FacebookTwitterGoogle Bookmarks

Yazarlarımız


  • Font size:
  • Decrease
  • Reset
  • Increase

Buruşuk gömleğin hikayesi

Demiri sıcak hava ile ısıtma tekniği, ütünün bulunmadığı, pratik bir çözüm bulmanın zorunlu olduğu her yerde kullanılmaya başlanmıştır. Saç kurutma makinesinin yanında eşantiyon olarak bu ürünü veren Braun firması satışlarını dünya çapında %50 arttırmıştır.

Buluş hikayeleri ilginçtir. Mucitlerin dünyası hemen herkesin dikkatini çekmiştir. Bu hikayelerin aktarılması mucitin kim olduğunu, nasıl buluş yapıldığını, Türkiye’de buluşa ve mucite nasıl bakıldığını, buluşların ekonomimiz ve teknolojimiz açısından ne önem taşıdığını göstermesi bakımından ilginçtir.  Aşağıda, Türkiye’ye seminer vermek için Almanya’dan  gelen Danışman Avrupa Patent Vekili Mr.Karl Rackette’nin bir Türk mucit ile ilgili dinleyicilere aktardığı ilginç hikayeyi bulacaksınız.

Buluşun kahramanı Almanya’ya çalışmak için giden Yücel Yamaç isimli bir jeoloji mühendisidir. İşsiz olan Yücel Yamaç, kendisi için çok önem taşıyan bir iş görüşmesine gidecektir. Uzun zamandır işsiz olması, kaldığı yerin son derece bakımsız ve kötü bir yer olması, cebinde neredeyse yemek parasının dahi olmaması karşısında bu iş, Yücel için çok önemlidir. Akşam evine gittiğinde, ertesi gün gideceği iş görüşmesi için ütülü gömleğinin olmadığını, ayrıca ütüsünün de bulunmadığını fark eder. Evde ütü olmadığı gibi, ‘buruşuk gömleğini’ ütületmek için ne parası vardır, ne de zamanı. Hemen hızlı bir çözüm üretmek zorunda olan Yücel, bir demir levha ile gömleğini ütülemeyi düşünür. Gel gelelim, bulduğu demir parçası sıcak olmadığı için gömleği ütülemede işe yaramamaktadır. Demiri ısıtması gerektiğini düşünen Yücel, bulduğu demir parçasına evde bulunan saç kurutma makinesini bağlamayı, demiri onunla ısıtmayı düşünür ve öyle de yapar. Sonuç oldukça tatmin edicidir ve gömlek ütülenmiştir.

Yücel ertesi gün iş görüşmesine gider ve işin kendisi için taşıdığı önemi ve durumunu anlatır. Konuşma sırasında ‘buruşuk gömlek’ hikayesini de firma yetkililerine aktarır. Firma Yücel’i işe alır, ama yaptığı buluşla daha çok ilgilenir. Yücel’e bu yaptığı şeye patent almasını, patenti de kendilerine satmasını önerir. Buluşu tescil ettiren (patent alan) firma nakit sıkışıklığı içinde olduğundan bir bankaya kredi için müracaat eder ve patenti teminat olarak göstermeyi teklif eder. Patent Almanya’da önemli ve değerli bir şey olduğu için banka patenti teminat olarak kabul eder. Sonrasında firma borcunu ödeyemediği için patent bankaya kalır. Banka bir süre sonra patenti satışa çıkarır. İşte burası son derece önemlidir: Patente dünyaca ünlü ütü ve küçük ev eşyası üreticisi Braun talip olur.

Patenti alan Braun, tüm dünyada tescil ettirir. Hatta çeşitli ülkelerde taklitlerine karşı mücadeleye girişir. Buluşun etkisi bununla da kalmaz Koreli kayak üreticisi bir firma buluşu kayakların altına takmayı ve böylece daha hızlı kayma sağlamayı düşünür. Braun’la giriştiği patent mücadelesini kaybeder. Yücel Yamaç’ın buluşunun konunun özü olduğuna ve kayak altına bunu uygulamanın yenilik unsuru taşımadığına karar verilir. Bu durumda kayak firmasının Braun’a lisans ücreti ödemekten başka çaresi kalmaz.

Böyelece demiri sıcak hava ile ısıtma tekniği, ütünün bulunmadığı, pratik bir çözüm bulmanın zorunlu olduğu her yerde kullanılmaya başlanmıştır. Saç kurutma makinesinin yanında eşantiyon olarak bu ürünü veren Braun firması satışlarını dünya çapında %50 arttırmıştır.

Değerli okuyucular, aktardığım hikaye buluşun her zaman acil ve önemli bir ihtiyaçtan çıktığını, Türkler’den mucit değil taklitçi çıkar zihniyetinin yanlışlığını, buluşun basit ama etkili çözüm üretmek olduğunu açıkça ortaya koyar. Buluşlar zannedildiği gibi her zaman uzun ve pahalı araştırmaların sonucu olarak ortaya çıkmaz. Acil bir ihtiyaç hisseden yaratıcı her insanın, bulunduğu yerde buluş yapma potansiyeli mevcuttur.

Yazarımızın bu yazısı Retail Türkiye Dergisi’nin Haziran 2009 - 4. sayısında yayınlanmıştır.

RetailTurkiye.com