|
ÇYDD ile yollarımız 2008 başında, ‘Doğrudan pazarlama, iş hayatına yeni atılanlara ve öğrencilere zengin bir harçlık ve kariyer fırsatı. Çalışmak isteyen, azimli gençler nerede?’ konulu beyin fırtınası sonucunda kesişti. ÇYDD ve DPID iş birliğinde gerçekleşen ‘Umut Işığı’ liseyi bitirmiş ancak öğrenimine çeşitli sebeplerden devam etmeyen-edemeyen genç kızlarımıza yönelik bir sosyal sorumluluk projesiydi.
Fazıl Say ve arkadaşları, 2 Mayıs akşamı Lütfü Kırdar’da ÇYDD yararına sahnedeydiler. Konser boyunca yaklaşık 2 saat, Türkan Saylan, tekerlekli sandalyesinde müziğe ve sanatçılara ilgisini bir an kaybetmeden geceyi tamamladı. Kesin olan iki şey vardı, birincisi sağlığının iyice kötüleştiği, ikincisi bunu hiç belli etmeyen, hastalığından daha büyük azmi.
O gece, aslında önemli bir ders verdi, belki de çok az insanın gözüne çarpan, manşetlerde yer almayan... Okulu bitirmiş ama insanlığa dair kimi derslerden çakmış büyüklere; kurdele kesmek için saatlerce halkı ‘bekletenlere’ aracı otoparktan rahat çıkarmak için son parçada konserden akın akın çıkan ‘şehirlilere’ bilgisiz ama her konuda fikirli ‘uzmanlara’ kıssadan hisseler...
ÇYDD ile yollarımız 2008 başında, ‘Doğrudan pazarlama, iş hayatına yeni atılanlara ve öğrencilere zengin bir harçlık ve kariyer fırsatı. Çalışmak isteyen, azimli gençler nerede?’ konulu beyin fırtınası sonucunda kesişti. ÇYDD ve DPID iş birliğinde gerçekleşen ‘Umut Işığı’ liseyi bitirmiş ancak öğrenimine çeşitli sebeplerden devam etmeyen-edemeyen genç kızlarımıza yönelik bir sosyal sorumluluk projesiydi. ÇYDD yetkilileri, yukarıdaki nedenler ile bursu bitmiş gençlerine tek tek ulaştı. Eğitimler kapsamında tüm gençler bir araya getirildi ve her iki dernek yetkilileri tarafından bilgilendirildi. Tüm bu süreçler iki tarafın karşılıklı ilgisi ve birebir takibinde sonuçlandı. Bu gençlere, sektörün önde gelen isimlerin ve profesyonel eğitmenlerin gönüllü görev aldıkları 64 saatlik bir eğitim programı sağlandı. Böylece, DPID olarak sektöre, sertifikalı doğrudan pazarlama uzmanları kazandırmanın ilk adımını atmış olduk.
Projeyi en kısa sürede hayata geçirelim diye heyecanlıyız, 20 kişiyi bulunca hemen harekete geçtik... Tarih 19 Mart 2008... Yer Beşiktaş MKM... ‘Umut Işığı’ projesinin mütevazi basın toplantısı... ‘Yüzbinlere ulaşan projelerin yanında bizimki devede kulak, zaten Türkan Hoca sabahtan hastanede olacakmış. Birkaç dakika içinde basın toplantısını başlatırız’ derken Türkan Hoca merdivenlerde belirdi.
‘İşin kolayını seçmeyin, çalışın, meslek edinin, hayatta kendi ayaklarınızın üstünde durmasını öğrenin ve akıllı olun’ dedi. Net, direkt, samimi. Keşke bu konuşmayı daha çok genç dinleyebilseydi! Öğrenmeden okuyup, iş hayatına müdür olarak başlamak isteyen, müdür olmazsa çalışmamayı tercih eden, fotokopi çekmeyi zul addeden stajyerler... Ulaşacak o kadar genç, hayallerle gerçekler arasında o kadar fark var ki. Bıkmadan usanmadan, yorulmadan onlara ulaşmak, anlatmak ve paylaşmak gerekiyor.
Gelecekleri için, geleceğimiz için, çağdaş Türkiye’nin geleceğinin güvencesi için, sarf ettiği her dakikaya, katettiği her yola, harcadığı her nefese sonsuz teşekkürler...
Aynası iş olan kişinin, sözüne de bakılır işine de...
Yazarımızın bu yazısı Retail Türkiye Dergisi’nin Haziran 2009 - 4. sayısında yayınlanmıştır.
|