retailturkiye.com


Ana Sayfa | E-Dergi | Marka Rehberi | Yazarlarımız | Haberler | Basından | İş Arama | Hakkımızda | İletişim | Profiliniz Salı, 07 Şubat 2012 
Perakendia ‘terzi dikimi prensibi’ ile eğitim veriyor Yazdır E-posta
Haberler - Genel Haberler
Perşembe, 02 Eylül 2010 15:38

perakendia1Organize perakendenin cirolarının artmaya devam ettiği ülkemizde insan kaynaklarına verilen önemin artması ile bu konuda markalar yatırım yapmaya başladılar. Perakendenin en önemli sorunu olarak görünen insan kaynakları ve eğitim konusunda firmalar çözüm arayışına girerken karşılarına hiçde fazla alternatif çıkmıyor. Eğitim veren şirketlerin genellikle perakende sektörünü çok iyi tanımayan, bu işin içinden yetişmemiş eğitmenler kullandığını düşünen sektör profesyonelleri bir araya gelip Perakendia’yı kurdular. 2010 yılında kurulan firmanın kurucu ortakları Alper M. Türk 2000 - 2010 yılları arasında, Ayşenur Ünan ise 1999 - 2008 yıları arasında Metro Group içinde çeşitli pozisyonlarda yönetici olarak görev yaptı. Ekip perakendenin farklı alanlarında uzmanlaşmış ve işin mutfağından yetişmiş kişileri de bünyesine katarak büyüyor.

Uzun yıllar zincir mağaza perakendeciliğinde satın alma, satış ve mağaza yönetimi, bilgi işlem ve kalite gibi stratejik alanlarda profesyonel yönetici pozisyonunda çalışmış kişiler olarak perakende sektörünü çok yakından tanıyan ekip sektörün nabzını tutuyor.

Perakendia, 3 alana; eğitim, danışmanlık ve destek faaliyetlerine odaklamış durumda. Alper M. Türk, bunlar içerisinde ilk olarak eğitim alanındaki ürünlerinden şöyle bahsediyor: “Zincir mağazalar için; ’Alırken Kazanma Sanatı’, ‘Stok ve Sipariş Yönetimi’, ‘Promosyonlar Beni Değil Ben Promosyonları Yönetmeliyim’, ‘Benim Aynam Kendi Markam’, ‘Market Personelim Müşteri Kazandırır, Para Kaybettirir’, ‘Kategori Yönetimi’, ‘Zincir Mağazalarda Kalite Yönetimi’ eğitimlerimizden bazıları. Tedarikçiler için ise ‘Zincir Marketlere Giriş Anahtarı Nerede Saklı?’, ‘Zincir Marketlerde Uzun Soluklu Çalışma ve Para Kazanma Sanatı’, ‘Müzakere Sanatı: Herkes Kazanır’, ‘Satış Elemanım Satış Silahım: Satışın Temelleri’ gibi eğitimlerimiz var.

Ayrıca uzun süreli eğitim programlarımız da mevcut. Bunlar içinde en çok ilgi çekenlerden biri ‘Şarküteri Elemanı Yetiştirme Programı’. Bildiğiniz gibi şarküteri bölümü, müşteri sadakati nedeniyle zincir mağazalar açısından çok stratejik. Ancak bu bölümde yeterli bilgi ve donanıma sahip personel bulmak çok güç. Bizim programımız bu alandaki boşluğu doldurmak için çok önemli bir fırsat sunuyor. Program, başta peynir, et ürünleri, zeytin, meze gibi şarküteri tedarikçilerine de hitap ediyor. Bu firmaların bünyesindeki personelin de önemli bir eğitim gereksinimi var. Tabi ki bu alanda hiç bilgi ve tecrübesi olmayan ancak kendisine bir meslek edinmek isteyen kişiler de bu programa katılabilir. Program başlangıçta katılımcıların bilgi seviyesinin ölçüldüğü ve buna göre katılımcıların gruplandırıldığı, 9 ayrı modülden oluşan çok kapsamlı bir sertifika programı. Program içerisinde şarküteri ürün bilgisinden, reyon yönetimine, satış teknikleri ve müşteri iletişiminden mağaza ve ekip yönetimine kadar çok boyutlu bir içerik, yoğun pratik çalışmalarla destekleniyor. Katılımcılara program sonunda bir sınav yapılarak sertifika veriliyor. Ayrıca bir yerde çalışmayan ve programda başarılı olan adaylara iş bulmaları konusunda yardımcı olunuyor.”

