|
Sebze meyve reyonlarında renk armonisi çok önemlidir. Aynı renkler kesinlikle bir arada sergilenmemelidir. Yeşilin arasında sarı, kırmızının arasında yeşil, havuç vs olmalıdır. Yani reyona baktığınızda renk armonisi hissedilmelidir.
Gıda perakendesinde en önemli yer teşkil eden ve bağımlı müşteri yaratan noktalardan biri de taze gıdalardır. Taze gıdalar arasında da sebze meyve reyonları hem perakendeci hem de müşteri için çok önemlidir. Mağazanın girişinde karşılaşılan rengârenk ve taptaze bir sebze meyve reyonu müşterilerinizin mağazanıza olan bakış açısını değiştirecektir. Daha önemlisi mağazanıza sürekli gelecek bir müşteri yapısı oluşturacaktır. Bununla birlikte sebze meyve reyonlarını yönetmek diğer reyonlara göre çok daha zordur. Çünkü bu ürünler yaşayan organizmalardır. Her türlü koşuldan etkilenip bozulabilirler. Hem imaj hem de para kaybıyla karşılaşabiliriz. Bu nedenle bu reyonların yönetilmesi ayrı bir iştir. Bu konuyla ilgili bazı düşüncelerimi sizlere yeniden hatırlatmak ve paylaşmak istiyorum. Sebze meyve reyonlarının renkleri ve dış görünümü insanın ruhuna huzur verip, iştahını açıyorsa diğer reyonların satışları da artar. Bu nedenle bu reyona başka bir gözle bakmamız gerekir. Öncelikle sebze meyve reyonlarımız mağazanın girişinde olmalıdır. Sebze meyve reyonuyla birlikte bazı noktalarda canlı çiçek satmak bu reyonlarla birlikte düşünülmesi gereken ürün gruplarından bir tanesidir. Sebze meyve reyonuna eğer tek noktada ve uzun bir stand görünümü var ise mutlaka meyve ile başlamalı daha sonra sebze ve salata grubuna geçilmelidir. Eğer gondol kullanılacak ise bozulma ihtimali az olan patates, soğan, karpuz, muz, elma, havuç gibi ürünler gondolda sergilenmelidir. Yapraklı ürünler su ile canlı tutulmalıdır ve mümkün ise nemlendirme sistemi mutlaka kurulmalıdır. Sebze meyve reyonlarında renk armonisi çok önemlidir. Aynı renkler kesinlikle bir arada sergilenmemelidir. Yeşilin arasında sarı, kırmızının arasında yeşil, havuç vs olmalıdır. Yani reyona baktığınızda renk armonisi hissedilmelidir. Sebze reyonuna salata grubu ile başlanmalı domates, salatalık, limon, sivri biber, havuç gibi devamı dolma biber, patlıcan fasulye gibi devamı mevsimlik ürünler bamya, bezelye, lahana, enginar bunun devamında paketli ürünler olmalıdır. Meyve grubu ananas, kivi gibi egzotik meyveler ile başlanmalıdır. Elma ile muz bir arada olmamalıdır. Şeftali, armut, kiraz, dut, çilek özellikle bahar meyveleri dökme teşhir edilmemelidir. Reyonlarımızı hazırladıktan sonra kısaca siparişimizi aşağıdaki hususları dikkate alarak oluşturabiliriz. Sipariş sebze meyve reyonunun en önemli yanıdır. Bu nedenle; - Elinizde ne olduğunu bilin, - Satışlarınızı önceden tahmin edin, - Siparişinizi satacağınız kadar verin, - Özel günlere dikkat edin, - Mevsimlerdeki düzensiz değişimler günlük yaşamı etkiler. Mevsimi dikkate alarak satışları ne olacağını tahmin edin. Siparişimizi oluşturduktan sonra bu reyonun en önemli sıkıntılarından bir tanesi de firelerinin çok fazla olmasıdır. Sebze meyve reyonu bebek gibidir. Sürekli ilgilenmek ve takip etmek gerekir. Sebze meyve taze ve kısa sürede satılacak bir ürün olduğundan fireleri önlemenin de neler olabileceğine hep birlikte bir göz atalım. Sebze meyvede fireler nasıl önlenir diye kendimize sorduğumuz da; - Uygun depolama, miktar, kalite ve uygun serinlikte saklama, - Ürünleri dayanıklı ve dayanıksız olarak dikkatlice satışını inceleme ve takip, - İlk giren ilk çıkar konusuna dikkat edilmesi, - Satışa göre sipariş, - Ürüne olan talebin gün içinde izlenmesi, - Yüksek istifleme reyonda yapılmamalı, - Fiyat artışları takip edilmeli, - Soğuk zincir bozulmamalı, - Tazeliğini ıslatarak saplanan ürünlerin ıslatma işleminin yapılmaması, - Mevsim geçişlerinde ürünün nerede bitirileceğinin iyi bilinmesi, - Ürünün nereden geldiğinin iyi bilinmesi, - Reyonların gün içinde ayıklanması. Tabii bu reyonla ilgili bazı düşüncelerimizi de sizlerle paylaşmak istiyorum. Ülkemizde sebze meyve alışverişleri genelde haftalık yapılır. Ancak biz gıda perakendecileri olarak sebze meyve ürünlerinin haftalık alınmaması gerektiğini mutlaka anlatmalıyız. Tüketicilerimize taze sebze meyvenin evlerinde bekletilmemesi gerektiğini, sebze meyvelerin bekletildikçe besin değerlerini kaybettiklerini mutlaka anlatmalıyız. Bu da bize sürekli müşteri sağlayacak hem de sebze alışverişleri başka mecralardan yapılmayacaktır. Yani kısaca tüketicinin sebze meyve satın alma alışkanlığını değiştirmeliyiz. Gece gündüz zor şartlarda ve doğa koşullarında, üretilen ürünlerin doğru depolanması kadar doğru tüketilmesi de önemlidir. Ürün atılmamalıdır. Ayrıca haftalık yapılan sebze/meyve alışverişlerinde örneğin 4-5 adet gelen portakalın yada limonun 1 yada 2’sinin atılması tüketicinin almış olduğu ürünün maliyetini sizce %20-30 oranında arttırmaz mı? İşte bunları bir şekilde tüketicilerimize anlatmamız gerekir. Ayrıca sebze meyvenin sağlık açısından önemli olduğunu mutlaka reyonlarımızda ve mağazalarımızda hatta insertlerimizde mutlaka vurgulamamız gerekir. Bugün narenciyenin hangi hastalıklara iyi geldiğini, soğan ve sarımsağın kansere iyi geldiğini, bakla ve lahananın karaciğere yararlı olduğunu söylememize gerek yok herhalde. Bunları tüketicilerimizle paylaşmalıyız. Dengeli beslenmenin sebze meyve ile olacağını mutlaka anlatmalıyız. Tarlada toprağın içinde çalışıp bir ürün için 1 yılını veren çiftçinin emeğine saygı duymak ve satın aldığımız ürünleri tüketiciye kısa sürede ulaştırmak için gereğini yaparak başarıya ulaşmak mümkündür. Bu vesile ile tüm perakende dostlarının yeni yılını kutlar başarılar dilerim.
Yazarımızın bu yazısı Retail Türkiye Dergisi’nin Aralık 2010 - 22. sayısında yayınlanmıştır.
|