retailturkiye.com




Ana Sayfa | E-Dergi | Firma Rehberi | Yazarlarımız | Haberler | Basından | Hakkımızda | İletişim | Profiliniz Salı, 07 Eylül 2010 
2009’dan 2010’a bakarken Yazdır E-posta
Yazarlar - İbrahim Bingül
Cuma, 25 Aralık 2009 12:01

2009’un şu son günlerinde ülkemizde yaşanan terör kaynaklı ve siyasal olaylar maalesef ki bu ülkede yaşayan tüm bireylerin kafalarında 2009’la ilgili soru işaretleri oluşturmuştur. Ne yazık ki 2001 krizinden sonra yeni yeni toparlanmaya başladığımız bir dönemde başlayan global kriz sonrası 2009 senesinde ülke gündemini hep terör ve siyasal kavgalar kapladı. Peki bu kaos ortamında işini gücünü yapmak isteyen tüccarlar, sanayiciler, iş dünyası nasıl olacakta önüne bakıp sağlıklı kararlar verebilecektir? 2010 senesinden beklentiside hep ülke gündeminde terör ve siyasi çekişmenin olmasını izlemek mi olmalıdır. Yoksa kendi iş sahası için doğru kararlar alabileceği bir sene olmasını temenni etmek midir? Bu sorunun cevabını şimdiden kestirebilmek çok zor. Çünkü Türkiye çok zorlu bir coğrafyanın tam ortasında lider ülke olabilmek için mücadele vermek zorundadır. Bu mücadelenin hükümetler tarafından verilirken ülke ekonomisini ayakta tutan sanayici ve esnafında kendi mücadelesini vermesi gerekiyor.

Görünen o ki 2008 senesinin sonunda başlayan kriz 2010’un ilk altı ayında da etkisini sürdürecek. Her ne kadar Türkiye 2009’un son çeyreğinde ufak da olsa bir büyüme yakalayacakmış gibi gözükse de ekonomide tam olarak canlanma 2010’un ikinci yarısı gibi gözüküyor. Peki işletmeler 2010 ve sonrası için hedeflerini nasıl yapmalı, yatırımlarını nasıl planlamalıdır?

Her işletme öncelikle 2009 senesindeki hedeflerini ve bu hedefleri tutturabilme yüzdesini ciddi bir biçimde incelemeli. Neden başarılı veya başarısız olduğunu çok iyi analiz etmelidir. Sonuçta tüm dünyanın küçüldüğü bir dönemde büyüme gösterebilen işletmeler varsa yaptıkları doğruları bir kenara not etmeliler ve izledikleri stratejiyi 2010’da devam ettirip ettiremeyeceklerine karar vermeliler. Küçülme yaşayan işletmeler ise bu daralmanın sebep ve sonuçlarını ortaya gerçekçi bir biçimde koymalılar, genel olarak bir öz eleştiri yapmak durumundadırlar.

2010 için firmalar bütçelerini hazırlarken 2009’u göz önünde bulundurarak bu hedeflerini hazırlamalıdırlar. Çok özellikli sektörler hariç önümüzdeki senede %10-15 arası bir reel büyüme işletmeler için yeterlidir. H1N1 virüsünün etkisiyle tüm dünyada ve ülkemizde hijyenik ürünlere olan tüketim 2009 senesinde artmıştır. Bu tip ürünleri üreten ve satan firmaların büyümelerinin, konjöktürel büyüme olduğu için süreklilik göstermesini bekleyemeyiz. Arkadan esen rüzgarın bir dönem sonra kesilebileceğini hesap etmeliyiz. Kısaca hedeflerimizi ve bütçelerimizi oluştururken tabiri caizse ayaklarımızı sağlam yere basarak hareket etmemiz gerekmektedir.

2009 yılı gösterdi ki önümüzdeki yılın hedeflerini oluştururken mevcut müşteri portföyümüzü genişleterek bir çalışma yapmamız gerekiyor. Müşteri portföyümüze yeni katılımlar yapmak, kendimize yeni pazarlar bulmak önümüzdeki sene için olmazsa olmazlarımızdan.

Yeni pazarlarla birlikte her işletmenin mevcut ürün yapısını da gözden geçirmesi gerekmektedir. Hangi sektörde olursak olalım 2010 sonrası yıllar için hizmet ve ürün çeşitlememizde mutlaka yenilikler yapmamız gerekiyor. Telekomünikasyon şirketlerinin sürekli yeni ürünlere yönelmeleri kriz dönemlerinde dahi büyümelerine sebep olmaktadır.

2009 senesi ve kriz bir kez daha gösterdi ki hedeflerimize ulaşabilmemiz için finans yapımızın sağlam olması gerekmektedir. 2010 ve sonrası için bence öz sermaye yeterliliği yüksek olan firmaların yaptıkları işlerde daha başarılı olma şansları vardır. Eğer işletmemizin finans yapısında süreklilik gösteren bir sorun mevcutsa bunu hallederek, işletmemizi rahatlatmamız gerekmektedir.

2009’da başarılı olan işletmelere baktığımızda eleman sirkülasyonunun az olduğu şirketlerin bu seneyi daha rahat ve karlı olarak, hedeflerini yakalamış olarak tamamladıklarını görmekteyiz. Şirketini tanıyan ve uzun süre mevcut işletme ve işinde çalışan tecrübeli personel yapısıyla 2010 senesindeki hedeflerimize daha kolay ulaşabileceğimizi unutmayalım. Mevcut personelimize eğitim ve yatırım yapmayı bir angarya olarak değil bir zorunluluk olarak görelim.

İşimize dört elle sarılalım, 2010’da daha önce yaptığımız hata ve yanlışları yapmayalım ve ayağımıza gelen fırsatları kaçırmayalım. Unutmayalım ki her sabah bizler için nasıl yeni bir başlangıçsa, her yeni senede işletmeler için yeni bir başlangıç ve kazanç vesilesidir. 2010 senesinin hepimiz açısından kazançlı bir yıl olmasını temenni ederim.

Yazarımızın bu yazısı Retail Türkiye Dergisi’nin Aralık 2009 - 10. sayısında yayınlanmıştır.

 
En Çok Okunan Haberler
Ücretsiz E-Bülten Üyeliği
Firma Rehberi

Ana Sayfa | E-Dergi | Firma Rehberi | Yazarlarımız | Haberler | Basından | Hakkımızda | İletişim | Profiliniz © retailturkiye.com