retailturkiye.com




Ana Sayfa | E-Dergi | Firma Rehberi | Yazarlarımız | Haberler | Basından | Hakkımızda | İletişim | Profiliniz Salı, 07 Eylül 2010 
Sakıp Sabancı’yı anarken... Yazdır E-posta
Yazarlar - Emine Pura
Salı, 04 Mayıs 2010 08:11

Sene 2002...Sabancı Holding grup şirketlerinden, junior ya da “çaylak” da diyebileceğimiz, üniversiteyi yeni bitirmiş, üç aşamalı Holding İnsan Kaynakları elemelerini başarıyla geçmiş bir grup umut vadeden genç, “Talent Pool” / “Yetenek Havuzu” programında bir araya geldik.

Eğitimlerin ilki Sabancı Holding’de iki gün süren ve tanıtım ağırlık bir programdı. Birçok üst düzey yönetici de bizlerle sohbetlere katıldı. Sakıp Sabancı’nın bizleri en etkileyen katılımcı olduğunu söylememe gerek yok sanırım.

O gün, Sakıp Sabancı’nın, Salih Memecan’ın karikatürleriyle renklendirilmiş, “Başarı fiimdi Aslanın Ağzında” kitabı hem de adımıza imzalı olarak bizlere hediye edilmişti.

Geçen hafta kütüphanemden çıkarıp tekrar sayfalarını karıştırdım. Değişimin kaçınılmaz olduğu günümüze uygun bir hikaye var, Claus Moller’e ait.

“Bir kurbağayı çok sıcak su ile dolu bir kaba koyarsanız, kurbağa hemen dışarı atlar. Kurbağanın yaşama içgüdüsü, bariz tehlike sinyalleri karşısında hızlı ve güçlü bir şekilde tepki göstermesine neden olmaktadır. Oysa, kurbağa ılık su ile dolu bir akvaryuma atılırsa ve çevresinde de alışık olduğu ortamlardakine benzer bitkiler, yosunlar bulunursa, dışarı atlamayacak, kısa sürede akvaryuma uyum sağlayacaktır.

Akvaryumdaki suyu yavaş yavaş ısıtırsanız, kurbağa tehlike sinyallerinin farkına varmayacaktır. Su ısındıkça, kurbağa daha da rahatlayacak ve kendini iyice bırakcaktır. Akvaryumdaki su yavaş yavaş ısınarak çok yüksek bir sıcaklığa ulaşsa da kurbağa akvaryumun içinde kalacaktır. Haşlanıncaya kadar akvaryumdan çıkmayacaktır!

Kurbağa çevresinde ortaya çıkan küçük değişikliklerin asında tehlike sinyalleri olduğunu anlayamamıştır. İçinde bulunduğu ortam değişmiş fakat kurbağa davranışını değiştirmemiştir.”

2002’deki çaylaklara ne oldu derseniz, bugün farklı farklı alanlarda ama hepsi başarılı yöneticiler oldular ve yeni “çaylaklar” yetiştiriyorlar...

Sakıp Sabancı’nın kitaptaki son sözüyle bitirmek isterim; “Son sözümü unutmayınız: Sadece kendiniz için değil, çevreniz için, ülkeniz için başarılı olmaya, başarı sağlamaya mecbursunuz. Başarı şimdi aslanın ağzında da olsa oradan çekip çıkarmak zorundasınız.”

Başarılı günler dileğimle...

Yazarımızın bu yazısı Retail Türkiye Dergisi’nin Nisan 2010 - 14. sayısında yayınlanmıştır

 
En Çok Okunan Haberler
Ücretsiz E-Bülten Üyeliği
Firma Rehberi

Ana Sayfa | E-Dergi | Firma Rehberi | Yazarlarımız | Haberler | Basından | Hakkımızda | İletişim | Profiliniz © retailturkiye.com