retailturkiye.com


Ana Sayfa | E-Dergi | Marka Rehberi | Yazarlarımız | Haberler | Basından | İş Arama | Hakkımızda | İletişim | Profiliniz Cumartesi, 19 Mayıs 2012 
Altan Vural
Altan Vural

Nurdan Tümbek Tekeoğlu
Nurdan Tümbek Tekeoğlu

Birant Esinoğlu
Birant Esinoğlu

Servet Topaloğlu
Servet Topaloğlu

Altan Vural


1'e1 Market
Genel Müdür

altan.vural@antalyamarket.com.tr


 Toplam 25 yazısı bulunuyor. Tüm yazıları görmek için tıklayın. Tümü için ... (25)
Yerel’e güven, gerisini merak etme sen! Yazdır E-posta
Yazarlar - Altan Vural
Pazartesi, 07 Mart 2011 14:37

Eğer AVM yöneticileri kiracı kaybetmek ve zarar etmek istemiyorlarsa mutlaka yerelle bir arada olmayı öğrenmeli ve cesaret göstermelidirler. Bu konuda AYD ile BMD, AMPD ve PERDER’in bir araya gelmesi mutlaka sağlanmalıdır.

Bugün ülkemizde perakende piyasasında ciddi değişimler yaşanıyor. Özellikle piyasanın yapısı incelendiğinde Avrupa’dan ve dünyadan farklı bir seyir gösterdiği çok açıktır. Avrupa ülkelerinde birkaç tane büyük gıda perakendecisi ülkenin neredeyse tamamına hakim durumdadır. Pazar payları da % 70’lerin üzerindedir. Ancak, ülkemize bakıldığında ulusal ve uluslar arası zincirler güçlü olmasına rağmen PERDER’in katkılarıyla güçlü bir yerel perakendecilik yapısı olduğu çok net olarak ortadadır. Perakendecilerin PERDER çatısı altında birleşmesi, kendilerini ulusal ve uluslar arası zincirler karşısında geliştirmeleri piyasanın dengeli olarak büyümesini sağlamıştır. Ümit ediyorum ki bu denge çok bozulmadan bu şekilde devam edecektir. Bundan da Türk halkı faydalanacaktır. Rekabette farklı firmaların olması hem sektörü geliştirecek hem de tekelci anlayışları kıracaktır.

Ancak bu durum mağaza yeri seçiminde ve konumlandırmada bugüne kadar homojen bir şekilde olmamıştır. Özellikle AVM’lerde uluslar arası firmaların ezici bir üstünlüğü vardır. Bunun kısa sürede giderilmesi hem AVM sahipleri hem de yereller açısından son derece önemlidir. Yerellerin AVM’ler içinde olmamasının ciddi bir problem olduğunu aynı zamanda da her iki taraf içinde bir fırsat olduğunu sizlerle paylaşmak istiyorum.

Son on yılda ki yatırımlarla 10 milyon metrekarelik kiralanabilir alana ulaşan AVM’ler; son üç yıl içinde 450 bin kişiye iş olanağı sunan organize perakende sektörünün önümüzdeki yıllarda da Türkiye ekonomisi içindeki öneminin giderek artacağına ve yerli, yabancı yatırımcılar için cazibe sektörü olma özelliğini devam ettireceğine hiç şüphe yoktur.

Antalya Sanayi ve Ticaret Odası’nın (ATSO) yaptığı bir araştırmaya göre; büyük alışveriş merkezlerinin içindeki perakendecilerin sadece % 16’sı ATSO’ya kayıtlıdır. Bu da gösteriyor ki AVM’ler içinde yerel neredeyse yok demektir. PERDER verilerine göre PERDER üyelerinin 45.000 kişiye iş imkanı sunduğunu, bünyesinde 252 şirket barındırdığını ve 2300 şubeli birbiriyle irtibat halinde olan yapısıyla, 2 milyon metrekareye ulaşan bir yapıda olduğunu sizlerle özellikle paylaşmak istiyorum. Bugün ülkenin en büyüklerinden Bim 3009 şube, Migros/Şok/Tansaş ise 1893 şube ile hizmet verirken yerelin ne kadar büyüdüğünün taktirini size bırakıyorum. Artık bu güç göz ardı edilmemesi gereken önemli bir güçtür.

