retailturkiye.com


Ana Sayfa | E-Dergi | Marka Rehberi | Yazarlarımız | Haberler | Basından | İş Arama | Hakkımızda | İletişim | Profiliniz Salı, 22 Mayıs 2012 
Raf sektörü büyüyor Yazdır E-posta
Haberler - Genel Haberler
Salı, 24 Ocak 2012 13:14

Her geçen gün artan AVM'ler bünyesindeki mağazaların depolama faaliyetlerine önem vermesi, pazardaki gelişimi tetikliyor

raf_sistemleri2010 yılında yüzde 13.3 oranında büyüyen perakende ve toptancılık sektörüne bağlı olarak raf sektörü de hareketli günler yaşıyor.

Göbekten bağlı olduğu perakende ve toptancılık sektörünün gelişiminden doğrudan etkilenen raf sektörü, her yıl yaklaşık yüzde 15 ila 20 aralığında büyüme oranıyla dikkat çekiyor.

2005'te AVM sayısı 106 iken, Alışveriş Merkezleri ve Perakendeciler Derneği'nin yaptığı açılmaya göre, 2011 yılının ilk 8 ayında faaliyete geçen 24 proje ile Türkiye'deki AVM sayısı 289'a yükseldi. Sektörün her yıl ortalama yüzde 20-25 büyüdüğü dikkate alındığında, 2013 yılında bu sayının 400'e ulaşacağı öngörülüyor.

Başta İstanbul olmak üzere Türkiye genelinde birbiri ardına açılan AVM'lere rağmen araştırmalar Türkiye'nin alışveriş merkezi açığının hala devam ettiğini gösteriyor.

Türkiye'de 2011'de hâlâ 3 milyon 541 bin 140 metrekare kiralanabilir alana ihtiyaç olduğu belirtilirken, bu sürecin raf sektörüne de yansıyacağı görülüyor.

Sektördeki firmalar bakkal, marketlerden butik mağazalara, unlu mamul reyonlarından ayakkabı ünitelerine, kırtasiyeden nalbur-hırdavata, bijuteriden tuhafiyeye, eczaneye, yapı marketten elektronik eşyaya, mutfak gereçlerinden çok amaçlı lojistik depolama sistemlerine varan, farklı mal ve hizmet gruplarını üretebiliyor. Başta gıda sektörü olmak üzere, perakende sektöründe faaliyet gösteren firmaların depolama faaliyetlerine ağırlık vermesi sayesinde iç piyasada, oldukça hareketli bir dönem yaşadıkları fikrinde birleşen sektör aktörleri, lojistik sektöründe yaşanan büyümenin de sektöre ivme kazandırdığı değerlendirmesini yapıyor.

Bugün itibariyle 60 milyar dolar seviyesinde görünen lojistik hareketlerinin, önümüzdeki beş yıl içinde 300 milyar dolara çıkacağı öngörüsünde bulunan sektör temsilcileri, bu durumda depolama faaliyetlerinin de maksimuma çıkacağını vurguluyor.

Bu olumlu gelişmeler ışığında sektörün gerek kullandığı teknoloji, gerekse de üretim kapasitesiyle iç tüketimi rahatlıkla karşılayabileceği tespitini yapan uzmanlar, depolama kapasitesi geniş, verimliliği esas alan ve yüksek miktarda yük taşıyabilen ürünlerin son kullanıcı tarafından tercih edildiğine işaret ediyor.

Uzmanlara göre, sektörde faaliyet gösteren firmalar mevcut üretim yapısı, Ar-Ge ve Ür-Ge faaliyetleriyle yeni dönem ürün anlayışı ve farklı müşteri taleplerini karşılayabiliyor.

Sektörde minimum alan maksimum depolama yaklaşımı ihtiyaçları yönlendiriyor. Türkiye'de özellikle peşin ödeyerek hemen teslim almaya yönelik çalışan mağazaların hem teşhir hem depo amaçlı özel teşhir ürünlerini tercih ediyor. Türkiye'de özellikle gıda sektöründe, sırt sırta raf sistemi çok tercih ediliyor.

Son yıllarda lojistiğin öne çıkması ile işletmeler depolarına daha fazla özen göstermeye, depoları için daha fazla harcama yapmaya başladı. Özellikle otomotiv sektörü, çalışma disiplininden gelen bir anlayışla depolarına daha fazla önem veriyor. Yabancı ortaklı firmalar ve hızlı tüketim ürünü satan firmalar, lojistiklerini güçlendirerek geliştiren yazılımlara, otomatik depolama sistemlerine yöneliyor. Depo ve raf yönetimi, işletmelerin geleceğini kurgulamak açısından en önemli unsurlar arasında yer alıyor.

