|
Küçük olsun benim olsun mantığından ziyade büyük olsun bizim olsun her zaman daha önemlidir. Türkiye ekonomisinde “Bizim olsun” diyerek çok daha başarılı şekilde yoluna devam eden şirketlerin yüzlerce katı şirket ise “Benim olsun” deyip tarihe gömülmüştür.
Türkiye perakende piyasasında güçlü uluslar arası firmaların yanından yerel perakendecilerin de iyi bir büyüme trendinde olduğu bir gerçek. Bu büyümenin kalıcı ve daha başarılı olabilmesi için hem kurumsal anlamda, hem ekonomik anlamda güçlü olunması gerek. Bu yapıya destek verecek kurumlardan biri de “Birlikte olmak”.
Geçenlerde 5 yerel perakendecinin bir araya gelerek bir fon ile birleşme çabası haberi beni mutlu etti; bir kere “Birlikte olmak” önemli bir güç. Fakat eksik olduğumuz bir şey de birlikte olma kültürüne çok yakın olmamamız. Bunu aşabilirsek “Türk Yerel Perakendeciliği” bir ilke adım atacaktır.
Hazır bu yazımızda sermayeden ve güçlerin birleşmesinden söz ederken perakendeye ilgi duyan fonlardan bahsetmeden olmaz diyorum. Fonlar beraberce yatırım yapmak isteyen insanları bir araya getiren önemli bir araçtır. Yatırımcılar paralarını fonda toplayarak, para kazanabilecek işlere yatırırlar. Fon kuruluşları genelde spekülatif iş yapmazlar. Mevcut bir işi geliştirerek para kazanmak başlıca amaçlarıdır. Yani paranın iyi kullanımı ile değer kazanmak fonların olmazsa olmazlarıdır.
Fonlarla ilgili bilinmesi gereken en önemli husus tek amacın yatırılan para ile işi büyütüp para kazanmak olduğudur. Bu husus karşılıklı beklentiler açısından çok önemlidir. Fonlarla bir araya gelmek aslında bir evlilik gibidir. Ancak kesin olan bir şey vardır ki günün birinde biteceğidir. Tabi ki bitiminde hüsran yaşamamak için evlenirken sonunu iyi planlamak gerekir.
Fonlarla evli olanlar, işlerini büyütmek için doğru bir yapıya kavuşabilirler. Çünkü parasını yatıran yatırımcı, parasının nereye gittiğini en ince ayrıntısına kadar takip edecektir. Yüksek beklentileri olduğundan sahip olunan ile memnun olmayacağından emin olabilirsiniz. Partnerinizi mutlu etmek istiyorsanız çok daha fazla çalışacağınızdan emin olabilirsiniz. Tabii ki alıştığınız yönetim sisteminden de taviz vermeyi unutmamak gerekir. Banyodaki diş macununu ortadan sıktığında “Peki” demekten başka çareniz olmayacaktır. Şunu unutmayın fonla evlendiğinizde artık ‘’Cadaloz’’ bir hayat arkadaşınız var demektir. Fon yönetiminde ve şirketinizin yönetiminde birbirini anlayan yöneticiler olmalıdır ki evlilik düzgün yürüsün.
Bu cadaloz sizi kurumsal bir şirket yapacaktır. Her türlü raporlamanın gün gün yapıldığı, her şeyin takip edildiği bir sisteme hazırlıklı olmalısınız. Bu fon şirketlerinin daha öncede bu tarz yatırımları olacağından uluslar arası tecrübeleri size avantaj sağlayıp şirketinizi hantallıktan kurtaracaktır; bundan şüpheniz olmasın.
Fon şirketi çalışanları, paraların emanet edildiği kişiler olduğu için ortalamanın üzerinde tecrübe, strateji ve plansal bilgiye sahiptirler. Bugün işletmelerinizde hala yıllık bütçe yapmayan dostlarımızın olduğu bir gerçektir. Fonla ortaklık yaptığınızda bırakın bütçeyi, 5 yıllık iş planınız ve 5 yıllık öngörünüz elinizin altında vazgeçilmez bir başucu kitabı olarak duracaktır.
Genelde fon şirketleri işletmelerde 3-5 yıl kalırlar ve belirli bir büyüklükten sonra ayrılmak isterler. Başlangıç gibi bitiş de çok önemlidir. En başından, sonu da iyi tahmin etmek gerekir. Hisselerin kime gideceği ve ne olacağı devam eden hayat için önemlidir.
Kısaca özetlersek özel yatırım fonları, şirketin şeffaflaşmasını, büyümesini sağlar. Bu da içinde bulunduğumuz perakende sektörü açısında çok önemlidir. Günümüzde Türkiye’de yabancı fon şirketlerinin yılda 3-4 milyon dolarlık yatırımı özellikle sağlık sektöründe bir gerçektir. Bundan sonrasında bu fonlar Türkiye’de perakende sektörüne gireceklerdir.
Kısacası zor zanaat bu işler, her şeye karışan ‘Cadaloz’ bir hayat arkadaşımı? Yoksa ‘Tek başına’ mutluluk mu? Sizin kararınız.
Yazarımızın bu yazısı Retail Türkiye Dergisi’nin Ağustos 2011 - 30. sayısında yayınlanmıştır.
|