retailturkiye.com


Ana Sayfa | E-Dergi | Marka Rehberi | Yazarlarımız | Haberler | Basından | İş Arama | Hakkımızda | İletişim | Profiliniz Salı, 07 Şubat 2012 
Bülent Dal

Obase Bilgisyar
Genel Müdürü
bulent.dal@obase.com

 Toplam 26 yazısı bulunuyor. Tüm yazıları görmek için tıklayın. Tümü için ... (26)
ECR ile başlayan ortaklaşa çalışma kültürü Yazdır E-posta
Yazarlar - Bülent Dal
Perşembe, 25 Şubat 2010 10:56

Halen Türkiye’ye hizmet veren bir ulusal ürün-kategori bilgisi kataloğu bulunmamaktadır. Bir sonraki yazımızda Türkiye perakende sektörünün kaybettiklerinin çarpıcı bir kısmını, İngiltere pazarındaki güncel bir araştırmaya yer vererek ortaya koymayı planlıyorum.

Bir önceki yazımda perakendecilerin kendilerini, beraber çalıştıkları iş ortaklarının yer aldığı bugünkü anlamı ile perakende değer zinciri‘nden soyutlayarak başarıya gitmelerinin mümkün olmadığını ifade etmeye çalışmıştım. Bu noktada bilgiye dayalı ve talep odaklı ortaklaşa çalışma kültürünün önemini vurgulamış, konunun moda perakendeciliği açısından gelişmini ve önemini ortaya koymuştum. Bu sayıda gıda perakendeciliği açısından konuyu ele almaya ve ortaklaşa çalışma disiplinin öncüsü ECR çalışma grubu bakış açısını paylaşmaya çalışacağım.

ECR (Efficient Consumer Response – Tüketiciye Etkin Yaklaşım), 1992 yılında lider gıda perakende ve üreticileri tarafından Amerika’da kurulmuş ve 1993’de ilk raporları yayınlanmıştır. Avrupa’da özellikle 1993 – 1996 yılları arasında birçok ülkede yaygınlaşmış ve 1996 yılından itbaren periyodik seminerler düzenlenmeye başlanmıştır. 1977 yılında barkodlama standardlarını belirlemek adına Brüksel merkezli "European Article Numbering (EAN)" (Avrupa Mal Numaralama Örgütü) kurulmuştur.

Türkiye’de de 21 Haziran 2000 yılında faaliyetlerinin başladığı ECR organizasyonlarının temel amacı tüketici ihtiyaçlarını perakende değer zinciri ortaklarının beraber çalışarak daha iyi, daha hızlı ve daha düşük maliyetle karşılamasıdır. Ortaklaşa çalışma kültürü Avrupa’da ECR şemsiyesi altında giderken, Amerika’da ECR misyonunu destekleyen ve paralel giden FMI (Food Marketing Institute), GMA (Grocery Manufacturers Association) , VICS (Voluntary Interindustry Commerce Solutions) kuruluşları da ortaya çıkmış ECR’ın etkisi doğduğu yerde Avrupa’ya göre azalmıştır. İlerleyen yıllarda dünya genelinde yerel ülkelerin dinamiklerine o ülkelerdeki lider perakendecilerin iş yapma biçimlerine göre şekillenen yerel ECR teşkilatlarının üzerine uluslararası ortaklaşa iş yapma standardlarının tesis edilmesine yönelik olarak GCI (Global Commerce Initiatives) devreye girmiştir. ECR ve GCI özellikle uluslararası platformda perakende ticaretin verimliliğini arttırmaya yönelik, firmaların ortaklaşa iş yapmalarını kolaylaştırmak adına elektronik ürün kodlaması (EPC), barkodlaması üzerine standardlar getirmeye çalışmıştır. Avrupa (EAN) ve Amerika (UCC – Uniform Code Council) barkod standardlarını EAN.UCC olarak bir araya getirmeye öncülük etmiştir.

Türkiye’nin de barkodlamada standardlarını esas aldığı Avrupa’da 2000'li yıllara gelindiğinde Uluslararası EAN organizasyonunun temel amacı tanımlama standardı oluşturmanın ötesine geçmiş daha büyük hedefler ortaya konmuştur. Üreticilerle müşteriler arasındaki iletişimi daha hızlı ve verimli bir hale getirme, ürünlerin tedarik zinciri sürecinde takibini sağlama amaçlı GDSN (Global Data Synchronization Network), RFID (Radyo Frekansı ile Tanımlama), İzlenebilirlik gibi projeler geliştirilmiştir. EAN International ve UCC’nin sadece tanımlama standardı oluşturan bir organizasyon görünümünden çıkmış olması sonucunda EAN ve UCC organizasyonları 2005 yılında GS1 olarak değişmiştir. Bugün, GS1'ın aralarında TOBB vasıtası ile Türkiye’nin de yer aldığı 103 ülkeyi temsilen 101 üye organizasyonu bulunmaktadır.

Bankacılık ve havayolu şirketleri elektronik ortamda ortaklaşa çalışma standardı ve disiplinlerini yıllar önce tesis etmiş ve çalışma verimliliğini ciddi derecede arttırmış bulunmaktadır. Yüksek değişkenlik ve dinamizme sahip perakende sektöründe benzeri iş yapma doğruluğu ve kolaylığını sağlamak kolay olmamaktadır. Bu noktada Türkiye açısından konuyu ele aldığımızda devlet, TOBB, yerel perakende dernek ve kuruluşları, lider perakende ve tedarikçi firmaları, bilişim firmaları, lojistik şirketlerinin birlik olmasına ciddi ihtiyaç bulunmaktadır. Maalesef söz konusu kenetlenme sektörel düzeyde henüz tesis edilememiştir. Belli başlı gıda perakendecileri nezdinde şekillenen tedarikçi portalleri, b2b (business to business, işten işe) ortamlarının ötesine konu henüz gidememiştir. Halen Türkiye’ye hizmet veren bir ulusal ürün-kategori bilgisi kataloğu bulunmamaktadır. Söz konusu altyapının ülkemizde tesis olmamasından neler kaybettiğimizi yeteri kadar anlatmayı ancak birkaç sayıdaki köşe yazısında başarabilirim. Bir sonraki yazımızda Türkiye perakende sektörünün kaybettiklerinin çarpıcı bir kısmını, İngiltere pazarındaki güncel bir araştırmaya yer vererek ortaya koymayı planlıyorum.

Tekrar biraraya gelmek dileğiyle, hoşçakalın...

Yazarımızın bu yazısı Retail Türkiye Dergisi’nin Şubat 2010 - 12. sayısında yayınlanmıştır



.
 


Ücretsiz E-Bülten Üyeliği
Firma Rehberi

Ücretli Site Üyeliği
Ana Sayfa | E-Dergi | Marka Rehberi | Yazarlarımız | Haberler | Basından | İş Arama | Hakkımızda | İletişim | Profiliniz © retailturkiye.com