|
Capital ve Ekonomist dergileri öncülüğünde, Vodafone Türkiye ana sponsorluğunda düzenlenen ‘CEO Club Perakende Liderleri’ toplantısında eski Aldi CEO’su ve perakende danışmanı Dieter Brandes ve Mudo’nun kurucusu Mustafa Taviloğlu konuşmacı olarak yer aldılar.
16 yıl önce Türkiye’ye geldiğini o yılarda sadece BİM’in olduğunu söyleyen Brandes, “Bugün 3 binin üzerinde BİM var. Türkiye perakendesi benim için çok önemli. Türkiye için perakendede fırsatalr ülkesi diyebiliriz. Şirketlerimizde iyi yönetim ve kurum kültürü üzerine çalışmalıyız. Türkiye, Kore, ABD ve Şili gibi ülkelerdeki deneyimlerime bakarsanız ana konu yönetim sistemleriyle ilgilidir. İndirim marketlerinin yöneticiler, basit konular üzerine konsantre olabilirler. Dünyada giderek artan bir karmaşıklıklar var. Bunu çözenler, iyi yönetimle 1 numaraya yükseleceklerdir. Bilgeliğinde gerçek sırr tekrarlardan geçer” dedikten sonra şunları söyledi:
“Yerinden yönetim yapın. Bugün BİM’in durumunu bilmiyorum ama herhalde kontrol departmanları vardır. İndirim mağazalarında pazarlama departmanları yoktur. BİM’e 16 yıl önce geldiğimde otorite ve özerkliğin aktarılmasını istedim. İnsanlara bu anlamda yetki verilmesi gerekiyor. BİM’de bunu denedik ve çok iyi sonuçlar aldık.
Ana konu insan olmakla bağlantılıdır. Elemanlarınıza iyi maaş verin. İkramiyeleri kaldırın. Böylelikle daha verimli olurlar. İş hayatında net bir stratejiniz ve somut hedefleriniz olsun. Temel ilkelere odaklanın. Gereksiz, luzumsuz ve berbat konulardan uzak durun.”
Çalışma hayatına çok genç yaşta başladığını, okul yıllarında Fitaş Pasajı’nda butik atarak Mudo’nun temellerini attıklarını söyleyen Mustafa Taviloğlu, “Benim hayatımda bu pasajın önemi büyüktür. O yıllarda Atalar, Vakko vardı. Gemilerden mal alıp eczanelere satardım. Mudo’da t-shirt satarak önemli paralar kazandım. 2. Mağazayı Bağdat Caddesi’nde Mudo Jean Shop adıyla açtım. Akşam paraları sayamıyordum. Yapılmayanı, olmayanı yapıyordum” dedikten sonra şu bilgileri verdi:
“İşi temelden çok iyi biliyordum. Bende mucize yok. Yürürken, tatil yaparken bile çalışabiliyorum. Kendi işimin dışına hiç çıkmadım. Hep bildiğim işleri yaptım. Herkesi, rakiplerimi izlemeyi ve gözlemlemeyi çok seviyorum.”
|