perakendia_kutuDanışmanlık ve Proje Hizmetleri kategorisinde ise özellikle ‘Taze Gıda Tedarik Zinciri Yönetimi’, ‘Bilgi İşlem ve Teknoloji Çözümleri’, ‘Tedarikçiler İçin Zincir Marketlerle İlişki Yönetimi’ ve ‘Kalite Yönetimi’ gibi başlıklar öne çıktığına dikkat çeken Türk, “Bütünsel çözüm anlamında sunduğumuz ‘Destek Hizmetler’ kategorisinde ise; zincir market perakendeciliğinde ortaya çıkan çok farklı kurumsal istek ve gereksinimlerin karşılanmasını hedefliyoruz. Örneğin; tedarikçi denetimleri, ürün analizleri gibi kalite güvence faaliyetleri, yeni market açılış alt yapısının kurulması, mağaza içi ve dışında promosyon destekleri ya da mağaza envanter işlemleri gibi çok farklı alanlarda destek veriyoruz” diyor.

Yerel zincirler önemli bir dönemeçte

2005 yıllarından sonra market sektöründe yaşanan satın alma ve birleşmeler sonucunda uluslararası oyuncuların pazardaki etkisi ile rekabetin sertleştiğine dikkat çeken Türk “Ekonomik krizin de etkisiyle, kıyasıya fiyat savaşlarının yaşandığı dolayısıyla kar marjlarının giderek azaldığı zorlu bir dönemden geçiyoruz. Bu rekabet ortamında, özellikle ülkemizin yerel zincirleri de önemli bir dönemece girmiş bulunuyor. Yerel zincirlerimiz için bu süreçte aslında 2 seçenek var; sahip oldukları işletmeleri, -Yonca-Migros, Alpark-Carrefour örneklerinde olduğu gibi- ulusal bir zincire satmak, ya da kendi aralarında güç birliği yapmak ve ulusal zincirlerle rekabete girmek. Aslında her iki seçenek de aynı kapıya çıkıyor: Dünyadaki ve ülkemizdeki sektörel ve teknolojik gelişmeleri takip ederek piyasa şartlarına çok hızlı şekilde adapte olmalı, kaynaklarını verimli kullanmalı ve özellikle de hizmet sektöründeki en önemli silah olan çalışanlarına yatırım yapmalılar. Aksi takdirde ne ulusal bir zincir için cazip olurlar ne de kendi ayakları üzerinde durup uzun vadede rekabet edebilirler. İçinde bulunduğumuz zorlu süreçte, bu konularda başarılı olamayan yerel zincirlerin maalesef yok olup gitmesine yol açabilecek işaretler görülmektedir” diyor.

Perakendecilerin mutlaka verimlilik sağlayarak şirketlerin kendi iç kaynakları ile eğitime bütçe yaratmasının altını çizen Türk, eğitimin önemine şöyle dikkat çekiyor: “Sizin de belirttiğiniz gibi eğitim eksikliği, perakendeciler için başta satış ve imaj kaybı olmak üzere çok önemli sorunlara yol açmaktadır. Ayrıca personelin eğitimsizliği nedeniyle özellikle satınalma ve mağaza içi operasyonlardaki büyük hatalar ve verimsizlik, işverenler açısından somut ekonomik kayıplarla sonuçlanmaktadır. Örneğin; karlı satın alma anlaşması yapamama, yanlış siparişler, fire oranlarının artması, mal kabul hataları gibi... Bu nedenle, şirketler proaktif davranarak bu tür gerekçelerle para kaybetmek yerine baştan belirli bir eğitim bütçesi ayırabilir.

Aslında bu gerçekten sektör paydaşları açısından da çok önemli bir konu. Başta Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’na bağlı devlet kurumları olmak üzere, eğitim konusunda sektörün farklı yöntemlerle sübvanse edilmesi bir zorunluluk. Çünkü işletmelerdeki verimsizlik, sonuçta ülke ekonomisi için de bir kayıp demek.

Sektörel STK’lar da eğitim konusunda kazan-kazan prensibiyle herkesin faydalanabileceği ortak çözümler üretebilir. Örneğin bu konuyla ilgili herkesin katkıda bulunacağı bir havuz oluşturulabilir, çok daha iyi koşullarla eğitim firmaları ile anlaşmalar yapılabilir ve böylece finansal yük dağıtılmış olur.”

.
 


Ücretsiz E-Bülten Üyeliği
Firma Rehberi

Ücretli Site Üyeliği
Ana Sayfa | E-Dergi | Marka Rehberi | Yazarlarımız | Haberler | Basından | İş Arama | Hakkımızda | İletişim | Profiliniz © retailturkiye.com