|
Geleceğin perakendecileri yapısal organizasyonu karar verme süreçleri ile en iyi bütünleştiren kuruluşlar olacaktır. Artan rekabet ve düşen kar marjları organizasyon yönetiminde yeni innovatif yaklaşımları zorunlu kılmaktadır.
Artık bir şirketin değerini, verdiği ve icra ettiği kararların toplamı ile ölçüyor olacağız.
Çoğu CEO, şirketin başına yeni geçtiğinde öncelikle organizasyon yapısına odaklanır ve gerekli yapısal değişikliklere gider. Organizasyon şemasındaki kutucukların ve onları birleştiren okların finansal performansı belirleyen ana unsur olduğunu düşünür. Aynen bir generalin savaşı kazanmak için doğru güç ve birlikleri doğru yerlerde konumlandırması gibi. Şirketin başına geçtikten iki sene sonra yeni bir organizasyon yapısına gider.
Bain&Company’nin 57 şirkette yakın zamanda yaptığı araştırmaya göre bu tarz yapısal değişikliklerin çoğu ya bir fark yaratmamakta ya da şirket değerini azaltmakta. Haziran ayında yayınlanan Harvard Business Review çalışmasına göre artık CEO’ların yapısal değişiklikleri bırakıp, karar verme süreçlerine göre şirket organizasyonlarını tayin etmeleri gerekiyor. Çoğu şirketi rekabette ve verimlilikte sıkıntıya sokan ana unsurlar karar vermede yaşanılan zaman kaybı, kararların doğruluğu ve alınan kararları icraata dökmek ile ilgili. Bu problemi çözmek için şirketlerin stratejik, operasyonel ve taktik karar süreçlerini analiz edip, aşağıda yer alan altı ana hususa göre yeniden yapılanmaya gitmesi reçete olarak sunuluyor.
Karar süreçlerinin optimizasyonuna odaklı bir organizasyona sahip olmak için öncelikle organizasyondaki önemli kararların tayinini yapmak gerekiyor. Örneğin bir perakendeci için talebin tayini ve buna göre siparişlerin verilmesi, doğru fiyat tespiti şirketin performansını ciddi anlamda etkiler.
Kararların nerede ve ne zaman alındığının belirlenmesi gerekiyor. Yanlış sevkiyat nerede tesbit edilmeli ve geri çevrilmeli, rafta yer almayan bir ürün tespit edildikten sonra nerede ve ne zaman sipariş verilmeli gibi.
Kaynaklar ve getirilere göre yapılanma sağlanmalıdır. Bir perakendeci için en önemli kaynaklar müşteriler, sunduğu ürünler ve çalıştığı tedarikçilerdir. Stok, sevkiyat süreleri, gelir ve hizmet kalitesi bu kutup noktaları etrafındaki sağlanan getirilerdir. Örneğin çoğu perakende organizasyonunda kategori yönetimi, tedarik zinciri yönetimi süreçlerinin farklı organizasyon departmanlarında kopuk olarak parçalanmış olması ciddi organizasyon körlüğü yaratmaktadır.
Karar vericilerin ne tür yetkilere sahip olacağı tayin edilmelidir. Fiyat değişikliği, yeni ürün lansmanı, sipariş yetkisi, kampanya onayı vb. kararların kimler tarafında icra edileceği belirlenmelidir.
Karar vermeyi destekleyen unsurların tayini yapılmalı; bilgi akışı, onaylayanlar, iş süreçleri gözden geçirilmelidir. Bu noktada özellikle bilgi yönetimi sistemleri ile doğru zamanda doğru kararların hızlıca alınması, ofis dışı çalışma süreçlerinde blackberry, iPhone ve iPad gibi akıllı mobil cihazların etkin kullanılması önem kazanmaktadır.
Yöneticilerin hızlı karar vermesi için gerekli yetenek ve imkanların artırılması sağlanmalıdır. Yöneticilerin hangi süreçte hangi veriye bakması gerektiğinin belli olması ve arka taraftaki karar destek sistemi üzerinden ihtiyaç anında istenilen bilgiye ve göstergeye ulaşılabilmesi gerekmektedir. Ön şart olarak yönetim ekibinin ve altlarındaki operasyonel karar vericilerin veriye dayalı yönetim kültürüne sahip olması önem arz etmektedir.
Geleceğin perakendecileri yapısal organizasyonu karar verme süreçleri ile en iyi bütünleştiren kuruluşlar olacaktır. Artan rekabet ve düşen kar marjları organizasyon yönetiminde yeni innovatif yaklaşımları zorunlu kılmaktadır.
Yazarımızın bu yazısı Retail Türkiye Dergisi’nin Aralık 2010 - 22. sayısında yayınlanmıştır.
|