|
Wincor Nixdorf’un 25-28 Ocak 2011 tarihleri arasında Almanya’nın Padernborg şehrinde gerçekleştirilen Wincor World 2011 programı çerçevesindeki etkinliğe ortağım İbrahim Bostancıoğlu ile birlikte katıldık.
Wincor Nixdorf’un 25-28 Ocak 2011 tarihleri arasında Almanya’nın Padernborg şehrinde gerçekleştirilen Wincor World 2011 programı çerçevesindeki etkinliğe ortağım İbrahim Bostancıoğlu ile birlikte katıldık. Bu program için Wincor Nixdorf Türkiye ailesi bizlerden ilgi ve alakasını eksik etmedi. 3 günlük etkinlikte önce fuar alanını gezdik, konferansları dinledik, daha sonra da hep birlikte fabrikayı gezdik. Son teknolojiler bizleri hayrete düşürdü. Şaşkınlığımızı gizleyemedik. Satış Müdürü Atilla Paternoster ve Kanal Müdürü Serra Duran, bizlere ürünleri tanıttılar. POS makineleri, banka ile perakendeciler arasında iletişimi sağlayan ürünler, talih oyunları makineleri, otomatik posta makineleri gibi yeni teknoloji ürünleri yakından tanıma fırsatı yakaladık. İş ortaklarının standlarını gezdik. Padernborg’daki dev fabrikayı gezerken ise dilimiz uçukladı. Fabrika değil adeta hastane. Pırıl pırıl. Bir fabrikada hiç mi kir veya atık olmaz! Türkiye’de çok sayıda üretim tesisi, otomobil fabrikasını gezdim ama hiç böylesini görmedim. Ama insan sayısı az. Her yerde robotlar üretim yapıyor. Saç fabrikaya giriyor, robotlar ve teknoloji sayesinde ATM makinesi ve POS cihazları olarak çıkıyor. Cihazlarda hata payı sıfırlanmış. Defalarca kontrol ediliyor. Wincor Nixdorf fabrikası bizlere Alman ekolünü, iş kültürünü ve disiplinini anlatıyor. Son derece dinamikler. Alanında tek fabrikada üretim yapan dünyanın en büyük tesisi olma özelliğini taşıyor.
Fabrikadan arta kalan zamanımızda ise Alman perakendecilerini gezdik. Hayat 18.30’da bitiyor, dükkanların ışıkları kapanıyor. Şehirde bir tek açık bakkal dükkanı bile bulmak mümkün değil. Dev perakendeciler şehir dışında. Rewe ve Lidl, gözümüze en çok çarpan perakendeciler. Çok yaygınlar. Fiyatları da oldukça iyi. Yapı market pazarında ise Praktiker çok yaygın. Bauhaus’un sayısı daha az. Büyük mağaza açma politikasını Almanya’da da uyguluyor. Mediamarkt mağazaları da Almanya’da oldukça fazla. Fiyatlarının Türkiye’den farkı yok. Seyahat sırasında ucuzluğu yakalayabildik. Bütün dükkanlar fiyatları indirmiş. Gerçek indirimi Almanya’da gördük. Tüm ürünler yüzde 50 indirimli. Bizdeki gibi yüzde 50’ye varan indirimler deyimi yok. Global markalar, Türkiye’de bu kadar indirim uygulamıyorlar. Alım gücü çok fazla olan Alman halkı bu konuda Türk tüketicilerden şanslı. Türklerin daha fazla alışveriş harcaması yaptığı da yadsınamaz. Bu markalar, ülkemizde daha çok kazanıyorlar. Düsseldorf’da ise AVM’ye rastlayamadık. Cadde mağazacılığı çok gelişmiş. Bütün dev markalar yan yana sıralanmış, müşteri bekliyor ama mağazaların içi boş. Seyahatimiz sırasında yanımızda Flormar’ın İcra Kurulu Üyesi Bekir Aktar’da vardı. Almanya’yı gezerken Douglas Kozmetik Mağazaları’nda Flormar standlarını görünce hep birlikte keyiflendik. İspanya’da da mağazaları varmış. Mavi Jeans cornerları da gözümüze çarptı. ‹şte bunlar da ayrı bir gurur kaynağımız.
Geçtiğimiz sayılarda dergimizde Almanya ziyaretini yazan Nurdan Tümbek’de hemen hemen aynı konulara değinmişti. Almanya seyahatimiz sırasında Lebens Mittel Zeitung, LSA, Grocery gibi perakende sektör dergilerini de koltuğumuzun altına koyarak dünya perakendeciliğini daha yakından tanıyabilmek içim yanımıza aldık. Bu haberlerin sayfalarımıza çevirisini yapan Erkut Balcı arkadaşıma da bu sütunlardan teşekkür ediyorum. Bir diğer teşekkürlerimizde Wincor Nixdorf Türkiye ailesine.
Yazarımızın bu yazısı Retail Türkiye Dergisi’nin Ocak 2010 - 23. sayısında yayınlanmıştır.
|