Bu noktada sektörün stratejik önem kazandığını vurgulayan firmalar, yeni dönem depo anlayışında raflarla yapılan giydirme binaların öne çıktığına vurgu yapıyor.

300 milyon Euro'luk büyüklüğün yüzde 25'lik kısmının ihracattan oluştuğu sektörde, yüzde 10 oranında da ithalat yapılıyor.

2010 yılı itibariyle 75 milyon Euro tutarında ihracat yapan sektör, Avrupa ülkeleri başta olmak üzere, Ortadoğu, Rusya ve Türk cumhuriyetlerine de satış gerçekleştiriyor. Sektör temsilcilerine göre, özellikle Asya, Ortadoğu ve Afrika ülkelerindeki hareketlilik, Türkiye'yi yeni pazarlar anlamında daha da avantajlı konuma taşıyor. Ülkeye döviz kazandıran sektör aynı zamanda 5 bin kişiyi istihdam ediyor.

Sektördeki firmaların üretim ve modellerinde de son yıllarda değişimler gözleniyor. Sektördeki üretici firmalar, standart endüstriyel mobilya ve raf sistemleriyle birlikte aynı zamanda esnek yapıda yalın ve hücre üretim modellerine uygun destekleyici sistemlerin de imalatına yöneldi.

Yalın ve hücre üretim kullanan firmalar için ekipmanlar ve sistemler üreten sektördeki firmalar, montaj hatları ve depo ile bağlantılı taşıma ve montaj hatlarına malzeme transferi yapan sistemler geliştiriyor.

Bu sistemler yalın üretim tekniklerine uygun olarak iç lojistik problemlerini çözmeye olanak sağlıyor.

Geleneksel üretim yöntemlerinde zaman ve mekân kayıplarının gündeme geldiğine işaret eden yetkililer, geliştirdikleri sistemlerle daha esnek, verimli ve düşük maliyetli bir çalışma ortamı sunmayı planladıklarını kaydediyor.

Raf sektörünün yaşadığı en önemli sorunların başında ise, çalışma koşullarını yerine getirmeyen, hammadde de farklı tercihlerde bulunan merdiven altı üreticiler geliyor. Agresif pazarlama stratejileri ve ucuz fiyatlı çalışan işletmelerin de kâr oranlarını düşürdüğü sektörde, bu durum, menşei ve kalitesi belli olmayan hammadde kullanımını getiriyor.

Bu da sektör içinde önemli bir haksız rekabet ortamı oluşturuyor. Bu konuda devletin haksız rekabeti önleyici düzenlemeleri yeniden gözden geçirmesini gerektiğine dikkat çeken sektör temsilcileri, aynı zamanda denetim mekanizmalarına işlerlik kazandırılmasını talep ediyor.

hayri_tuncer1Türkiye'de raf sektörünün önde gelen firmaları hem fabrika yatırımlarını hem de teknolojilerini dünya standartlarına çıkardığını açıklayan Raf İmalatçıları Derneği (RAFDER) Yönetim Kurulu Başkanı Hayri Tuncer, yaptığı açıklamada, "Bu kararlılık sonucu perakende sektöründe birçok uluslararası marka Türk firmalarını tedarikçi olarak seçti. 2011 yılı ve sonrası için Türkiye'nin 'yıldızı yükselecek' yorumları yapılırken bir yandan da sektörümüzde yabancı ortaklıklar, satın almalar ve yatırımlar hızla devam ediyor" diye konuştu.

RAFDER'e üye 21 firmanın bulunduğunu ve bunların dışında sektörde mağaza ekipmanı ve depo rafı üreten 70 civarında firmanın yer aldığını dile getiren Hayri Tuncer, "RAFDER üyesi veya değil çok sayıda firmaya teklifler geldiğini biliyoruz. Bunun yanı sıra Avrupa'da zor durumda olan firmaları, Türk firmalarının satın alması gibi gelişmelere de tanıklık edebiliriz. Bu yönde sinyaller var. Türk raf sanayisinin sesi her geçen yıl artıyor ve bundan sonra daha da artacak" açıklamasında bulundu.



.
 
.

.

Ücretsiz E-Bülten Üyeliği
Ana Sayfa | E-Dergi | Marka Rehberi | Yazarlarımız | Haberler | Basından | İş Arama | Hakkımızda | İletişim | Profiliniz © retailturkiye.com