|
Her akşam, medya kanallarında çeşit çeşit siyaset tartışma programları, her ana haberde, şehir şehir miting alanları, bir süre sonra söylenenler tekrarlanır, vaatler katlanırken, sandık günü bir an önce gelsin diye iç geçiriyor insan.
Kıssadan hisse bir de bu hikaye geliyor akla ne dense?
Uzun zaman önce bir kral ve prens yaşarmış. Prens, 3 şey dışında her şeye inanırmış; prensesler, adalar ve Tanrı... Kral olan babasının reddettiği bu 3 şeyle ilgili krallıkta da hiçbir iz yokmuş. Genç prens de inanmamakta haklıymış aslında.
Bir gün prens, babasının sarayından komşu ülkeye gitmiş. Bu ülkede bir sürü ada, adalarda da adını bile bilmediği bir sürü yaratık yaşıyormuş. Prens, adalara gitmek için kayık ararken, yanına uzun pelerinli bir adam yaklaşmış.
Genç prens; “Onlar gerçek adalar mı?” diye sorunca, pelerinli adam;”Tabii gerçek” diye cevap vermiş.
”Peki şu garip görünüşlü yaratıklar?”
”Onlar da gerçek prensesler”
“O zaman Tanrı da var olmalı!” diye bağırmış prens.
Pelerinli adam, hafifçe eğilerek “Ben Tanrıyım”demiş.
Prens koşa koşa sarayına geri dönmüş ve gördüklerini babasına anlatmaya başlamış heyecanla. Kral prensin sözlerinden hiç etkilenmemiş ve sormuş; “Söyle bana, Tanrı ne giymişti?”
“Siyah pelerinli bir smokin giymişti.” diye hemen cevaplamış prens.
“Peki smokinin kolları kıvrılmış mıydı?”diye sormuş kral.
Prens kolların kıvrılmış olduğunu anımsamış. Kral gülerek;”Biliyordum...O gördüğün bir sihirbaz giysisi. Seni kandırmışlar.” demiş.
Ertesi gün prens tekrar adaya gitmiş, siyah smokinli adamı bulmuş ve sinirli sinirli;”Kral babam bana kim olduğunu söyledi. Geçen sefer kandırdın beni. Söylediklerinin gerçek olmadığını, senin de bir sihirbaz olduğunu biliyorum.”demiş.
Adam gülümsemiş;”Seni asıl kandıran baban sevgili prens. Babanın krallığında birçok ada ve prenses var. O kadar kralın etkisi altındasın ki olduğu gibi göremiyorsun.”
Prens kafası daha da karışmış olarak saraya dönmüş. Kralın karşısına dikilmiş;”Baba, senin gerçek bir kral değil, yanlızca bir sihirbaz olduğun doğru mu?” diye sormuş. Kral gülümsemiş ve giysisinin kollarını kıvırmış;” Evet oğlum ben yanlızca bir sihirbazım” demiş.
“Ben sihrin ötesindeki gerçeği bilmek istiyorum. Yoksa öldüreceğim kendimi” diye haykırmış prens.
Bunun üzerine kral, bir büyü yapmış ve prense ölümü göstermiş. Ölüm kapıda bekliyor, prense sesleniyormuş. Prens ölümün kapıda beklediğini görünce ürpermiş. Bir an dalıp güzel ama gerçek olmayan adaları, güzel ama gerçek olmayan prensesleri düşünmüş. “Tamam”demiş prens. “Herşeyi anlıyorum artık”
Kral gülümseyerek cevap vermiş;” Gördün mü bak, sen de sihirbaz olmaya başlıyorsun...”
Yazarımızın bu yazısı Retail Türkiye Dergisi’nin Mayıs 2011 - 27. sayısında yayınlanmıştır.
|