|
Yapılan araştırmalar perakendecilerin ürün verisinin %30’unun yanlış olduğunu söylerken, çoğu perakendeci maalesef bu durumun farkında değil. Yanlış veri tesbiti için uygulamaların içerisinde kontrolleri arttırmak, kontrol raporlarını, uyarı mekanizmalarını oluşturarak yazılımlar yardımcı olabilmektedir.
İlk yazımda bilgiye dayalı yönetim kültürünün temeline inerek, sadece doğru veri ile çalışmanın, veri kalitesi seviyesinin yüksekliğinin birçok perakendeciye kazandıracaklarını ele almak istiyorum.
Mağazacılık sektörünün en çok önem gösterdiği konuların başında gelen yok satmayı ele aldığımızda dünya yok satma ortalaması %8,5’lar civarında iken, ürün ve stok verisi doğru olan ürünlerde yok satma oranı %4’ler civarına düşüyor.
Çoğu gıda perakende zincirinde tedarik edilen domatesin gerçek satış miktarından %25 ve üzeri daha fazla domates satışı yapılmış olmasına şahit olmuşuzdur. Organik ya da daha üst sınıf domateslerin de normal domates olarak satılması buna sebep olmaktadır. Ya da aynı fiyata sahip olması nedeni ile vanilyalı yoğurt yerine meyveli yoğurt satılıyor olması başka bir stok verisi şaşması sebebidir.
Doğru veri ya da veri kalitesi derken bir noktanın altını çizmek istiyorum ki; aslında geçmişe yönelik verilerin olmaması da bir veri kalitesi problemidir. Örneğin son 2 yıllık satış verileriniz elinizde yok ise önünüzdeki döneme ait satış, finansal, üretim, işgücü planlamasını çok sağlıklı yapmanız mümkün olmayacaktır. Eskiden kar marjları daha yüksek iken, deneyime dayalı tahmindeki hata paylarını kaldırabilecek bir konjontör içerisinde maalesef değiliz.
Günümüzde bir moda perakendecisinin artık işini yapabilmesi için hangi renk ve beden ceketin hangi zaman aralığında, hangi mağazada ne kadar sattığı verisine dayalı bir planlama süreci içerisinde olması gerekmekte, mağaza ürün çeşitliliğini bu bilgiler ışığında belirlemesi gerekmektedir.
Yeniden yanlış veri oluşma örneklerine dönecek olursak; moda perakandeciliğinde stok verisi tutarsızlığının ana sebeplerinden birisi ürün iadeleri olarak göze çarpmaktadır. Küçük beden gömlek iade edilip büyük beden ile değiştirildiğinde, fiyatı aynı olduğu için kasiyerin bu değişikliği stok hareketlerine yansıtmaması nedeniyle hem küçük bedenin hem de büyük beden gömleğin stok verilerini şaşmasına sebebiyet vermektedir.
Sevkiyatlardan kaynaklı da benzeri stok verisi bozulma problemleri ile karşılaşılmaktadır. Birkaç büyük perakende tedarik zincirinde yapılan kapsamlı bir araştırmada veri bozukluklarında dağıtım hatalarının %29 oranında pay sahibi olduğunu ortaya çıkarmaktadır. Orta boy gömlek kolileri gittiği zannedilirken aslında büyük boy gömlek gitmesi. Ya da koli içi şampuan miktarının 48 birimden 12 birime düşmesi, fakat mal kabul eden kişinin ezbere hareket ederek 48 birim üzerinden malı kabul etmesi gibi sebepler dağıtımdan kaynaklı olarak ortaya çıkmaktadır.
Yapılan araştırmalar perakendecilerin ürün verisinin %30’unun yanlış olduğunu söylerken, çoğu perakendeci maalesef bu durumun farkında değil. Yanlış veri tesbiti için uygulamaların içerisinde kontrolleri arttırmak, kontrol raporlarını, uyarı mekanizmalarını oluşturarak yazılımlar yardımcı olabilmektedir. Konuyu daha ciddi ele aldığınızda veri kalitesine yönelik uzmanlaşmış çözümler bizlere yardımcı olabilmektedir. Ancak hiçbir operasyonel iyileşme ve başarı sadece teknoloji ile olmamaktadır. Bu noktada ofis malzemeleri satan uluslarası bir perakendecide literatüre “Sıfır Bakiye Yürüyüşü” olarak geçen uygulamayı anlatmak istiyorum.
Söz konusu mağaza zincirinde her mağazada görevli bir kişi rafta olmayan ürünleri tesbit etmek üzere her gün mağaza içerisinde dolaşıyor ve söz konusu ürün için stokta yok kartı üretip ürünün bulunduğu alana yapıştırıyor. Arkasından diğer arka ofis çalışanları ürünle ilgili giriş çıkış hareketlerine bakıp sıfır stok bakiyesi haricinde bir anlık stok verisi söz konusu ise bunun sebebini bularak düzeltiyorlar. Daha sonra tesbit edilen ürünlerin satış hızındaki anormal değişimleri takip ederek yok satma durumlarını çok daha kısa sürede tesbit edip, gerekli stok verisi düzeltmelerini ve ürün siparişlerini doğru zamanda yapabiliyorlar
Günün sonunda insan ve yazılım koordineli uygulama ile ürün ve stok verisi ile yanlışlıkların azalabildiğine şahit oluyoruz. Formuna dikkat eden perakendecilere her sabah sıfır bakiye yürüyüşüne çıkmalarını tavsiye ederek bir sonraki yazıda görüşmeyi diliyorum.
Yazarımızın bu yazısı Retail Türkiye Dergisi’nin Ekim 2009 - 8. sayısında yayınlanmıştır.
|