|
Abeerden Research’ün yaptığı araştırmaya göre, 2008 yılında şirketlerin sadece %15’i mobil teknolojilere dayalı kanalları hayata geçirme aşamasındayken 2010 yılında bu oran %38’e çıktı. Söz konusu orana ilave olarak başka bir %50’lik grup da mobil teknolojilere dayalı alternatif kanal oluşturma planları içerisinde ki, bu oran 2008 yılında %15 oranındaydı.
Bugüne kadar klişe bir kavram olarak algılanan mobilite artık her perakendeci için ele alınması gereken ve innovasyon yaratabilecek önemli bir gerçek haline geliyor. Kablosuz iletişim teknolojileri, 3G ve özellikle mobil internetin gelişmesi ile mobilite her geçen gün hayatımıza çok daha fazla giriyor. Aberdeen Research’ün 2010 yılı başında yaptığı bir araştırmaya göre perakendecilerin %57’sinden fazlası satış pastasındaki paylarını arttırabilmek için yeni alternatif satış ve hizmet kanalları yaratmaya çalışıyor. Mobil ve kablosuz teknolojilerin kullanımına dayalı satış, pazarlama ve hizmet kanalları perakendecilere bu noktada ciddi katma değerler vaad ediyor.
Yine Abeerden Research’ün yaptığı araştırmaya göre, 2008 yılında şirketlerin sadece %15’i mobil teknolojilere dayalı kanalları hayata geçirme aşamasındayken 2010 yılında bu oran %38’e çıktı. Söz konusu orana ilave olarak başka bir %50’lik grup da mobil teknolojilere dayalı alternatif kanal oluşturma planları içerisinde ki, bu oran 2008 yılında %15 oranındaydı.
Alternatif kanallardan katalog ile pazarlama Amerika’da çok popülerken Türkiye perakendecileri katalog ile satışı pas geçip internet üzerinden pazarlama ve satışı benimsemişti. Halen interneti bir alternatif kanal olarak başarılı kullanamıyorken, şimdi mobil teknolojiler ile alternatif kanal oluşturmaktan bahsediyoruz. Tüm deneyimlere rağmen Türkiye’nin mobil teknolojileri benimseyeceğini düşünüyorum. Türkiye’deki tüketicilerin mobil teknolojileri kullanımda izlediği grafiğe baktığımızda dünyada 3G teknolojisi ve mobil internete en hızlı geçiş yapan ülkeler arasında yer alıyoruz. Perakendecilerimizin akıllı telefonları, Blackberry ve iPhone kullanımını benimseyen; göz ardı edilemeyecek değerli segmentteki tüketicinin davranışlarına, tepkisiz kalmayacağına inanıyorum.
İsterseniz kısaca mobil teknolojilerin nerede kullanılabileceğine bir bakalım ve Türkiye pazarının gelişmelere nasıl cevap vereceğine beraber karar verelim.
1. Öncelikli olarak mobil ortamdan yani telefon, iPhone, Blackberry, iPad, android gibi araçlar üzerinden satış yapılması gündeme gelmeye başlayacak. Tesco, iPhone’lar üzerinden mobil ticaret uygulamasını Londra’da bundan yaklaşık iki ay önce piyasaya duyurdu. Türkiye’de benzeri birkaç uygulama kapıda ancak mobil ticaret ile mali mevzuattaki bazı sıkıntıların çözülmesi gerekiyor. Mobil ticarette İnternet’ten satışa göre en önemli fark, satışın evden, işyerinden, mağaza dışı herhangi bir lokasyondan yapılabileceği gibi tüketicinin kendi cihazlarını ya da mağaza tarafından verilen mobil cihazları kullanarak mağaza içerisinde de alışveriş yapabiliyor olması. Tüketiciye en önemli katma değeri yaratacak kullanım trendi ise, raftaki ürünün detay bilgileri ve fiyat kıyaslaması ile tüketicinin hızlıca karar verebilmesi ve alışverişi anında yapabiliyor olması.
2. Lokasyon tesbiti ile tüketicinin segmentine göre özel kampanyaların yapılması, mobil kupon, reklam bilgilendirmesi ve sadakat kart uygulamaları ile pazarlama aktiviteleri daha da etkinleştiriliyor. Dünyada Starbucks ve JC Penny bu konudaki ilk uygulayıcılar arasında yer alıyor.
3. Mobil cihazlar mağaza içerisinde ya da dışarısında ödeme aracı olarak kullanılabilecek. Yakında Türkiye’de mobil operatörlerin, bir banka gibi ödeme sistemlerine yönelik organizasyonel yapılanma değişiklikleri içerisinde olduğunu göreceğiz.
4. Sipariş yönetimi, müşteri tepkilerinin alınması ve anketlerin yapılması gibi aktivetelerle tüketici ile daha interaktif ilişkiler içerisine girilebiliyor.
5. Mobil araçlar ile tüketicinin yaptığı satın almalara yönelik raporların alınması, en yakın mağaza lokasyonlarının sorgulanması gibi mobil araçlar üzerinden raporlama yapabilmesi, raftaki ürünün içerik bilgilerinin ürün barkodunun okutularak sorgulanması, şirket içi kullanımda sahadaki bölge ve satış sorumlularının mağaza performansını anında takip edebilmeleri ve benzeri raporların alınması sağlanıyor.
6. Hizmet ve bakım ile ilgili aktivitelerin müşteri ve kuruluş tarafından takibi kolaylıkla yapılabiliyor.
Yukarıda saydıklarımızın uygulanması ile perakendeciler müşteriye daha özel öneriler gönderirken pazarlama maliyetlerini düşürüyor, önerilere gelen cevapları takip ediyor, müşteri karlılığı, sürekliliği ve memnuniyeti ile ilgili artışı gözlemliyor, marka imajının olumlu etkilendiğini ölçüyor olacaklar.
Konu hakkındaki görüş ve sorularınızı paylaşmanızı diliyor, geçmiş bayramınızı kutluyorum.
Yazarımızın bu yazısı Retail Türkiye Dergisi’nin Kasım 2010 - 21. sayısında yayınlanmıştır.
|