|
Bu aralar karma projeler şehrin merkezinden; Anadolu yakasında Ümraniye, Ataşehir ve Kurtköy, Avrupa yakasında ise Bahçeşehir gibi dış semtlere de yayılmakta ve buralarda da genellikle perakende ile konut birimlerini bir araya getirmektedir.
12 milyonun üzerinde bir nüfusa sahip olan ve gelir seviyesi giderek artan İstanbul; perakendeciler, inşaat şirketleri ve yatırımcılar için son derece büyük bir potansiyele sahiptir. İstanbul, Türkiye’nin toplam perakende alanının yüzde 40’ına ev sahipliği yaptığı gibi, Doğu ve Orta Avrupa’nın da Moskova’dan sonra en büyük perakende piyasası konumundadır. Şehirde; depodan satıştan, moda outlet’lerine; ana cadde mağazalarından, mahalle pazarlarına ve lüks alışveriş merkezlerine kadar her türlü perakende formatı yer almaktadır. Bununla birlikte alışveriş merkezlerinin, insanların sosyalleştikleri, alışveriş yaptıkları ve modern hayat tarzına yönelik etkinliklerde bulundukları mekanlar olduğu söylenebilir. AVM’ler, İstanbul halkı için, evleri ve iş yerlerinden sonra bir ‘üçüncü yaşam alanı’ haline gelmiştir.
Birçok Avrupa pazarı ile kıyaslandığında, İstanbul’un birinci kuşak formatlarından, modern karma projelere çok daha hızlı geçtiği görülmektedir. 2008 yılında tamamlanmış olan perakende alanının, yaklaşık yüzde 24’ü bu tür karma projelerin bir parçası olarak hayata geçirilmiştir. Bu format, İstanbullular’ın yoğun hayat tarzlarına uygunluk göstermesi ve sürdürülebilir yaşam sorununa kısmen de olsa bir çözüm getirmesi nedeniyle giderek yaygınlaşmaktadır.
Türkiye’nin en büyük karma projesi olan Zorlu Center projesi, karma projelerin yarattığı sinerjiyle desteklenen bir perakendecilik formatına verilecek en güzel örneklerden biridir. Söz konusu projede lüks bir otel, konut birimleri ve ofis alanlarının yanı sıra bir alışveriş merkezi ile bir kültür ve konferans salonu da sunulmaktadır. Alışveriş merkezi ile kültür ve konferans salonu 2010 yılında faaliyete geçecek, tüm projenin işler hale gelmesi ise 2011 yılında söz konusu olacaktır. Öte yandan şehrin merkezi iş bölgesinde hayata geçirilen Kanyon (2006) ve İstinye Park (2007) gibi diğer projeler de aynı formatın örnekleridir. Uluslararası alanda ödüle sahip ve ana kiracısı Harvey Nicholas olan Kanyon, Hakkasan gibi birçok ülkede yüksek profilli restorana da ev sahipliği yapmaktadır. İstinye Park ise lüks ürünlerle kitlesel pazar markalarını, mükemmel yemek mekanlarını ve geleneksel bir gıda ürünleri pazarını bir araya getirerek oldukça başarılı ve yenilikçi birer konsept olarak ön plana çıkmaktadır.
Bu aralar karma projeler şehrin merkezinden; Anadolu yakasında Ümraniye, Ataşehir ve Kurtköy, Avrupa yakasında ise Bahçeşehir gibi dış semtlere de yayılmakta ve buralarda da genellikle perakende ile konut birimlerini bir araya getirmektedir.
Anadolu yakasındaki başlıca projelerin başında Ümraniye’deki Meydan gelmektedir. 2007 yılının Eylül ayında faaliyete geçmiş olan bu proje, yeşil bir tasarım ile açık havada alışveriş imkanını bir arada sunmaktadır. Bu alışveriş merkezinin ana kiracıları ise Real ve Ikea’dır. Konut birimleri ve ofis kuleleri ile birlikte bir alışveriş merkezini de içeren diğer bir karma proje olan Buyaka, 2009 yılının sonunda hizmete girecek. Perakende ile yat limanı işlevleri arasında sinerji oluşturan Pendik Marina projesi ise yılın üçünçü çeyreğinde açılacaktır. Pendik’teki bu proje, bölgenin tanınmış mimarı Zaha Hadid tarafından gerçekleştirilen yenilenme projesinin sadece bir parçasıdır.
Yazarımızın bu yazısı Retail Türkiye Dergisi’nin Haziran 2009 - 5. sayısında yayınlanmıştır.
|