı. Bunun üzerine, müthiş bir yöneticilik kariyeri olan ve yazdığı raporlarla ünlü Hamamböceği’ni işe aldı. Hamamböceği işe öncelikle bir saat alarak başladı. Böylece Karınca’nın çalıştığı saatleri tam olarak ölçebilecekti. İş saatlerinde gevşekliğe müsaade etmeyecekti. Elbette raporlarını düzenleyecek bir sekretere de ihtiyacı olacaktı. Bu nedenle hem telefon trafiğini yönetmek ve hem de arşiv işleri için Örümcek’i işe aldı.

Aslan, gelişmelerden çok memnundu. Hamamböceği’nin hazırladığı raporlar gerçekten harikaydı. Hatta ondan üretim hızını ölçen ve karlılığı analiz eden renkli grafikler de hazırlamasını istedi. Böylece bu raporları ortaklarına sunum yaparken kullanabilecekti.

Hamamböceği, bu raporları üretebilmek için yeni bir bilgisayara ve donanıma ihtiyaç duydu. Artık artan ekipmanlar için de artık bir bilgi işlem departmanı oluşturmanın zamanı gelmişti. Bu işleri idare etmek için Sinek’i işe aldı.

Bir zamanlar mutlu, üretken ve rahat olan Karınca bu yeni toplantı düzeninden ve evrak işlerinden yılmıştı. Zamanın büyük bir kısmını sorulan soruları cevaplamak ve evrak işleri yapmakla geçiyordu.

Aslan, Karınca’nın bölümünün giderek büyümesinden memnundu. Bölümü daha da büyütmek üzere bir Ticari pazarlama yöneticisine ihtiyaç olduğunu düşündü. Ve bölüm başkanı olarak başarıları ile ünlü Ağustosböceği’ni işe aldı.

Kendi rahatına ve keyfine düşkün Ağustosböceği’nin ilk icraatı ofisi rahat edebileceği yeni mobilyalarla döşemek oldu. Tabi ki kendisinin yeni bir bilgisayara, stratejik verimlilik planı hazırlanması için kişisel bir yardımcıya ihtiyacı vardı. Bunun üzerine eski işyerindeki yardımcısını işe aldı. Karınca’nın çalıştığı yer giderek kimsenin gülmediği, neşesiz ve mutsuz bir mekana dönüşmüştü. Ağustosböceği, patronu Aslan’ı ortamın ruh halini değiştirecek bir çalışma yapılması gerektiğine ikna etti.

Bunun üzerine, Karınca’nın bölümünde olup bitenleri gözden geçiren Aslan, üretimin ve karlılığın dramatik bir şekilde düştüğünü farketti. Hemen, son derece itibarlı ve iyi tanınmış bir Danışman olan Baykuş’u sorunu çözmesi için işe aldı. Baykuş, Karınca’nın departmanında 3 ay geçirdi. Bu hummalı çalışmanın ardından ciltlerce süren muhteşem bir rapor yazdı.

Raporun sonucu şuydu: “Departmanda aşırı istihdam vardı”.

Aslan, raporu inceledikten sonra dramatik bir karar verdi. Ve elbette, ilk olarak negatif tavırlarıyla dikkat çeken, mutsuz ve çalışma isteğini kaybetmiş olan Karınca’yı işten çıkardı.

Herkese mutlu kurumsallıklar dilerim…

Yazarımızın bu yazısı Retail Türkiye Dergisi’nin Mayıs 2011 - 27. sayısında yayınlanmıştır.



.
 
.

.

Ücretsiz E-Bülten Üyeliği
Ana Sayfa | E-Dergi | Marka Rehberi | Yazarlarımız | Haberler | Basından | İş Arama | Hakkımızda | İletişim | Profiliniz © retailturkiye.com