Türkiye’nin dinamik ve artan bir nüfusa sahip oluşu ve satın alma gücünün her geçen gün artış göstermesi insanların daha kısa sürede ve birçok ürünü aynı anda bulmak istemeleri bununla birlikte tüketim eğilimlerinin değişmesi AVM ihtiyacını giderek artırmaktadır. Ancak her şeyin fazlasının zararı olduğu gibi bunada son derece dikkat edilmelidir. Bununla birlikte; AVM bir sosyal olgu olarak gün geçtikçe şehrin yapısında eğlence ve sosyal yaşamda önemli bir yer tutmaktadır.

Özellikle Anadolu’da AVM’ler insanlar için neredeyse bir yaşam biçimi, aileyle birlikte tüm gününü geçirmek için birer sosyal alanlar oldular. Ancak AVM’ler içinde yerellerin yeterince olmaması bölge insanının kendisinden bir şeyler bulamamasının artık bir sorun yarattığı da aşikardır.

Bu nedenle alışveriş merkezleri için yerellere güvenilmelidir. Bir AVM içinde yerellerin bir mağaza karmasıyla yer alması mutlaka sağlanmalıdır. Yerellerin bölgenin ruhunu çok iyi bilmesi, tüketici profilini iyi analiz etmesi sayesinde yapacağı uygulamalar hem AVM’ye hem de AVM’deki diğer mağazalara olumlu katkılar sağlayacaktır. Bu durum kesinlikle göz ardı edilmemelidir.

Eğer AVM yöneticileri kiracı kaybetmek ve zarar etmek istemiyorlarsa mutlaka yerelle bir arada olmayı öğrenmeli ve cesaret göstermelidirler. Müşteriye dayatma bir fikirle biz size bunu sunuyoruz demenin, mağaza karmasını belirlerken çokta yararı yoktur. Görecekler ki kazanan kendileri olacaklar. Bu konuda AYD ile BMD, AMPD ve PERDER’in bir araya gelmesi mutlaka sağlanmalıdır. Ayrıca yerli markaları geliştirip, ulusal hale getirmek de bir görevimiz olmalıdır diye de düşünüyorum. Türkiye’de yerel son derece güçlüdür, kendini yenilemekte ve daha da ileriye gitmektedir.

AVM’ler mağaza karmasını belirlerken hem süpermarkette hem fast-foodda hem de diğer konseptlerde şehri veya bölgeyi yansıtacak marka karmasını sağlamak zorundadır. Örneğin Antalya bölgesinde Şimşek köfte dururken, Adapazarı ıslama köfte satmanın mantığı her zaman tartışmalıdır. Yerel mutlaka aranıp bulunmalıdır, hatta yereller için daha iyi şartlar oluşturulmalıdır. AVM’ciler cesurca hareket etmeli, korkmamalıdır. Türkiye’de bu konuda ezber bozulmalıdır. AVM yatırımcıları yereli es geçmemeli, yerellerde uluslar arası ve ulusaldan hiç de farklı olmadığını ürün yapısı, personeli, farklı promosyonları, tüketici algısı ile göstermelidir. Bu birliktelikten iyi bir iş çıkar, sevgili dostlar.

Yazarımızın bu yazısı Retail Türkiye Dergisi’nin Şubat 2011 - 24. sayısında yayınlanmıştır.



.
 
.

.
Ücretsiz E-Bülten Üyeliği
Ana Sayfa | E-Dergi | Marka Rehberi | Yazarlarımız | Haberler | Basından | İş Arama | Hakkımızda | İletişim | Profiliniz © retailturkiye.com